17 Eylül 2020 Perşembe

Siz siz olun yerken dikkatli olun! Hepimiz sağlıklı sanıyoruz ama büyük risk taşıyor, meğer...

 

Siz siz olun yerken dikkatli olun! Hepimiz sağlıklı sanıyoruz ama büyük risk taşıyor, meğer...

 

1.       İstiridye:  Örneğin az piş ya da çiğ tüketildiğinde ciddi rahatsızlıklara neden olabiliyor.

2.       Sosis: Yapılan araştırmalara göre, sosis çocuklarda boğulma tehlikesi yaratıyor. 10 yaş altı çocuklarda görülen beslenmeye bağlı boğulmaların yüzde 20'si sosisler yüzünden meydana geliyor.

3.       Mantar: Kendi bahçenizden olsa dahi doğada bulduğunuz mantarları tüketirken dikkat etmelisiniz.

4.       Yer fıstığı: Besin alerjilerine bağlı ölümlerin başında yer fıstığa alerjisi geliyor.

5.       Yumurta: Yumurtaları çiğ tüketmemeli, iyi pişmesini ve buz dolabında saklanmasını sağlamalısınız.

6.    Kahve:   Fazla tüketilen kahve dişlerde sararma, uykusuzluk ve vücudun su kaybetmesi gibi sorunlara yol açabilir.

7.      Ton balığı:  Konserve halinde satılan ton balıklarının özellikle beyaz renkli türü fazla tüketildiğinde içeriğindeki cıva nedeniyle hamile ve çocukları kötü etkiliyor.

8.     Marul, lahana, ıspanak:   Koli basili gibi bakteriler iyice temizlenmeden tüketilen marul, lahana, ıspanak gibi bol yapraklı yeşil sebzelerden bulaşıyor.

9.     Çiğ acı badem:   Özellikle çiğ acı badem, siyanür dolu bir yiyecek. Bu zehrin etkinliğinin ortadan kalkması için acı bademin belli derecelere kadar ısıtılması gerekiyor. Evdeki fırınlarınızda bu işlemi yapamayabilirsiniz.

10.   Kiraz: Kiraz yediğiniz zaman çekirdeklerini ağzınızda çok uzun süre tutmamaya çalışın çünkü kiraz çekirdeği hidrojen siyanür adı verilen zehirli bir bileşik içeriyor.

11.   Şeftali, kayısı, elma: Ancak ne yazık ki şeftali, kayısı, elma gibi meyvelerin çekirdekleri, siyanür üreten amigdalin isimli bir bileşik içeriyor.

12.  Çikolata:  Zira 10 kilodan fazla çikolata yemek, zehirlenme ve ölümle sonuçlanabiliyor.

13.   Meksika fasulyesi: Türkiye'de Meksika fasulyesi olarak da bilinen kırmızı barbunya cinsini asla çiğ tüketmemek gerekiyor. Çünkü çiğ barbunya fitohemagglutnin adı verilen bir toksik madde içeriyor.

14.   Domates: Sağlık deposu domatesin zehirli olabileceği kimsenin aklına gelmez. Ancak biyolojik olarak meyve sınıfında olan domatesin yeşil yapraklarında ve saplarında solanin adı verilen bir tür toksin bulunuyor.

15.   Muskat ceviz: Bütün bir muskat cevizini yemek ise bir tür psikoza neden olabiliyor.

16.   Sosis: Özellikle üç yaş altı çocuklarda boğulma kaynaklı ölümlerin bir numaralı sebebi sosismiş.

17.   Çiğ filizler: Sağlıklı beslenme amacıyla bol bol tüketilen çiğ filizler, özellikle de alfalfa filizleri, bakterilerin üremesi için çok uygun bir ortam sunuyor. Geçtiğimiz 20 yılda, bu tür filizlerin tüketilmesinden kaynaklı 30 farklı hastalık salgını tespit edilmiş.

 ------------------------------

İSTİRİDYE

İstiridye en lüks yiyecekler arasında yer alıyor. İstiridyeler, okyanus tabanına yapışıp sudaki planktonları süzerek beslenirler. Eğer filtreledikleri su kirliyse, İstiridyenin kendisi de kirlenmiş olur. Yakalanıp servis edilme sürecinde de doğru adımların izlenmesine dikkat etmek gerekiyor. Örneğin az piş ya da çiğ tüketildiğinde ciddi rahatsızlıklara neden olabiliyor. İstiridye tüketmek istiyorsanız hijyenine güvendiğiniz bir restorana gitmelisiniz.

 

SOSİS

Yapılan araştırmalara göre, sosis çocuklarda boğulma tehlikesi yaratıyor. 10 yaş altı çocuklarda görülen beslenmeye bağlı boğulmaların yüzde 20'si sosisler yüzünden meydana geliyor.

 

MANTAR

Kendi bahçenizden olsa dahi doğada bulduğunuz mantarları tüketirken dikkat etmelisiniz. Mantarların bazı türleri zehirlenmeye ve ölüme neden oluyor.

 

YER FISTIĞI

Besin alerjilerine bağlı ölümlerin başında yer fıstığa alerjisi geliyor. 1997 ve 2002 yılları arasında yer fıstığı alerjisi olan çocukların sayısı 2 kat arttı.

YUMURTA

Yumurta, pek çok insanın temel besin maddelerinden biri. Salmonella salgınlarının büyük bir kısmı yumurta tüketimiyle alakalı. Yumurtanın içinde üreyebilen bu bakteri doğru tüketilmeyen yumurtalar aracılığıyla insanlara bulaşabiliyor. Yumurtaları çiğ tüketmemeli, iyi pişmesini ve buz dolabında saklanmasını sağlamalısınız.

 

KAHVE

Kahvenin sağlığa olan faydalarını hepimiz biliyoruz. Ancak doğru tüketilmediği zaman kahve de zararlı olabilir. Fazla tüketilen kahve dişlerde sararma, uykusuzluk ve vücudun su kaybetmesi gibi sorunlara yol açabilir.

 

TON BALIĞI

En fazla tüketilen balık türleri arasındaki ton balığı doğru tüketilmediği takdirde zehir saçıyor. Konserve halinde satılan ton balıklarının özellikle beyaz renkli türü fazla tüketildiğinde içeriğindeki cıva nedeniyle hamile ve çocukları kötü etkiliyor.

 

YEŞİL SEBZELER

Yeşil sebzeler her insanın tüketmesi gereken sağlıklı besinler. Ancak tüketmeden önce iyice temizlenmesine özen göstermek gerekiyor. Koli basili gibi bakteriler iyice temizlenmeden tüketilen marul, lahana, ıspanak gibi bol yapraklı yeşil sebzelerden bulaşıyor.

Bazı besinlerin bilinçsiz tüketimi birçok hastalığa hatta ölüme sebep oluyor. Bu besinler doğru hazırlanmadığı veya fazla miktarda tüketildiğinde ani ölümlere sebep olabiliyor. Doğru miktarda ve doğru pişirme teknikleriyle hazırlandıklarında sağlıklı olabilen bu besinlerin yanlış tüketimi sonucu vücuda verdiği zararlar şaşırtıyor. İşte doğru şekilde veya miktarda yenmediği zaman zararlı besinler...

"Dünyanın en kötü kokan meyvesi" diye bilinen durian bu öldürücü yiyeceklerden biri. Nitekim durianın en fazla tüketildiği ülkelerden biri olan Endonezya'da böyle bir olay yaşandı.

Yüksek tansiyon hastası olduğu bildirilen bir şahıs, 500 gramdan fazla durian tükettikten sonra kan basıncındaki yükselmenin damarlarında yırtılmaya neden olmasıyla hayatını kaybetti. Çok fazla durian tüketimi nedeniyle ölen kişilerin birçok örneği bulunuyor.

Dünyanın en acı biberi olarak bilinen Ejderha Nefesi de öldürücü yiyeceklerden. Bugüne kadar hiç kimse bu biberi yemeyi denemiş değil ancak uzmanlar Ejderha Nefesi'nin içindeki kapsaisin miktarının yiyen kişinin hava yolunu tıkayıp anafilaktik şoka girmesine neden olabileceğini belirtiyor.

Acı biberleri ölçmek için kullanılan Scoville ölçeğinde 2,48 milyon puanı olan Ejderha Nefesi, en acı biberlerden olan jalapeno'dan 300 kat daha acı.

Ravent ya da ışkın diye bilinen meyvenin sapları tek başına ya da birçok meyveli tatlının içinde zevkle tüketiliyor. Ancak bu bitkinin yaprakları güçlü bir zehir taşıyor.

Işkın yapraklarını yemek, yiyen kişilerde solunum güçlüğü, nöbet, böbrek yetmezliği ve bazı vakalarda ölümle sonuçlanabiliyor. O nedenle sadece sapları tüketilmeli.

Japonya'da fugu diye bilinen zehirli balon balığı, doğru şekilde hazırlanmazsa yiyenleri zehirleyip öldürme riskine sahip. Ancak özel lisanslı şeflerin hazırlayabildiği fugu'nun farklı türlerinde zehir keseleri farklı yerlerde bulunuyor.

Bu nedenle profesyoneller için bile fugu'yu temizleyip yemeye hazır hale getirmek oldukça zor. Riskli kısımlar tüketildiğinde vücutta uyuşma ve titreme, nefes almada zorluk, konuşamama ve boğulmaya bağlı ölümler görülüyor.

Bilim insanlarının dünyanın en besleyici yiyeceği ilan ettiği badem, aynı zamanda çok da tehlikeli bir zehir kaynağı. Özellikle çiğ acı badem, siyanür dolu bir yiyecek. Bu zehrin etkinliğinin ortadan kalkması için acı bademin belli derecelere kadar ısıtılması gerekiyor. Evdeki fırınlarınızda bu işlemi yapamayabilirsiniz.

Acı bademi çiğ yediğinizde aldığınız siyanür miktarı da sizi çok fazla endişelendirmesin. CDC'ye göre bademden zehirlenmek için çok fazla miktarda yemeniz gerekiyor.

Kiraz yediğiniz zaman çekirdeklerini ağzınızda çok uzun süre tutmamaya çalışın çünkü kiraz çekirdeği hidrojen siyanür adı verilen zehirli bir bileşik içeriyor.

Ancak bu sizi çok da fazla endişelendirmesin. Çünkü kirazdan zehirlenmek için gerçekten çok fazla kiraz yemeniz gerek. 75 kilogram civarında bir yetişkinin günlük 703 miligrama kadar hidrojen siyanür tüketmesinde bir sakınca görülmüyor. Bu da yüzlerce kiraz çekirdeği anlamına geliyor.

Peki kayısıyı yedikten sonra çekirdeğini kırıp içinden çıkan badem benzeri yemişi yemeyi kim sevmez? Ancak ne yazık ki şeftali, kayısı, elma gibi meyvelerin çekirdekleri, siyanür üreten amigdalin isimli bir bileşik içeriyor.

Bu çekirdekleri çok fazla tüketirseniz, baş dönmesi ve kusma, yüksek tansiyon, böbrek yetmezliği, koma ve hatta ölüm gibi korkunç sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

Bir oturuşta ne kadar çikolata yiyebilirsiniz? Ne kadar yerseniz yiyin, 10 kilogramı aşmamaya çalışın. Zira 10 kilodan fazla çikolata yemek, zehirlenme ve ölümle sonuçlanabiliyor.

Zehirlenme demişken, kediler ve köpekler için de çikolatanın küçük miktarları bile çok zararlı. Bu nedenle minik dostlarınızı çikolatadan uzak tutun.

Bu besinler unutkanlığa birebir! Bunu yiyenin hafızası çelik gibi oluyor, meğer...

Türkiye'de Meksika fasulyesi olarak da bilinen kırmızı barbunya cinsini asla çiğ tüketmemek gerekiyor. Çünkü çiğ barbunya fitohemagglutnin adı verilen bir toksik madde içeriyor.

Bu madde kusmaya ve baş ağrılarına neden oluyor. Ancak fasulyeler doğru pişirildiğinde bu madde ortadan kayboluyor.

Sağlık deposu domatesin zehirli olabileceği kimsenin aklına gelmez. Ancak biyolojik olarak meyve sınıfında olan domatesin yeşil yapraklarında ve saplarında solanin adı verilen bir tür toksin bulunuyor.

Bu toksin mide bulantısına, karın ağrılarına ve kaygıya neden oluyor.

Aynı zehirli madde çimlenmeye başlamış, yeşermiş patateslerde de oluşuyor. O nedenle patatesin filizlenip yeşermişinden uzak durmak gerek.

Henüz olgunlaşmadığı için yeşil olan patateslerin benzer etkilere yol açıp açmadığı ise uzun süredir devam eden tartışmaların konusu.

Bütün bir muskat cevizini yemek ise bir tür psikoza neden olabiliyor.

Sannakji, ahtapottan yapılan bir tür suşi. Özelliği ise hayvanın pişirilmeden tüketilmesi. Bu da her ne kadar ölmüş olsa da ahtapotun sinirlerinin hala aktif olduğu, kollarının hala kıpırdadığı ve daha da önemlisi dokunaçlarının halen vakum yapabilmesi anlamına geliyor.

Dünyada her yıl altı kişi sannakji yerken boğazlarına yapışan ahtapot vakumları nedeniyle boğulup hayatını kaybediyor.

Bir diğer tehlikeli deniz ürünü de kabuklular. Bu canlılar yeterince pişirilmediğinde ya da çiğ tüketildiğinde özellikle tehlike arz ediyor çünkü denizdeki mikropları ve zararlı bakterileri bünyelerine çekip hapsetme gücüne sahipler.

Bu besinler unutkanlığa birebir! Bunu yiyenin hafızası çelik gibi oluyor, meğer...

Özellikle çiğ istiridyeler çok tehlikeli. Buna bir de kabuklu deniz ürünlerinin en yaygın alerjen olduğunu da eklerseniz çok daha dikkatli olma gereği ortaya çıkıyor.

Zehirli yiyecekler denince akla ilk gelenlerden biri de elbette mantar. Dünya üzerinde yüzlerce mantar türü var ve bunların bazılarının tüketilmesi tamamen güvenli ve sağlıklıyken bazıları da yiyeni kısa süre içinde zehirleyip öldürebilme gücüne sahip.

Hatta ülkemizde köygöçüren diye bilinen bir mantar türü, Türkiye'de ve dünyada meydana gelen mantar zehirlenmesi kaynaklı ölümlerin yüzde 90-95'inden sorumlu.

Ackee, Jamaika'da çok yaygın bir meyve. Hatta Jamaikalıların milli yiyeceği denebilir. Ancak bu meyve yeteri kadar olgunlaşmadan tüketildiğinde çok tehlikeli olabiliyor.

Olgunlaştığında kızaran ackee, olgunlaşmadan önceki sarı halinde hipoglisin A adı verilen bir toksin içeriyor. Bu madde kusmaya, hipoglisemiye hatta ölüme neden olabiliyor. Meyvenin siyah çekirdekleri ise her şekilde çok zehirli.

Çok fazla sosis yemek içindeki malzemeler nedeniyle sağlıksız olabilir ama sosisin çok büyük sayıda insan için ölüm sebebi olduğunu öğrenmek de sizi şaşırtacaktır. Özellikle üç yaş altı çocuklarda boğulma kaynaklı ölümlerin bir numaralı sebebi sosismiş.

Bu verinin kaynağı Johns Hopkins Tıp Fakültesi, yani sosis yerken uzun uzun çiğnemekte fayda var.

Sağlıklı beslenme amacıyla bol bol tüketilen çiğ filizler, özellikle de alfalfa filizleri, bakterilerin üremesi için çok uygun bir ortam sunuyor. Geçtiğimiz 20 yılda, bu tür filizlerin tüketilmesinden kaynaklı 30 farklı hastalık salgını tespit edilmiş.

17.9.2020. https://www.takvim.com.tr/galeri/saglik/siz-siz-olun-yerken-dikkatli-olun-hepimiz-saglikli-saniyoruz-ama-buyuk-risk-tasiyor-meger

1 yorum: