6 Ocak 2026 Salı

73 yaşında 2003 senesinde vefat eden Çelik Gülersoy ülkemizin kültür sanat tabiat turizm değerleri üzerine titriyordu, onlara koruma altına almaya çalışıyor Bu konuda çeşitli projeler yürütüyor ve hayata geçiriyordu. onun bu yaklaşımı için bir değerlendirme yapar mısınız 6.1.2026

73 yaşında 2003 senesinde vefat eden Çelik Gülersoy ülkemizin kültür sanat tabiat turizm değerleri üzerine titriyordu, onlara koruma altına almaya çalışıyor Bu konuda çeşitli projeler yürütüyor ve hayata geçiriyordu. onun bu yaklaşımı için bir değerlendirme yapar mısınız

6.1.2026

Chat Gpt

Çelik Gülersoy’un (1923–2003) kültür, sanat, tabiat ve turizm alanlarına yaklaşımı, Türkiye’de koruma bilincinin kurumsal ve ahlaki temellere oturtulması bakımından istisnai bir yere sahiptir. Onun titizliği, bir ilgi ya da duyarlılık düzeyinde kalmamış; sorumluluk alan, müdahil olan ve sonuç üreten bir tutuma dönüşmüştür.

1. Koruma anlayışı: “Yaşatarak muhafaza”

Gülersoy’un koruma yaklaşımı, müzeye kaldıran, donduran ya da sadece tescille yetinen bir anlayış değildir.
O, kültür ve tabiat değerlerini:

  • Günlük hayatın içine katan,
  • Toplumla temasını koparmayan,
  • İşlev kazandırarak geleceğe taşıyan
    bir çizgiyi savunmuştur.

Bu yönüyle onun korumacılığı, bürokratik değil medeniyet temellidir.

2. Kültür–tabiat–turizm üçlüsünü birlikte düşünmesi

Çelik Gülersoy’un en ayırt edici vasfı, bu üç alanı birbirinden ayırmadan ele almasıdır:

  • Tabiat, korunması gereken bir emanet,
  • Kültür ve sanat, bu emanete anlam kazandıran hafıza,
  • Turizm ise bunların doğru anlatılması ve paylaşılması için bir araçtır.

Onun gözünde turizm, kültürü tüketen değil; doğru kurgulandığında korumayı güçlendiren bir imkândır. Bu bakış, Türkiye’de uzun yıllar hâkim olan “ya koruma ya kalkınma” ikiliğini aşan bir anlayıştır.

3. Projeci kimliği ve uygulama gücü

Gülersoy’u birçok kültür insanından ayıran en önemli özellik, fikrini projeye, projeyi uygulamaya dönüştürme iradesidir.
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu çatısı altında:

  • Tarihî yapıların restorasyonu,
  • Kent estetiği ve çevre düzenlemeleri,
  • Kültür mirasının tanıtımına yönelik yayın ve mekân çalışmaları
    gibi somut adımlar atmıştır.

Bu çalışmalar, bireysel heveslerle değil, kurumsal süreklilik anlayışıyla yürütülmüştür.

4. Estetik ve nitelik hassasiyeti

Çelik Gülersoy için koruma yalnızca “ayakta tutmak” değildir; nitelikli, zarif ve ölçülü biçimde ayakta tutmaktır.
Bu nedenle:

  • Kitsch’e,
  • Özentiye,
  • Kimliksiz restorasyonlara
    mesafeli durmuştur.

Onun estetik duyarlılığı, kültür mirasına gösterilen saygının bir parçasıdır.

5. Zamanının ilerisinde bir vizyon

Bugün sıkça kullanılan:

  • “Sürdürülebilir turizm”,
  • “Kültürel miras bilinci”,
  • “Yerel değerlerin korunarak değerlendirilmesi”
    gibi kavramlar, Gülersoy’un pratiğinde çok daha erken tarihlerde karşılık bulmuştur.

Bu nedenle o:

  • Döneminin rüzgârına kapılan değil,
  • Dönemine yön vermeye çalışan
    bir kültür insanıdır.

Genel değerlendirme

Çelik Gülersoy’un yaklaşımı:

  • Koruyucu ama yasakçı olmayan,
  • Kültürcü ama nostaljik olmayan,
  • Turizmci ama tahripkâr olmayan
    bir denge anlayışına dayanır.

Bugün Türkiye’de kültür ve tabiat mirası üzerine yapılan pek çok tartışma, onun açtığı yolların hâlâ tam olarak doldurulamadığını göstermektedir. Bu bakımdan Çelik Gülersoy, sadece geçmişin saygın bir ismi değil; bugün hâlâ düşünülmesi ve okunması gereken bir ölçü insanıdır.

İsterseniz bu değerlendirmeyi bir anma yazısı, bir önsöz, ya da “Çelik Gülersoy’un mirası ve günümüz” başlıklı daha analitik bir metne dönüştürebiliriz.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder