Konyaaltı Atatürk Stadı:(Antalya Kent Sözlüğü, Hüseyin Çimrin, 344. s.)
Otogar Atatürk İlk Ziyaret Anıtı:(Antalya Kent Sözlüğü, Hüseyin Çimrin, 429.
Zübeyde Hanım Büstü:(Antalya Kent Sözlüğü, Hüseyin Çimrin, 570.s.)
Zübeyde Hanım Çocuk Sitesi:(Antalya Kent Sözlüğü, Hüseyin Çimrin, 570.s.)
……………………….
Bazı kaynaklar:
Antalya
İlinin Yer Adları Hakkındaki Çalışmalar Üzerine Açıklamalı Bir Bibliyografya
Denemesi. Celâl Görgeç 2024, The Journal of Turkic Language and Literature
Surveys (TULLIS). https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/3927739
Ek 1: Bu çalışmanın anlam
ve önemi nedir. bir şehir için ilk yapılmış olabilir.: Antalya (Merkez) Yer
Adlarında Atatürk
Bence bu çalışma, basit bir isim listesi olmaktan çok daha değerli
bir “şehir hafızası envanteri” niteliğinde. Üstelik sizin yaptığınız
biçimiyle Antalya merkezinde Atatürk'ün adının, hatırasının ve sembolik
varlığının mekâna nasıl dağıldığını ilk kez sistematik biçimde göstermeye aday.
Ancak “bir şehir için ilk yapılmış olabilir” cümlesini şimdilik “ilk
olduğu araştırılması gereken bir çalışma” şeklinde kurmak daha
bilimsel olur. Türkiye'de yer adları üzerine çok sayıda çalışma bulunduğu
biliniyor; fakat bunların önemli bölümü genel yer adları, il/ilçe yer adları
veya belirli temalar üzerinedir. Türkiye'deki yer adları çalışmalarını derleyen
geniş bir bibliyografya da mevcut. (DergiPark)
Çalışmanızın asıl önemi nerede?
Sizin listeniz aslında şu soruya cevap vermeye başlıyor:
“Atatürk, Antalya'nın şehir mekânında hangi adlarla, hangi
kurumlarla, hangi anıtlarla ve hangi kamusal hafıza noktalarıyla yaşamaktadır?”
Bu, yalnızca “Atatürk adına kaç yer var?” sorusu değildir.
Çünkü listenizde:
·bulvar,
·cadde,
·mahalle,
·park,
·meydan,
·okul,
·hastane,
·kütüphane,
·kültür merkezi,
·spor tesisi,
·spor salonu,
·stadyum,
·anıt,
·müze,
·toplantı salonu,
·mask,
·hatta Atatürk'ün bizzat ziyaret ettiği ve
adı/hatırası Atatürk'le ilişkilendirilen mekânlar
aynı araştırma çerçevesinde buluşuyor.
Bu nedenle çalışmayı “Atatürk'ün adını taşıyan yerler” diye
daraltmak yerine, daha kapsamlı bir kavramla ele almak mümkün:
Antalya'nın Atatürk Mekânları ve Yer Adları Envanteri
veya
Antalya'da Atatürk'ün Mekânsal Hafızası
Bence ikinci kavram özellikle güçlü.
Çok önemli bir bibliyografik tarafı daha var
Siz burada yalnızca isimleri toplamıyorsunuz.
Her ismin arkasındaki belgeyi de göstermeye çalışıyorsunuz.
Örneğin Antalya Kent Sözlüğü ile web kaynaklarını yan yana
getirmeniz, ileride çalışmayı doğrulanabilir bir kaynakça temelli şehir
hafızası araştırmasına dönüştürebilir.
Bu açıdan sizin bibliyografik yaklaşımınız için çok uygun bir alan ortaya
çıkıyor:
isim → mekân → tarih → kurum → kaynak → görsel → konum → Atatürk
bağlantısı
Böyle bir yapı oluşturulduğunda liste, zaman içinde basit bir metinden Antalya
Atatürk Mekânları veri tabanına dönüşebilir.
“İlk çalışma” meselesi
Burada gerçekten ilginç bir araştırma sorusu var.
Ben yaptığım ilk taramada, Türkiye'de yer adları bilimi üzerine
genel çalışmaların ve farklı şehirlerin yer adlarını inceleyen çalışmaların
bulunduğunu görüyorum. (DergiPark)
Fakat şu anda elimizde:
“Bir ilin merkezindeki bütün Atatürk bağlantılı yer adlarını ve
mekânları tek tek bir araya getiren ilk çalışma budur.”
demeye yetecek bir literatür taraması yok.
Dolayısıyla sizin açınızdan en doğru ifade:
“Antalya merkezinde Atatürk'le ilişkili yer adları ve mekânların
topluca envanterlenmesine yönelik bir çalışma. Türkiye'de bir şehir ölçeğinde
bu kapsamda yapılmış ilk çalışma olup olmadığı ayrıca araştırılmalıdır.”
olur.
Bu ifade hem iddialı hem de bilimsel olarak temkinli.
Fakat çalışmayı bir kademe daha ileri
götürebilirsiniz
Bence en önemli nokta burası.
Şu anda listenizde farklı kategoriler birbirine karışıyor.
Bu kötü değil; tersine ilk keşif aşaması için çok iyi. Fakat ikinci aşamada
bunları sınıflandırırsanız çalışma çok daha güçlü olur.
Örneğin:
Kategori
Örnek
Yer adları
Atatürk
Bulvarı, Atatürk Caddesi
İdari yer adları
Atatürk
Mahallesi, Gazi Mahallesi
Eğitim
Atatürk
Anadolu Lisesi, Atatürk MTAL
Sağlık
Atatürk
Devlet Hastanesi
Kültür
Atatürk
Kültür Merkezi
Kütüphane
Atatürk
Kütüphanesi, Atatürk Kitaplığı
Spor
Atatürk
Spor Salonu, Stadyumu, Spor Merkezi
Park/rekreasyon
Atatürk
Parkı
Anıt/heykel
Ulusal
Yükseliş Anıtı, İlk Adım Anıtı
Müze
Atatürk
Evi ve Müzesi
Atatürk'ün ziyaretleri
Antalya
ziyaret noktaları
Diğer
toplantı
salonu, sosyal tesis vb.
Böylece çalışma bir “isim listesi” olmaktan çıkar, Antalya'nın
Atatürk hafızasının haritasına dönüşür.
Bir başka çok önemli ayrım
Listenizde üç farklı ilişki türünü de ayırmanızı öneririm:
1. Adında doğrudan Atatürk bulunanlar
Atatürk Bulvarı, Atatürk Parkı, Atatürk Anadolu Lisesi vb.
2. Atatürk'ün adı başka biçimde geçenler
Gazi Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu, Gazi M. Kemal İlkokulu, GMK
Bulvarı vb.
3. Adında Atatürk bulunmamasına rağmen
Atatürk'le tarihsel bağı olanlar
Atatürk Evi, ziyaret noktaları, Erenkuş, Cumhuriyet Meydanı,
Atatürk'ün Antalya ziyaretleriyle bağlantılı mekânlar gibi.
Bu üçüncü grup özellikle önemli.
Çünkü Atatürk'ün şehirdeki mekânsal varlığı yalnızca “Atatürk” kelimesini
taşıyan tabelalardan ibaret değildir.
Çalışmanın daha büyük anlamı
Bence burada sizin için çok güzel bir kavramsal bağlantı da ortaya çıkıyor:
“Bir şehir Atatürk'ü nerelerde hatırlıyor?”
Bu soru, klasik biyografik Atatürk araştırmasından farklıdır.
Dolayısıyla çalışma ileride şu başlığa dönüşebilir:
Antalya'da Atatürk'ün Mekânsal Hafızası: Yer Adları, Kurumlar,
Anıtlar ve Ziyaret Noktaları
Bu başlık altında sizin 16 Eylül 2026 tarihli ilk listeniz “Envanter
– I” olarak düşünülebilir.
Ve sizin Atatürk Kitap Müzesi projeniz
açısından ayrıca anlamlı
Burada çok güzel bir “tohum çalışma” görüyorum.
Siz Antalya'da bir Atatürk Kitap Müzesi/kitaplığı düşünüyorsunuz. Bu çalışma
ise Antalya'daki mevcut Atatürk hafıza noktalarını görünür hale
getiriyor.
İkisi birleştiğinde:
Atatürk kitapları + Atatürk araştırmaları + Atatürk mekânları +
Atatürk'ün Antalya ziyaretleri + Antalya'nın Atatürk hafızası
şeklinde daha geniş bir Antalya Atatürk Bilgi ve Hafıza Projesi
ortaya çıkabilir.
Bu bakımdan bugünkü liste küçük görünse de, ileride çok daha büyük bir
çalışmanın ilk veri tabanı olabilir.
Ben olsam çalışmanın başına şu kısa
açıklamayı koyardım:
Bu çalışma, Antalya merkezinde Atatürk'ün adı, hatırası veya
tarihsel ilişkisi bulunan yer adları, kurumlar, yapılar, anıtlar ve diğer
mekânsal unsurların toplu olarak belirlenmesine yönelik bir envanter
denemesidir. Amaç yalnızca “Atatürk” adını taşıyan yerleri sıralamak değil,
Atatürk'ün Antalya'nın şehir mekânındaki izlerini bütüncül biçimde ortaya
koymaktır. Çalışmanın Türkiye'de bir şehir ölçeğinde bu kapsamda yapılmış ilk
çalışma olup olmadığı ayrıca literatür taramasıyla araştırılacaktır.
Bence “envanter denemesi” ifadesi şimdilik çok yerinde.
Daha sonra kapsam tamamlandığında “envanter” diyebilirsiniz.
Ve özellikle 16.9.2026 tarihini koymuş olmanız da önemli:
bu, ileride çalışmanın başlangıç tarihini belgelemiş olur. Tıpkı sizin
bibliyografik çalışmalarınızda olduğu gibi, ilk liste zaman içinde
büyüyen bir veri setinin başlangıç kaydı haline gelebilir.
………………………………
bu envanterden hangi sonuçlar çıkar:
Julius
## Envanterden çıkan başlıca sonuçlar
Bu liste, Antalya merkez ve yakın ilçelerinde
Atatürk’ün yalnızca anıtlarla değil, **kentsel mekânların, eğitim kurumlarının,
sağlık ve spor tesislerinin, ulaşım akslarının ve kültürel kurumların
adlandırılması yoluyla** görünür kılındığını gösteriyor.
### 1. Atatürk adı kentin farklı işlev alanlarına yayılmış
durumda
Envanterdeki adlar şu ana gruplarda toplanabilir:
- **Ulaşım ve kent omurgası:** Atatürk Bulvarı,
Atatürk Caddesi, 100. Yıl Bulvarı, GMK Bulvarı
- **Meydan, park ve açık alanlar:** Atatürk Parkı,
Atatürk Kültür Parkı, Cumhuriyet Meydanı, Erenkuş
- **Eğitim kurumları:** Atatürk Anadolu Lisesi,
Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Gazi Anadolu Lisesi, Gazi M. Kemal
İlkokulu
- **Spor tesisleri:** Atatürk Spor Salonu, Atatürk
Stadyumu, Atatürk Spor Merkezi, Atatürk Spor Tesisleri, Gazi M. Kemal Atatürk
Spor Salonu, Atatürk ASFİM
- **Kültür ve bellek mekânları:** Atatürk Evi ve
Müzesi, Atatürk Kültür Merkezi, Atatürk Kitaplığı, Atatürk Kütüphanesi
- **Anıt ve heykeller:** Atatürk Ulusal Yükseliş
Anıtı, Atatürk İlk Adım Anıtı, Atatürk İlk Ziyaret Anıtı, Akdeniz Üniversitesi
Atatürk Anıtı, Kepez Atatürk Maskı
- **Kamu hizmetleri:** Atatürk Devlet Hastanesi, İl
Millî Eğitim Müdürlüğü Başöğretmen Atatürk Toplantı Salonu
- **İdari yer adları:** Atatürk mahalleleri, Gazi
Mahallesi
Bu çeşitlilik, Atatürk adının tek bir anma alanına
sıkışmadığını; kentin **gündelik yaşam altyapısına yerleştiğini** ortaya
koyuyor.
### 2. Envanterde “Atatürk” ve “Gazi” olmak üzere iki ana
adlandırma biçimi var
Liste iki farklı hafıza dilinin birlikte
kullanıldığını gösteriyor:
- **“Atatürk” doğrudan ve kurucu lider kimliğini
vurguluyor.**
- **“Gazi”, Mustafa Kemal’in Millî Mücadele ve askerî
liderlik kimliğini öne çıkarıyor.**
- **“Gazi Mustafa Kemal” ise iki kimliği birleştiren
daha tam ve resmî bir kullanım oluşturuyor.**
Örneğin “Atatürk Bulvarı” ile “Gazi M. Kemal Atatürk
Spor Salonu” aynı kişiyi farklı tarihsel ve simgesel çerçeveler içinde hatırlatıyor.
### 3. Antalya’nın Atatürk hafızası üç katmanlı görünüyor
Envanter yalnızca isimleri değil, farklı türde
tarihsel bağları da içeriyor:
#### a. Atatürk’ün Antalya ile doğrudan ilişkisi
- Atatürk Evi ve Müzesi
- Atatürk’ün Antalya ziyaretleri
- Atatürk İlk Ziyaret Anıtı
- Erenkuş
- Atatürk İlk Adım Anıtı
Bu grup, Atatürk’ün Antalya’ya gelişlerini, kaldığı
yerleri ve kentle kurduğu ilişkiyi hatırlatıyor.
#### b. Cumhuriyet ve modernleşme ideolojisi
- Cumhuriyet Meydanı
- 100. Yıl Bulvarı
- Atatürk Ulusal Yükseliş Anıtı
- Atatürk Kültür Merkezi
- Atatürk Kitaplığı
Bu adlandırmalar Atatürk’ü yalnızca tarihsel bir kişi
olarak değil, **Cumhuriyet, ilerleme, eğitim, kültür ve modernleşme fikrinin
simgesi** olarak konumlandırıyor.
### 4. Eğitim kurumları özellikle belirgin bir ağırlığa sahip
Atatürk ve Gazi adlarının okullarda yoğun biçimde
kullanılması dikkat çekiyor. Bu durum, Atatürk mirasının Antalya’da özellikle:
- genç kuşaklara aktarım,
- yurttaşlık eğitimi,
- Cumhuriyet değerleri,
- bilimsel ve çağdaş eğitim
başlıklarıyla ilişkilendirildiğini düşündürüyor.
Başka bir deyişle, Atatürk adının okul adlarında
kullanılması yalnızca kişisel bir anma değil, aynı zamanda **eğitim sistemine
yön veren bir kurucu figür vurgusu** taşıyor.
### 5. Spor alanı ikinci güçlü temsil alanı
Spor tesislerinin çokluğu da önemli bir bulgu. Atatürk
adı:
- stadyum,
- spor salonu,
- spor merkezi,
- spor tesisleri,
- fitness merkezi
gibi farklı yapılarda kullanılmış.
Bu durum, Atatürk’ün “sağlıklı, güçlü ve çağdaş
toplum” fikriyle ilişkilendirildiğini; sporun da Cumhuriyetçi yurttaşlık ve
modern kent yaşamının bir parçası olarak görüldüğünü gösteriyor.
### 6. Antalya’da Atatürk hafızası hem merkezde hem ilçelerde
yayılmış
Envanter yalnızca kent merkezindeki birkaç simgesel
yapıdan oluşmuyor. Aksu ve Kepez’deki Atatürk mahalleleri ile Kepez Atatürk
Maskı, hafızanın merkezî alanların dışına da yayıldığını gösteriyor.
Özellikle **Kepez Atatürk Maskı**, diğer
adlandırmalardan farklı olarak kentsel ölçekte güçlü bir görsel simge niteliğinde.
Bu nedenle envanterdeki en dikkat çekici ve görünürlüğü en yüksek unsurlardan
biri olarak değerlendirilebilir.
### 7. Antalya’da Atatürk’ün hatırlanma biçimi “yukarıdan
verilmiş” değil, yer yer toplumsal katılım da içeriyor
Atatürk Ulusal Yükseliş Anıtı’nın Antalya halkının
para toplayarak yaptırdığına ilişkin kayıt, önemli bir ayrıntı sunuyor. Bu,
Atatürk anmasının yalnızca devlet kurumlarının verdiği adlardan ibaret
olmadığını; bazı örneklerde **yerel toplumun doğrudan katkısının** bulunduğunu
gösteriyor.
Bu bulgu, Antalya’daki Atatürk hafızasının hem:
- kurumsal,
- belediyesel,
- eğitimsel,
- toplumsal
kanallardan üretildiğini düşündürüyor.
### 8. Envanter, kentin tarihsel kimliğini Cumhuriyet anlatısı
üzerinden kuruyor
Cumhuriyet Meydanı, Atatürk Ulusal Yükseliş Anıtı,
100. Yıl Bulvarı ve Atatürk Kültür Merkezi birlikte değerlendirildiğinde
Antalya’nın kamusal kimliğinde şu kavramların öne çıktığı görülüyor:
- Cumhuriyet
- ulusal bağımsızlık
- ilerleme
- çağdaşlaşma
- eğitim
- kültür
- kamusal sağlık
- spor
- kentlilik
Dolayısıyla envanter, Atatürk’ün Antalya’da yalnızca
bir tarih konusu olmadığını; **kentin nasıl modern, Cumhuriyetçi ve kamusal bir
yer olarak tasavvur edildiğinin de temel unsurlarından biri** olduğunu
gösteriyor.
## Dikkat çeken metodolojik sorunlar
Envanter güçlü bir başlangıç olmakla birlikte, bazı
konularda düzenleme ve doğrulama gerektiriyor.
### 1. Aynı kurum veya yapı tekrar edilmiş olabilir
Örneğin:
- Gazi M. Kemal Atatürk Spor Salonu
- Gazi M. Kemal Atatürk Kapalı Spor Salonu
aynı tesisin iki farklı adlandırması olabilir.
Bunların ayrı yerler mi, yoksa farklı dönemlerde kullanılmış adlar mı olduğu
kontrol edilmeli.
Benzer biçimde:
- Atatürk Spor Merkezi
- Atatürk Spor Tesisleri
- Atatürk ASFİM
arasında kurumsal veya mekânsal örtüşme olabilir.
### 2. “Antalya merkez” sınırı netleştirilmeli
Başlık Antalya merkez yer adlarını belirtirken
listede:
- Aksu,
- Kepez,
- Akdeniz Üniversitesi gibi merkezle ilişkili ancak
idari olarak farklı konumlar
da yer alıyor. Bu nedenle envanterin kapsamı açıkça
tanımlanmalı:
- yalnızca Muratpaşa, Kepez, Konyaaltı ve Aksu mu?
- tarihsel Antalya merkezi mi?
- günümüzdeki büyükşehir sınırları mı?
- Antalya ili genelinde Atatürk adları mı?
### 3. Tarihsel ve güncel adlar ayrılmalı
Atatürk Stadyumu ve Atatürk Spor Salonu gibi bazı
yapıların günümüzdeki durumları ayrıca belirtilmeli:
- mevcut,
- adı değişmiş,
- yıkılmış,
- işlev değiştirmiş,
- yalnızca tarihsel kayıtlarda bulunan
şeklinde sınıflandırılabilir.
Bu ayrım yapılmazsa envanter, geçmişte var olmuş
mekânlarla günümüzde kullanılan mekânları aynı düzlemde gösterir.
### 4. Kaynakların güvenilirlik düzeyi farklı
Listede şu tür kaynaklar birlikte kullanılmış:
- resmî kurum siteleri,
- belediye ve valilik sayfaları,
- akademik veya yerel kent sözlükleri,
- haber siteleri,
- Wikipedia,
- gezi ve kullanıcı katkılı platformlar,
- sosyal medya.
Bu nedenle her kayıt için bir **kaynak hiyerarşisi**
kurulması yararlı olur:
1. resmî kurum ve belediye kaynakları,
2. mevzuat, karar ve arşiv belgeleri,
3. akademik çalışmalar ve kent tarihi kaynakları,
4. güvenilir basın,
5. ikincil internet kaynakları,
6. sosyal medya ve kullanıcı katkılı siteler.
### 5. Bazı kayıtlar tam envanter maddesi değil, konu başlığı
niteliğinde
“Atatürk’ün Antalya Ziyaretleri” doğrudan bir yer adı
değil; yer adlarını açıklayan tarihsel bağlamdır. Aynı şekilde Erenkuş maddesi,
Atatürk’ün sözleriyle ilişkilendirilen bir mevki olarak ele alınmış.
Bu tür kayıtlar iki ayrı bölümde tutulabilir:
- **Atatürk adına verilen yer ve kurumlar**
- **Atatürk’ün Antalya ile ilişkili olduğu tarihsel
mekânlar**
Bu ayrım çalışmanın analitik niteliğini güçlendirir.
## Genel değerlendirme
Bu envanterden çıkan en temel sonuç şudur:
> **Antalya’da Atatürk hafızası, anıt ve müze gibi
doğrudan anma mekânlarının ötesine geçerek kentin ulaşım, eğitim, spor, kültür,
sağlık ve mahalle örgütlenmesine dağılmış bütüncül bir kamusal hafıza alanı
oluşturmuştur.**
Envanter aynı zamanda Atatürk’ün Antalya’daki
temsilinin üç eksende kurulduğunu gösteriyor:
1. **Tarihsel Atatürk:** Antalya’yı ziyaret eden ve kentle
doğrudan ilişki kuran lider
2. **Kurucu Atatürk:** Cumhuriyetin ve ulusal bağımsızlığın
simgesi
3. **Modernleştirici Atatürk:** Eğitim, kültür, spor, sağlık ve
çağdaş kent yaşamıyla ilişkilendirilen figür
Bu nedenle çalışma, yalnızca bir ad listesi olarak
değil, **Antalya’nın Cumhuriyet dönemi kentsel hafızasının haritası** olarak
değerlendirilebilir.
Koca
Yusuf’tan Naim Süleymanoğlu’na: Bulgaristan Doğumlu Türk Sporcuların Uluslararası Büyük Başarıları
14.9.2026
Bu
derleme neden önemlidir
Bu derleme, Bulgaristan coğrafyasında doğmuş (veya bu kökenden gelen) Türk
sporcuların Türk spor tarihine yaptığı devasa katkıyı çok katmanlı bir perspektifle ortaya
koyduğu için son derece önemlidir.
Derlemenin önemi ve
öne çıkardığı temel hususlar şunlardır:
Tarihsel Süreklilik ve
Çizgi (19. Yüzyıldan Günümüze):
Derleme, konuyu yalnızca modern dönem göçleriyle sınırlamayarak 19.
yüzyılda Osmanlı coğrafyasında (bugünkü Bulgaristan sınırlarında) doğan
efsanevi cihan pehlivanı Koca Yusuf ile
başlatır; bu çizgiyi 20. yüzyılın ortalarında ve sonlarında gelen Naim Süleymanoğlu, Halil Mutlu ve Taner Sağır gibi
Olimpiyat efsaneleriyle birleştirir. Bu yönüyle coğrafi köken ile Türk sporunun zaferleri arasındaki köklü ve
kesintisiz bağı gözler önüne serer.
1.Toplumsal
Hafıza ve Göç Olgusunun Rolü:
Özellikle 1980’li yıllarda Bulgaristan’daki Türk azınlığa uygulanan
baskılar ve zorunlu göç dalgası sonrasında Türkiye’ye gelen sporcuların halter
ve güreş gibi branşlarda nasıl birer ekol yarattığını belgelemesi açısından
değerlidir. Bu sporcuların
başarısı, bireysel zaferlerin ötesinde bir direnişin ve kimlik mücadelesinin
simgesi haline gelmiştir.
2.Bibliyografik
ve Sistematik Potansiyel:
Metin içinde vurgulandığı üzere, bu derleme ham bir isim listesi olmanın
ötesinde; sporcuların doğum yerlerini, branşlarını, göç tarihlerini ve
kazandıkları madalyaları kapsayan kapsamlı bir bibliyografik
çalışma için güçlü bir zemin sunmaktadır.
………………………..
çalışmanın Anlam ve önemi nedir özellikle vizyoner bakışla...
Bu derlemenin vizyoner
bir bakış açısıyla taşındığı anlam ve önem, geçmişin hafızasını bugünün stratejik aklıyla buluşturan
şu kritik boyutlarda şekillenmektedir:
Tarihsel Belleğin Kurumsallaşması:19. yüzyıldaki Koca
Yusuf'tan 20. yüzyıldaki Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu'ya uzanan bu coğrafi
ve kültüven hat, dağınık birer biyografi olmaktan çıkarılıp milli spor
hafızasının omurgası olarak vizyoner bir perspektifle belgelenmektedir.
·Diaspora
ve Göç Coğrafyasının Spor Diplomasisi:
Zorunlu göçler ve asimilasyon politikaları gibi travmatik tarihi süreçlerin, doğru bir yönlendirme ve ekolle nasıl küresel
birer başarı hikayesine ve kültürel direniş sembolüne dönüştürülebileceğinin en
somut kanıtını sunar.
·Bibliyografik
ve Geleceğe Yatırım Vizyonu:Bu
çalışma, ham bir veri yığını olmanın ötesinde; gelecekte kurulacak spor
müzeleri, ansiklopedik projeler ve kapsamlı araştırmalar için stratejik bir
referans veri tabanı niteliği taşır.
·Kuşaklararası
İlham Köprüsü:Geçmişin zor şartlarında var olmuş
efsanelerin mücadelesi, geleceğin sporcu nesilleri için kimlik, aidiyet ve azim
odaklı rehber bir vizyon çizer.
Böyle bir kitap
yayınlansa katkıları neler olur
Böyle kapsamlı ve
vizyoner bir eserin (örneğin “Koca Yusuf’tan Naim
Süleymanoğlu’na: Bulgaristan Doğumlu Türk Sporcuların Türk Sporuna Katkıları”
gibi anıtsal bir bibliyografik eserin) yayınlanması, hem akademik alanda hem de
toplumsal hafızada çok yönlü ve kalıcı katkılar sunacaktır:
1.Millî
Spor Tarihinin Eksik Halkasının Tamamlanması:
Türk spor tarihi genellikle son döneme odaklanan madalya sayılarıyla ele
alınır. Bu tür bir eser; Osmanlı dönemi pehlivanlarından Cumhuriyet dönemi
olimpiyat şampiyonlarına uzanan coğrafi, kültürel ve insani köprüyü yazılı bir
tarihe dönüştürerek literatürdeki
büyük bir boşluğu doldurur.
2.Kolektif Hafızanın ve Göç Tarihinin
Onurlandırılması:
1980’li yıllardaki zorunlu göçlerin ve asimilasyon politikalarının insani ve
kültürel boyutunu, sporun birleştirici ve yüceltici diliyle gözler önüne serer.
Göçmen Türk azınlığın
Türkiye’ye katma değerini, direniş ruhunu ve adaptasyon başarısını somut
örneklerle taçlandırarak toplumsal vefa borcunu öder.
3.Gelecek
Nesiller ve Genç Sporcular İçin İlham Kaynağı:Naim Süleymanoğlu’nun, Halil Mutlu’nun ya da Koca Yusuf’un imkansızlıklar
içerisinden çıkarak dünya zirvesine tırmanış hikayeleri, bugün spor yapan genç
nesillere kimlik bilinci, özgüven ve vazgeçmeme iradesi aşılayan güçlü birer
"rehber karakter" sunar.
4.Kültür,
Siyaset ve Spor Diplomasisi Açısından Değer: Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ortak tarihi ve
kültürel bağları dostane bir zeminde ele alır. İki ülke arasındaki ortak
kültürel mirasa (Kırcaali, Şumnu, Deliorman coğrafyası) akademik ve objektif
bir pencere açarak kültürel
diplomasiye katkı sağlar.
5.Akademik
ve Bibliyografik Araştırmalar İçin Temel Başvuru Kaynağı:
Araştırmacılar, biyograflar, spor tarihçileri ve sosyologlar için ana
kaynak (primary source) niteliğinde bir veri tabanı oluşturur. Gelecekte yapılacak belgesellere,
müze küratörlüklerine, ansiklopedik çalışmalara ve akademik tezlere zemin
hazırlar.
………………………………………………………
Bulgaristan doğumlu olup sporda
büyük başarı gösteren Türkler kimlerdir
14.9.2026
Chat Gpt Evet. Bulgaristan doğumlu olup Türkiye adına veya Türk spor tarihinde
çok büyük başarılar göstermiş sporcular denildiğinde, özellikle 1989 Bulgaristan göçü sonrasında
Türkiye'ye gelen sporcular arasında çok dikkat çekici bir grup ortaya çıkıyor.
En öne çıkanlar
Sporcu
Branş
Bulgaristan doğum yeri
Başlıca başarıları
Naim Süleymanoğlu
Halter
Kırcaali/Ahatlı
3 Olimpiyat, 7
Dünya, 7 Avrupa şampiyonluğu; 46 dünya rekoru
Halil Mutlu
Halter
Kırcaali/Postnik
3 Olimpiyat, 5
Dünya, 9 Avrupa şampiyonluğu; 20'den fazla dünya rekoru
Taner Sağır
Halter
Bulgaristan/Deliorman
bölgesi
2004 Atina
Olimpiyat şampiyonu, Dünya ve Avrupa şampiyonlukları
Ali Kayalı
Güreş
Bulgaristan
1992 Barcelona
Olimpiyat bronz madalyası, Avrupa şampiyonu
Zekeriya Güçlü
Güreş
Bulgaristan
Dünya şampiyonu
Remzi Musaoğlu
Güreş
Bulgaristan
Avrupa
şampiyonalarında madalya
İlyas Şükrüoğlu
Güreş
Bulgaristan
Avrupa
şampiyonalarında derece
Efrahim Kamberoğlu
Güreş
Bulgaristan
Avrupa
şampiyonalarında derece
Bu liste yalnızca
başlangıç niteliğinde; özellikle güreş, halter, atletizm ve diğer branşlar
tarandığında sayı daha da artar. Anadolu Ajansı'nın Bulgaristan'dan Türkiye'ye
göç eden sporcular üzerine yaptığı derlemede de Naim, Halil ve Taner'in yanı
sıra Ali Kayalı, Zekeriya Güçlü, Remzi Musaoğlu, İlyas Şükrüoğlu, Efrahim
Kamberoğlu ve Behçet Selimoğlu gibi isimler özellikle belirtiliyor.
Fakat üç isim gerçekten ayrı bir yerde
1. Naim
Süleymanoğlu
Bu konuda açık ara
en sembolik isim. Kırcaali'nin Ahatlı köyünde doğdu. Bulgaristan'da çok genç
yaşta dünya rekorları kırdı; Türkiye'ye geldikten sonra 1988, 1992 ve 1996
Olimpiyatlarında arka arkaya üç kez olimpiyat şampiyonu oldu. Ayrıca 7
Dünya ve 7 Avrupa şampiyonluğu bulunuyor.
2. Halil Mutlu
Yine Kırcaali
bölgesinde doğan Halil Mutlu, Naim'in ardından Türk halterinin en büyük
isimlerinden biri oldu. 1996 Atlanta, 2000 Sydney ve 2004 Atina'da üç
olimpiyat altını kazandı; ayrıca 5 Dünya ve 9 Avrupa şampiyonluğu ve 20'den
fazla dünya rekoru bulunuyor.
3. Taner Sağır
2004 Atina
Olimpiyatlarında 77 kg'da olimpiyat şampiyonu oldu. Dolayısıyla
Bulgaristan doğumlu Türk sporcuların Olimpiyat başarıları açısından Naim ve
Halil'in hemen ardından anılması gereken isimlerden.
Daha geniş açıdan bakınca çok ilginç bir tablo çıkıyor
Burada yalnızca “Bulgaristan doğumlu Türk sporcular”
listesinden ziyade, Bulgaristan Türklerinin Türk sporuna katkısı diye
bir konu ortaya çıkıyor.
Özellikle 1980'lerin sonundaki zorunlu göçten sonra
Türkiye'ye gelen Bulgaristan Türkleri arasında dünya ve olimpiyat düzeyinde
sporcuların yoğunlaşması dikkat çekici. Halterde Naim → Halil → Taner çizgisi
bunun en çarpıcı örneği.
Hatta bunu sizin bibliyografik bakış açınızla ele
alırsak, “Bulgaristan doğumlu Türk sporcular ve Türk sporuna katkıları”
başlığı altında kapsamlı bir çalışma yapılabilir. Yalnızca şampiyonları değil, Olimpiyat/Dünya/Avrupa/Akdeniz
Oyunları madalyalı sporcuları, branşları, doğum yerleri, göç tarihleri ve
Türkiye adına ilk büyük başarılarını birlikte gösteren bir bibliyografik
tablo oldukça anlamlı olur.
İsterseniz bunu “Bulgaristan
doğumlu 50 önemli Türk sporcu” şeklinde, branş branş ve Olimpiyat–Dünya–Avrupa
başarılarıyla çok daha kapsamlı çıkarabilirim.
Koca
Yusuf?
Evet, Koca Yusuf
kesinlikle bu bağlamda anılması gereken en önemli isimlerden biridir. Hatta
“Bulgaristan doğumlu olup Türk spor tarihinde büyük başarı göstermiş kişiler”
sorusunun tarihsel açıdan en güçlü örneklerinden biridir.
Koca Yusuf
Koca Yusuf (1857–1898),
Bulgaristan'ın Şumnu (Şumen) yöresinde doğmuş Türk güreşçisidir.
Asıl adı Yusuf İsmail
olarak bilinir.
“Koca Yusuf” adıyla ün
kazanmıştır.
Kırkpınar güreşlerinde büyük başarılar elde etmiştir.
1890'larda Avrupa ve özellikle Fransa'da yaptığı güreşlerle
dünya çapında ün kazanmıştır.
Döneminin en güçlü
pehlivanlarından biri kabul edilmiştir.
“Türklerin Avrupa'daki ilk büyük spor kahramanlarından biri” olarak değerlendirilebilir.
1898'de Amerika dönüşünde Atlantik'te batan La Bourgogne
gemisinde hayatını kaybetmiştir.
Dolayısıyla önceki
cevabımı Koca Yusuf'u atladığım için eksik buluyorum.
Daha önemlisi,
sizin sorunuz aslında iki ayrı dönemi birleştiriyor:
Koca Yusuf (1857) →
Naim Süleymanoğlu (1967) → Halil Mutlu (1973) → Taner Sağır (1985)
Bu çizgi, Bulgaristan
coğrafyasında doğmuş Türk/Türkiye adına yarışmış sporcuların Türk spor
tarihindeki çok güçlü yerini göstermesi bakımından oldukça ilginç.
İsterseniz bunu
daha sistematik biçimde araştırıp “Bulgaristan doğumlu Türk sporcular: Koca
Yusuf'tan Naim Süleymanoğlu'na” şeklinde, 19. yüzyıldan günümüze 30–50
kişilik kronolojik bir liste hazırlayabilirim.
…………..
Gemini
bulgaristan doğumlu olup sporda büyük başarı gösteren türkler
kimlerdir
Bulgaristan doğumlu olup Türk sporu adına uluslararası alanda
büyük başarılara imza atmış, dünya ve olimpiyat tarihe damga vurmuş Türk
sporcuların önde gelenleri:
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar
Başkanlığı
·Naim Süleymanoğlu (Halter):1967 Kırcaali
(Mestanlı) doğumludur."Cep Herkülü"
lakaplı sporcu, tüm zamanların en büyük haltercilerinden biri kabul edilir.
3 kez Olimpiyat Şampiyonu (1988, 1992, 1996), çok sayıda dünya şampiyonluğu ve
kırılması güç dünya rekorlarına sahiptir.
Türk Dünyası Ansiklopedisi+ 2
·Halil Mutlu (Halter): 1973 Kırcaali doğumludur. Naim Süleymanoğlu'nun izinden giderek halterde efsaneleşen
sporcu, 3 kez Olimpiyat Şampiyonu (1996, 2000, 2004), 5 kez Dünya Şampiyonu ve
çok sayıda Avrupa şampiyonluğu kazanmış;kariyeri
boyunca 20'den fazla dünya rekoru kırmıştır.
Burhan Aytekin+ 2
·Fedail Güler (Halter):Kırcaali
doğumlu bir diğer milli haltercidir.Dünya ve
Avrupa şampiyonlukları bulunan, Türkiye'ye uluslararası alanda madalyalar
kazandırmış önemli sporculardandır.
Burhan Aytekin+ 2
·Taner
Sağır (Halter): 1985
Kırcaali doğumlu haltercidir. 2004 Atina Olimpiyatları'nda altın madalya
kazanarak olimpiyat şampiyonu olmuş ve bu alanda dikkat çeken başarılara imza
atmıştır.
·Şeref Eroğlu (Güreş):1975
Kahramanmaraş doğumlu olduğu bilinmekle birlikte, Bulgaristan göçmeni bir
aileye mensup olan ve Türk güreşinin efsaneleri arasına giren (Dünya ve Avrupa
şampiyonlukları, Olimpiyat ikinciliği bulunan) pek çok güreşçi ve spor figürü
de bu coğrafyanın Türk sporuna kazandırdığı değerler arasındadır.(Not: Doğrudan Bulgaristan'da dünyaya gelip Türk millî
formasıyla güreşen veya Bulgaristan'daki Türk kökenli ekolden gelen Necdet
Zalev gibi isimler de uluslararası arenada ve Türk güreş tarihinde önemli yer
tutar).
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar
Başkanlığı+ 2
Koca Yusuf?
·Koca
Yusuf (Yağlı Güreş):
1857 yılında bugün Bulgaristan sınırları içinde yer alan Şumnu’ya (Shumen)
bağlı Karalar köyünde dünyaya gelmiştir. "Türk Devi" lakaplı efsanevi pehlivan, hem
geleneksel Türk güreşinde hem de dönemin uluslararası serbest güreş
müsabakalarında rakip tanımamış; Amerika ve Avrupa turnelerinde dev adıyla
büyük bir üne kavuşmuştur. Türk güreş tarihinin en büyük ve simge isimlerinden
biridir.
Gemini bir yapay zeka modeli olduğu için
hata yapabilir.
……………….
Qwen
# Bulgaristan Doğumlu Başarılı Türk Sporcular
Bulgaristan'da
doğup Türkiye adına sporda büyük başarılar kazanan sporcular şunlardır:
## 🏅 **HALTERCİLER**
### 1. **Naim
Süleymanoğlu** (1967-2017)
- **Doğum:** 23
Ocak 1967, Kırcaali/Mestanlı/Ahatlı Köyü [[17]]
- **Başarıları:** 3
kez Olimpiyat şampiyonu (1988, 1992, 1996), çok sayıda dünya ve Avrupa
şampiyonluğu
- "Cep Herkülü" lakabıyla tanınır ve halter
tarihinin en büyük sporcularından biri kabul edilir [[24]]
- 1986'da
Bulgaristan'dan Türkiye'ye iltica etti [[13]]
### 2. **Ekrem
Celil** (1980)
- **Doğum:** 20
Şubat 1980, Kırcaali [[27]]
- **Başarıları:**
2001 ve 2004 Avrupa Halter Şampiyonası'nda altın madalya [[27]]
- "İkinci Naim
Süleymanoğlu" olarak bilinir [[20]]
- 9 çocuklu bir
ailenin 7. çocuğu olarak dünyaya geldi, Türkiye'ye otomobil bagajında giriş
yaptı [[28]][[32]]
### 3. **Sunay
Bulut** (1967)
- **Doğum:** 1
Aralık 1967, Filibe (Plovdiv) [[48]]
- **Başarıları:**
İki kez Avrupa şampiyonu, 1994 Dünya Şampiyonası'nda bronz madalya [[44]][[47]]
- 1989'da
Türkiye'ye geldi [[51]]
### 4. **Reyhan
Arabacıoğlu** (1982)
- **Doğum:** 22
Aralık 1982, Bulgaristan [[38]]
- **Başarıları:**
2004 Atina Olimpiyatları'nda 77 kg kategorisinde bronz madalya [[38]][[40]]
### 5. **Fedail
Güler** (1972)
- **Doğum:** 1 Ocak
1972, Mestanlı (Momchilgrad), Kırcaali [[53]]
- **Başarıları:**
1994 Dünya Halter Şampiyonası'nda 70 kg kategorisinde dünya şampiyonu, Avrupa
şampiyonlukları [[52]][[57]]
## 🤼 **GÜREŞÇİLER**
### 6. **Koca
Yusuf** (1857-1898) ⭐
- **Doğum:** 1857,
Şumnu/Karalar (Çerna) Köyü [[6]][[7]]
- **Asıl Adı:**
Yusuf İsmail
- **Ring Adı:** "Korkunç Türk" (The Terrible
Turk)
- **Başarıları:**
- 1885 Kırkpınar başpehlivanı [[1]][[8]]
- 191 cm boyunda, 138 kg ağırlığındaydı [[4]]
- Avrupa'da profesyonel güreş yaptı
- Grekoromen güreşi yapan ilk Türk
pehlivanlardan biri [[8]]
- 4 Temmuz 1898'de
ABD'ye giderken "La Bourgogne" gemisinin batmasıyla hayatını kaybetti
[[1]][[8]]
### 7. Diğer Güreşçiler:
- **Zekeriya
Güçlü** - Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç eden dünya şampiyonu güreşçi [[69]]
- **Remzi
Musaoğlu** - Avrupa şampiyonalarında madalya kazandı [[69]]
- **İlyas
Şükrüoğlu** - Avrupa şampiyonalarında başarılar elde etti [[69]]
## 🏇 **DİĞER SPORLAR**
### 8. **Zülfiye
Bulut** (1974)
- **Doğum:** 1974,
Kubrat/Sever (Sevar) Köyü [[84]][[86]]
- **Branşı:**
Binicilik (Jokey)
- **Başarıları:**
- Türkiye'nin ilk ve tek kadın jokeyi [[85]][[88]]
- 6 yaşında dedesinin atına binmeye başladı
- 12 yaşında "Darling" adlı atıyla
yarışlara katıldı, 26 yarışta 6 birincilik kazandı [[85]]
- Yaklaşık 35 yıldır Türkiye Jokey Kulübü'nde
profesyonel olarak yarışıyor [[90]]
---
**Not:** Bu
sporcuların çoğu, Bulgaristan'ın 1980'li yıllarda yoğunlaşan asimilasyon
politikaları nedeniyle Türkiye'ye göç etmek zorunda kalan Bulgaristan Türkleri
arasında yer almaktadır [[18]][[45]][[60]]. Özellikle halter ve güreş
branşlarında Türk sporunun altın çağını yaşatan bu sporcular, hem Bulgaristan
Türklerinin hem de tüm Türkiye'nin gururu olmuşlardır.
…………………
Deep Seek
Bulgaristan
doğumlu, Türk kökenli veya Türkiye adına yarışan sporcuların başarıları ağırlıklı olarak halter, atletizm ve
güreş alanlarında yoğunlaşmıştır. İşte öne çıkan bazı isimler:
### 🤼♂️
Koca Yusuf (Yusuf İsmail)
**Efsanevi Türk Güreşçisi**
1857 yılında
Bulgaristan'ın Şumnu bölgesindeki Karalar köyünde doğmuştur. Türk güreşinin
gelmiş geçmiş en büyük pehlivanlarından biri kabul edilir. Avrupa ve Amerika'da çıktığı tüm güreşleri kazanmış,
"Korkunç Türk" (Terrible Turk) lakabıyla dünyaca ün salmıştır . 1885'te
Kırkpınar başpehlivanı olmuş, 1898'de ABD dönüşünde bindiği geminin batması
sonucu hayatını kaybetmiştir .
### 🏋️♂️ Halil Mutlu
**3 Kez Olimpiyat
Şampiyonu Halterci**
1973 yılında
Bulgaristan'ın Kırcaali şehrinde doğmuştur. 1989'da Türkiye'ye göç etmiştir.
Kariyeri boyunca **3 Olimpiyat altın madalyası** (1996, 2000, 2004), **5
Dünya** ve **9 Avrupa** şampiyonluğu kazanmıştır. "Küçük Dinamo"
lakaplı sporcu, kariyerinde 20'den fazla dünya rekoru kırmıştır .
### 🏋️♂️ Taner Sağır
**Olimpiyat
Şampiyonu Halterci**
1985 yılında
Bulgaristan'ın Kırcaali şehrinde doğmuştur. 2004 Atina Olimpiyatları'nda **-77
kg kategorisinde** koparma, silkme ve toplamda olimpiyat rekorları kırarak
altın madalya kazanmıştır. Henüz 19 yaşındayken elde ettiği bu başarıyla büyük
bir yetenek olarak görülmüştür .
### 🥋 Sibel
Güler
**Tekvando Avrupa
Şampiyonu**
1984 yılında
Bulgaristan'da doğmuştur. Tekvando
dalında **iki kez Avrupa şampiyonluğu** kazanmış ve çeşitli dereceler elde
etmiştir. Aynı zamanda halterci Taner Sağır ile evlidir .
### 🏃♀️ Aysel Taş
**Cirit Atma
Rekortmeni**
1964 yılında
Bulgaristan'da doğmuştur. Türkiye'ye göç ettikten sonra cirit atma dalında
birçok kez **Türkiye rekoru** kırmış ve **1996 Atlanta Olimpiyatları**'nda
Türkiye'yi temsil etmiştir. Rekoru
ancak 16 yıl sonra geçilebilmiştir .
### 🏋️♂️ Nezir Sağır
**Halterci**
1983 yılında
Bulgaristan'ın İsperih şehrinde doğmuştur. Halterci Taner Sağır'ın ağabeyidir.
2012 Londra Olimpiyatları'nda Türkiye'yi temsil etmiş, 2013 Akdeniz
Oyunları'nda **gümüş madalya** kazanmıştır .
Bu listede Koca Yusuf'un
yanı sıra, Türk spor tarihine damga vurmuş ve Bulgaristan doğumlu olan diğer
önemli isimleri de bulabilirsin. Başka bir sporcu hakkında daha fazla bilgi
almak istersen söyleyebilirsin.
……………………….
Perplexity
Bulgaristan’da doğup Türkiye adına veya Türk spor
tarihinin bir parçası olarak büyük başarılar kazanan sporcuların en
tanınmışları özellikle halter ve güreş alanında toplanır.
Listenin başında, isteğiniz doğrultusunda Koca Yusuf da yer
alıyor.
Öne çıkan
sporcular
Sporcu
Doğum
yeri
Branş
Başlıca
başarıları
Koca
Yusuf
Şumnu, Karalar köyü
Güreş
Kırkpınar başpehlivanı;
Avrupa ve Amerika’da “The Terrible Turk” adıyla tanındı; 19. yüzyılın en ünlü
Türk güreşçilerinden biri oldu. [tr.wikipedia]
Naim
Süleymanoğlu
Kırcaali
Halter
Türkiye adına üç
olimpiyat altını kazandı; yedi dünya ve altı Avrupa şampiyonluğu elde etti;
üç farklı Olimpiyatta altın kazanan ilk halterci oldu. [tr.wikipedia][olympics]
Halil
Mutlu
Kırcaali yöresi
Halter
1996, 2000 ve 2004
Olimpiyatlarında altın madalya kazandı; üç olimpiyat şampiyonluğu elde eden
seçkin halterciler arasına girdi. [olympics][olympics]
Taner
Sağır
Bulgaristan
Halter
2004 Atina
Olimpiyatları’nda 77 kg’da altın madalya kazandı; aynı yıl dünya şampiyonu
oldu. [aa.com][olympics]
Zekeriya
Güçlü
Razgrad
Güreş
Türkiye adına dünya şampiyonu oldu;
Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelen başarılı güreşçiler arasında yer aldı. [aa.com]
Ali
Kayalı
Bulgaristan
Güreş
1992 Barselona
Olimpiyatları’nda bronz madalya kazandı; Avrupa şampiyonluğu ve dünya
ikinciliği elde etti. [aa.com]
Remzi
Musaoğlu
Bulgaristan
Güreş
Türkiye adına Avrupa
şampiyonalarında dereceye giren güreşçilerden biri oldu. [aa.com]
İlyas
Şükrüoğlu
Bulgaristan
Güreş
Avrupa şampiyonalarında
Türkiye adına kürsüye çıktı; Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelen başarılı
güreşçiler arasında sayılır. [aa.com]
Efrahim
Kamberoğlu
Bulgaristan
Güreş
Avrupa şampiyonalarında
derece elde eden Türk güreşçilerindendir. [aa.com]
Behçet
Selimoğlu
Bulgaristan
Güreş
1991 Atina Akdeniz
Oyunları’nda şampiyon
oldu. [aa.com]
Fedail
Güler
Bulgaristan
Halter
Türkiye adına Avrupa ve
dünya şampiyonalarında madalya kazandı. [aa.com]
Avrupa ve dünya
şampiyonalarında madalyalar kazandı. [aa.com]
Koca
Yusuf’un yeri
Koca Yusuf,
modern olimpiyat sisteminden önce yaşamış olduğu için başarıları olimpiyat
madalyalarıyla değil, dönemin profesyonel güreş karşılaşmaları ve şöhretiyle
değerlendirilmelidir. Gerçek adı genellikle Yusuf İsmail
olarak verilir. Şumnu çevresindeki Karalar köyünde doğduğu kabul edilir; bu
bölge günümüzde Bulgaristan sınırları içindedir.[tr.wikipedia]
Kırkpınar başpehlivanlığı yanında Fransa ve Amerika
Birleşik Devletleri’ndeki müsabakalarıyla uluslararası ün kazanmış, Batı basınında “The
Terrible Turk”, yani “Korkunç Türk” adıyla anılmıştır. Bu bakımdan
Koca Yusuf, yalnızca Bulgaristan doğumlu bir sporcu değil, Türk güreşinin
dünyaya tanıtılmasında öncü bir şahsiyettir.
Listenin
tarihsel çerçevesi
Bu sporcuların önemli bir bölümü, Bulgaristan’daki
Türk ve Müslüman toplulukların yaşadığı Kırcaali, Deliorman, Razgrad ve
Şumnu çevresinden çıkmıştır. Özellikle 1980’lerdeki asimilasyon
politikaları ve zorunlu göç süreci, Naim Süleymanoğlu, Halil Mutlu ve bazı
güreşçilerin Türkiye’ye gelişinde belirleyici olmuştur. Türkiye’ye geldikten
sonra bu sporcular, uluslararası başarılarını Türk millî takımı adına
sürdürmüşlerdir.[aa.com]
En sembolik üçlü şöyle
özetlenebilir:
Koca Yusuf: Türk
güreşinin efsanevi öncüsü.
Naim
Süleymanoğlu: Türkiye’ye üç olimpiyat altını kazandıran “Cep
Herkülü”.
Halil
Mutlu:
Üst üste üç Olimpiyatta altın kazanan “Dinamo” lakaplı halterci.
Bu liste, özellikle
uluslararası düzeyde büyük başarı kazanmış isimlerden
oluşuyor; daha geniş bir çalışma
yapılırsa Bulgaristan doğumlu Türk futbolcular, basketbolcular, voleybolcular
ve antrenörler de ayrıca eklenebilir.
……………
Claude
İşte Bulgaristan
doğumlu, sporda büyük başarılara imza atmış Türk sporcuların listesi:
1. Koca Yusuf
(Yusuf İsmail) — Güreş
1857'de Bulgaristan'ın Şumnu-Deliorman bölgesindeki Karalar Köyü'nde, o dönem
Osmanlı toprağı iken doğdu. Babasının adı İsmail'di; babası ve dedesi ilk güreş
ustaları oldu. "Korkunç
Türk" unvanıyla Avrupa ve Amerika'da tanınan, güreş sporunda uluslararası
alanda ün kazanan ilk Türk sporculardan biri oldu. Türk güreşinin gelmiş
geçmiş en büyük pehlivanlarından sayılır; 1898'de Amerika dönüşü bindiği
geminin batmasıyla hayatını kaybetti.
2. Kurtdereli
Mehmet Pehlivan — Güreş
1864'te Bulgaristan sınırları içinde kalan Deliorman bölgesi Razgrad'ın Bukrovo
(Çobanköy) köyünde doğdu. Ailesiyle 1876-1878 Osmanlı-Rus Harbi sırasında
Türkiye'ye göçerek Balıkesir'in Kurtdere köyüne yerleşti. 1911'de 32 gecede 43 müsabakaya çıkarak
rekor kırdı ve "Cihan Şampiyonu" ilan edildi.
3. Kara Ahmet —
Güreş
1871'de Bulgaristan'ın Rusçuk iline bağlı Razgrad ilçesindeki Umurköy'de
dünyaya geldi. Avrupa'da
onlarca güreş yaptı ve 1896'da yenilgisiz olarak İstanbul'a döndü. "Cihan
Pehlivanı" olarak anılır.
4. Naim
Süleymanoğlu — Halter
23 Ocak 1967'de Bulgaristan'ın Kırcaali kentinin Ahatlı köyünde doğdu.
"Cep Herkülü" lakabıyla tanınır; üst üste 3 olimpiyat şampiyonluğu, 7 dünya ve 7 Avrupa
şampiyonluğu kazandı, 46 dünya rekoru kırdı. Bulgaristan'daki Türklere yönelik
baskıları dünyaya duyurmasıyla da tarihe geçti.
5. Halil Mutlu —
Halter
14 Temmuz 1973'te Bulgaristan'ın Kırcaali iline bağlı Mestanlı kasabasında
doğdu. 1996 Atlanta, 2000 Sidney ve 2004 Atina olimpiyatlarında altın madalya
kazanarak 3 kez olimpiyat şampiyonu oldu. "Küçük Dinamo" lakabıyla
tanınır.
Bu isimlerin ortak
noktası, çoğunun Osmanlı sonrası veya Soğuk Savaş döneminde Bulgaristan'da
yaşayan Türk azınlığa mensup olması ve baskılar nedeniyle Türkiye'ye göç
etmesidir — özellikle Süleymanoğlu ve Mutlu, 1980'lerin sonundaki asimilasyon
politikaları sırasında Türkiye'ye geldi.
…………………
Mistral
Bulgaristan doğumlu olup Türkiye’yi
uluslararası alanda temsil ederek büyük başarılar kazanan Türk sporcular
şu şekilde sıralanabilir. Liste, özellikle Koca Yusuf’un da
yer aldığından emin olunarak hazırlandı:
🏆 Güreş (Yağlı Güreş &
Grekoromen/Serbest)
Bulgaristan,
Osmanlı döneminde yetişen birçok pehlivan ve güreşçiye ev
sahipliği yaptı. Bunlardan en ünlüsü ve
uluslararası alanda tanınanı Koca Yusuf’tur:
Koca Yusuf (Yusuf İsmail,
1857–1898)
Bulgaristan’ın Şumnu iline bağlı Karalar (Çerna) Köyü’nde doğdu. 1885
yılında Kırkpınar Başpehlivanı oldu. Avrupa ve ABD’de yaptığı 33 karşılaşmanın tamamını kazandı; Evan Lewis, George Bothner, Dan McLeod, Tom Jenkins
gibi dünya şampiyonlarını yenerek "The Terrible Turk" (Korkunç Türk) unvanını aldı.Mindere
çıkan ve grekoromen güreşi yapan ilk Türk pehlivanı olarak kabul
edilir. 1898’de ABD’den dönüşünde gemi kazasında hayatını kaybetti. Mezarı
bulunamamıştır, ancak adına Bulgaristan ve Türkiye’de anıtlar,
müze ve yağlı güreş turnuvaları düzenlenmektedir. Koca Yusuf’un biyografisiEfsane Başpehlivan Koca YusufKÜRE Ansiklopedi
Kurtdereli Mehmet Pehlivan Bulgaristan
doğumlu, Osmanlı’nın
en güçlü pehlivanlarından biri. Uluslararası arenada Türk güreşinin temsilcilerinden
oldu.
Kara Ahmed (1870’ler)1899
yılında Paris’te dünya
şampiyonluğu kazandı – Türk güreşinin ilk dünya şampiyonu olarak kayıtlara
geçti.Bulgaristan’da Doğan Büyük Sporcular
Fahri Yenigün Bulgaristan
doğumlu, Türkiye adına milli güreşçi olarak
başarılar kazandı.
İsmail Hüsetinov (Kosukoğlu) Bulgaristan
doğumlu, Türkiye
milli güreş takımında yer aldı.
Şenol Tenekecioğlu Bulgaristan
doğumlu, Türkiye’de
yağlı güreş ve serbest güreşte başarılar elde etti.
Hayri Sezgin Bulgaristan
doğumlu, milli
takımlarda
yer alarak uluslararası başarılar kazandı.
Sezgin Ayık Bulgaristan
doğumlu, Türkiye’yi
uluslararası turnuvalarda temsil eden güreşçilerden biri.
Zekeriya Güçlü Bulgaristan
doğumlu, Türk
güreş tarihinde önemli bir yere sahip.
Fedail Güler Bulgaristan
doğumlu, dünya rekorları kırdı.
Erdinç Aslan Bulgaristan
doğumlu, milli
güreşçi.
Ali Hüryılmaz Bulgaristan
doğumlu, Türkiye’de
"Yılın Sporcusu" seçildi.
İlyas ŞükrüoğluBulgar
Milli Takımı’ndan ayrılarak Türkiye’ye
iltica eden
güreşçi.
Efrahim Kamberoğlu, Ali
Kayalı, İsmail Abilov (Nizamoğlu), Yusuf Cambaz, Yüksel Dinçer, İsmail
Faikoğlu, Kamil Kocaoğlu, Remzi Murodoğlu, Rahmi Harunoğlu, Mustafa
Hafızoğlu
Bulgaristan doğumlu, Türkiye’yi uluslararası düzeyde temsil eden
güreşçiler. Bulgaristan’da Doğan Büyük Sporcular
🏋️ Halter
Naim Süleymanoğlu (1967–2017) Bulgaristan
doğumlu, Türkiye
adına yarışarak halter tarihinde efsanevi
bir isim
haline geldi. "Cep Herkülü" lakabıyla
tanındı. 3
kez Olimpiyat Şampiyonu (1988, 1992, 1996), 7 kez Dünya Şampiyonu, 6 kez
Avrupa Şampiyonu oldu.Türkiye’ye kazandırılan en büyük
haltercilerden biri. Bulgaristan’da
Doğan Büyük Sporcular
🔹 Diğer Öne Çıkan İsimler
Sevgin Hasan
Bulgaristan’ın Varna iline bağlı Bulair köyünden, 15 yaşında
Milli Güreş Şampiyonu oldu. Koca Yusuf’un yolundan gitti. Koca
Yusuf | BAL-TURK
📌 Notlar
Bulgaristan, Osmanlı
döneminde
(1878’e kadar) Türklerin yaşadığı bir coğrafyaydı. Bu nedenle, o dönemde
doğan birçok sporcu Türk kökenli olup,
Türkiye’yi temsil etmişlerdir.
Koca Yusuf, Kurtdereli Mehmet Pehlivan ve Kara
Ahmed gibi isimler, Türk güreşinin uluslararası alanda tanınmasını
sağlayan ilk sporculardandır.
Naim Süleymanoğlu, Bulgaristan
doğumlu olup Türkiye’ye iltica eden ve halterde dünya
çapında başarılar kazanan en önemli Türk sporcularından
biridir.
Bulgaristan doğumlu Türk sporcular arasında en çok öne
çıkan isimler halterde Naim Süleymanoğlu, Halil Mutlu ve Taner Sağır; güreşte
ise Ali Kayalı, Zekeriya Güçlü ve efsanevi “Cihan Pehlivanı” Koca Yusuf’tur. Bu
sporcular, hem Türkiye’nin hem de dünya spor tarihinin unutulmaz figürleri
arasında yer alır.
🏋️ Bulgaristan Doğumlu Halterciler
·Naim Süleymanoğlu
o1967 Kırcaali doğumlu.
o“Cep Herkülü”
lakabıyla tanındı.
o3 kez Olimpiyat
Şampiyonu (1988 Seul, 1992 Barcelona, 1996 Atlanta).
o46 dünya rekoru
kırdı ve Türkiye’ye güreş dışında ilk olimpiyat altınını kazandırdı.
·Halil Mutlu
oKırcaali doğumlu.
o3 Olimpiyat, 5
Dünya, 10 Avrupa Şampiyonluğu.
o20’den fazla dünya
rekoru kırdı; “Dinamo” lakabıyla anıldı.
·Taner Sağır
o2004 Atina
Olimpiyatları’nda 77 kiloda altın madalya.
oAvrupa ve Dünya
şampiyonlukları da kazandı.
·Reyhan Arabacıoğlu
oOlimpiyat üçüncülüğü
elde etti.
·Sunay Bulut ve Fedail Güler
oAvrupa ve Dünya
şampiyonalarında madalyalar kazandılar.
🤼
Bulgaristan Doğumlu Güreşçiler
·Ali Kayalı
o1992 Barcelona
Olimpiyatları’nda bronz madalya.
oAvrupa şampiyonu ve
dünya ikincisi.
·Zekeriya Güçlü
oDünya şampiyonu
oldu.
·Remzi Musaoğlu, İlyas Şükrüoğlu, Efrahim Kamberoğlu
oAvrupa
şampiyonalarında kürsüye çıktılar.
·Behçet Selimoğlu
o1991 Atina Akdeniz
Oyunları şampiyonu.
🌍 Efsanevi İsim: Koca Yusuf
·Koca Yusuf (Yusuf İsmail, 1857
Karalar/Şumnu doğumlu)
oKırkpınar
başpehlivanı, “Cihan Pehlivanı” ve “Korkunç Türk” olarak tanındı.
o1894’ten itibaren
Avrupa ve ABD’de dönemin en ünlü güreşçilerini yendi.
oABD’de çıktığı 33
müsabakayı kazandı; “Türk gibi güçlü” sözünü dünyaya duyurdu.
o1898’de Atlantik Okyanusu’nda
gemi kazasında hayatını kaybetti.
Bu tablo, Bulgaristan
doğumlu Türk sporcuların hem halterde hem güreşte Türkiye’nin spor tarihine altın harflerle yazıldığını gösteriyor.
İsterseniz bu başarıların Türk spor tarihindeki etkisi, Bulgaristan’daki Türk azınlığın spor yoluyla direnişi veya Koca Yusuf’un uluslararası
mirası üzerine daha derin
bir analiz yapabiliriz.
……………………..
Grok
**Bulgaristan
doğumlu (veya o dönemde Osmanlı toprağı olan Bulgaristan topraklarında doğmuş)
ve sporda büyük başarı gösteren önemli Türk sporcular şunlardır:**
### 1. **Koca Yusuf (Yusuf İsmail / “Korkunç Türk” –
The Terrible Turk)**
- **Doğum:** 1857
civarı, Karalar köyü (Şumnu / Shumen), Osmanlı Devleti (bugünkü Bulgaristan).
- **Spor:** Yağlı
güreş ve grekoromen güreş.
- **Başarıları:**
Kırkpınar başpehlivanı, Avrupa
ve Amerika’da rakiplerini yenerek efsaneleşti. Mindere çıkan ve
grekoromen güreş yapan ilk Türk pehlivanlardan biri kabul edilir. Gücü, boyu ve yenilmezliğiyle “Koca
Yusuf” ve “The Terrible Turk” unvanlarıyla anıldı. 1898’de Atlantik
Okyanusu’nda gemi kazasında hayatını kaybetti.
### 2. **Naim Süleymanoğlu (“Cep Herkülü”)**
- **Doğum:** 23
Ocak 1967, Kırcaali (Kardzhali), Bulgaristan.
- **Spor:** Halter.
- **Başarıları:** 3
Olimpiyat altın madalyası (1988 Seul, 1992 Barselona, 1996 Atlanta). Çok sayıda dünya ve Avrupa
şampiyonluğu, onlarca dünya ve olimpiyat rekoru. Tüm zamanların en büyük
haltercilerinden biri kabul edilir. 1986’da Türkiye’ye iltica etti ve
Türkiye adına yarıştı.
### 3. **Halil Mutlu**
- **Doğum:**
Kırcaali (Kardzhali), Bulgaristan.
- **Spor:** Halter.
- **Başarıları:** 3
Olimpiyat altın madalyası (1996 Atlanta, 2000 Sidney, 2004 Atina). 5 dünya, 10
Avrupa şampiyonluğu ve 20’den fazla dünya rekoru. Naim Süleymanoğlu gibi Türkiye’nin halterdeki efsane
isimlerinden.
### 4. **Taner Sağır**
- **Doğum:**
Bulgaristan.
- **Spor:** Halter.
- **Başarıları:** 2004 Atina Olimpiyatları’nda 77
kg’da altın madalya. Dünya ve Avrupa şampiyonlukları da var.
### Diğer önemli isimler
- **Ali Kayalı**: Güreş.
1992 Barselona Olimpiyatları’nda bronz madalya, Avrupa şampiyonluğu ve dünya ikinciliği.
- **Zekeriya Güçlü**: Güreş. Dünya şampiyonu.
- **Reyhan
Arabacıoğlu**, **Ekrem Celil**, **Fedail Güler**: Halterde Avrupa/dünya
seviyesinde başarılar gösteren isimler (çoğu Kırcaali veya civarı doğumlu).
- Güreş alanında
ayrıca Remzi Musaoğlu, İlyas Şükrüoğlu, Efrahim Kamberoğlu gibi Avrupa
şampiyonalarında kürsüye çıkan isimler de var.
Bu sporcuların
büyük kısmı 1980’ler-90’lardaki asimilasyon politikaları ve zorunlu göç
döneminde Türkiye’ye gelmiş veya Türkiye’yi temsil etmeye başlamıştır.
Özellikle **halter** ve **güreş** branşlarında Bulgaristan Türkleri Türkiye
sporuna çok önemli katkılar sağlamıştır. Koca Yusuf ise Osmanlı döneminin
efsane pehlivanı olarak listenin tarihi başında yer alır.
…………….
Julius
Bulgaristan’da
doğup **Türk kimliğiyle Türkiye adına veya Türk spor tarihinde büyük başarılar
elde eden** başlıca sporcular şunlardır. Listeyi, yalnızca çok tanınan
isimlerle sınırlı tutmayıp farklı branşlardan önemli örnekleri de kapsayacak
şekilde hazırladım.
## Halter
### **Naim Süleymanoğlu – Halter**
- **Doğum:** 1967,
Pıtçar/Momçilgrad, Bulgaristan
- **Lakabı:** Cep
Herkülü
- **Başarıları:**
- 3 kez
olimpiyat şampiyonu
- 7 kez dünya
şampiyonu
- 46 dünya
rekoru
- 1988 Seul
Olimpiyatları’nda 6 dünya, 9 olimpiyat rekoru kırdı
- Halter tarihinin en büyük sporcularından biri kabul
edilir. Bulgaristan’da Türk azınlığa yönelik baskılar nedeniyle 1986’da
Türkiye’ye iltica etti.
([turkdunyasiansiklopedisi.gov.tr](https://turkdunyasiansiklopedisi.gov.tr/detay/1805/Naim-S%C3%BCleymano%C4%9Flu-?utm_source=openai))
### **Halil Mutlu – Halter**
- **Doğum:** 1973,
Kırcaali, Bulgaristan
- **Başarıları:**
- 3 kez
olimpiyat şampiyonu
- 5 kez dünya
şampiyonu
- 9 kez Avrupa
şampiyonu
- 20’den fazla
dünya rekoru
- Üst üste üç olimpiyat altını kazanan halter
tarihindeki az sayıdaki sporcudan biridir. ([halter.gov.tr](https://halter.gov.tr/halil-mutlu/?utm_source=openai))
### **Taner Sağır – Halter**
- **Doğum:** 1985,
Kırcaali, Bulgaristan
-
**Başarıları:**
- 2004 Atina Olimpiyatları’nda 77 kiloda
olimpiyat şampiyonu
- Aynı yarışmada koparma, silkme ve toplamda olimpiyat rekorları kırdı
- 19 yaşında
olimpiyat şampiyonu olması, kariyerinin en dikkat çekici başarısıdır.([olympedia.org](https://www.olympedia.org/athletes/104562?utm_source=openai))
### **Nezir Sağır – Halter**
- **Doğum:**
İspirih, Bulgaristan
- Türkiye adına
yarışan başarılı haltercilerden biridir. Taner Sağır’ın kardeşidir ve
olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil etmiştir.
([en.wikipedia.org](https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_Bulgarian_Turks?utm_source=openai))
## Güreş
### **Koca Yusuf – Yağlı ve Grekoromen Güreş**
- **Asıl adı:**
Yusuf İsmail
- **Doğum:** 1857
civarı, Şumnu yöresi; bugünkü Bulgaristan
- **Lakabı:** Koca
Yusuf, “The Terrible Turk”
-
**Başarıları:**
- Kırkpınar’ın en ünlü başpehlivanlarından
biri
- Avrupa ve Amerika’da yaptığı güreşlerle dünya çapında ün kazandı
- Döneminin en
güçlü ve yenilmez pehlivanlarından biri olarak tanındı
- Koca Yusuf’un
doğum yılı ve doğum köyü kaynaklarda farklı verilebiliyor; Şumnu çevresindeki
Karalar/Çerna köyü en sık belirtilen yerlerdir. Fransızların onun gücünden etkilenerek “Türk gibi kuvvetli”
sözünü kullandığı aktarılır.
([kirkpinardaum.trakya.edu.tr](https://kirkpinardaum.trakya.edu.tr/pages/koca-yusuf-kimdir?utm_source=openai))
### **Kurtdereli Mehmet Pehlivan – Güreş**
- **Doğum:** 1864,
Bulgaristan’ın Tırnovo yöresi
-
**Başarıları:**
- Kırkpınar başpehlivanı
- Avrupa’da, özellikle Fransa ve İngiltere’de
yaptığı güreşlerle ün kazandı
- Döneminin en güçlü Türk pehlivanlarından
biri olarak kabul edildi
- Koca Yusuf’la
aynı dönemin önemli güreşçilerindendir.
([brt.com.tr](https://www.brt.com.tr/biyografiler/kurtdereli-mehmet-pehlivan-718?utm_source=openai))
### **Remzi Musaoğlu – Güreş**
- **Doğum:** 1965,
Kırcaali, Bulgaristan
- Türkiye adına
1992 Olimpiyatları’nda güreşte mücadele etti. Bulgaristan Türkleri arasından
yetişen önemli millî güreşçilerden biridir.
([olympedia.org](https://www.olympedia.org/place_names/1880?utm_source=openai))
## Basketbol
### **Nevriye
Yılmaz – Basketbol**
- **Doğum:** 1980,
Plovdiv, Bulgaristan
-
**Başarıları:**
- Türkiye kadın basketbolunun en önemli oyuncularından biri
- 2012’de Galatasaray ile EuroLeague şampiyonu
- Türkiye’de toplam 10 lig ve 7 Türkiye
Kupası şampiyonluğu
- WNBA’de oynayan ilk Türk basketbolculardan biri
- Türkiye A Millî Takımı formasını 239 kez
giydi
- 2011 Avrupa
Şampiyonası’nda Türkiye’nin gümüş madalya kazanan kadrosunda yer aldı.
([galatasaray.org](https://www.galatasaray.org/p/nevriye-yilmaz/88?utm_source=openai))
### **Erdoğan Partener
– Basketbol**
- **Doğum:** 1929,
Filibe/Plovdiv, Bulgaristan
-
**Başarıları:**
- Türkiye’nin erken dönem önemli
basketbolcularından biri
- 1952 Helsinki Olimpiyatları’nda Türkiye’yi
temsil etti ([en.wikipedia.org](https://en.wikipedia.org/wiki/Erdo%C4%9Fan_Partener?utm_source=openai))
## Futbol
### **Şenol Can –
Futbol**
- **Doğum:** 1983,
Kırcaali, Bulgaristan
-
**Başarıları:**
- Türkiye’de Antalyaspor, Gaziantepspor ve
Fatih Karagümrük gibi kulüplerde oynadı
- Futbolculuk sonrasında Fatih Karagümrük’ü Süper Lig’e çıkaran teknik
direktör oldu
- Bulgaristan’da
Türk bir ailenin çocuğu olarak doğmuş, küçük yaşta Türkiye’ye gelmiştir.
([en.wikipedia.org](https://en.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eenol_Can?utm_source=openai))
## Kısa özet
En öne çıkan
isimler şöyle sıralanabilir:
1. **Naim
Süleymanoğlu** – Olimpiyat ve dünya şampiyonu halterci
2. **Halil Mutlu**
– Üç olimpiyat altınlı halterci
3. **Koca Yusuf** –
Dünya çapında ün kazanmış efsane pehlivan
4. **Kurtdereli
Mehmet Pehlivan** – Kırkpınar ve Avrupa güreşlerinin büyük ismi
5. **Taner Sağır**
– Olimpiyat şampiyonu halterci
6. **Nevriye
Yılmaz** – Avrupa şampiyonu Türk basketbolcu
7. **Erdoğan
Partener** – Olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil eden basketbolcu
8. **Şenol Can** –
Süper Lig’de futbolcu ve teknik direktör olarak başarılı isim
Burada özellikle
belirtmek gerekir ki **Koca Yusuf, Osmanlı döneminde doğduğu için teknik olarak
doğduğu sırada Bulgaristan devleti henüz mevcut değildi**; ancak doğduğu bölge
günümüzde Bulgaristan sınırları içindedir.
……………………
Meta
Bulgaristan doğumlu
olup Türk sporu için efsane olmuş isimler listesi çok kabarık. Özellikle 1989
zorunlu göçü öncesi Deliorman ve Kırcaali bölgesinden yetişip sonra Türkiye
adına tarih yazanlar var. İstediğin gibi **Koca Yusuf'u da başa alarak**
hazırladım:
### 1. Koca Yusuf (1857 - 1898) - Güreş
Listenin atası.
Bugün Bulgaristan sınırları içerisinde kalan **Şumnu kasabasının Karalar
Köyü'nde 1857 yılında doğdu**. Asıl adı Yusuf İsmail. Dursun Pehlivan ve Kel
İsmail'den ders aldı, 1882'de ilk kez Kırkpınar'a çıktı. Fransa'da ve ABD'de
hiç yenilmedi, Fransızların **"Türk gibi
güçlü"** deyimini dünyaya yayan isim oldu.1898'de ABD dönüşünde bindiği geminin
batması sonucu hayatını kaybetti.
Evi Bulgaristan'ın Şumnu iline bağlı Karalar köyünde
yeniden inşa edilerek müze yapıldı.
### 2. Halter Ekolü - Bulgaristan Türkleri
Bulgaristan ve
Türkiye arasında halter bakımından özel bir bağ var. Bu bağın en büyük
temsilcileri **Bulgaristan Türkü Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu gibi
sporcular burada doğup yetişti**.
**a) Naim
Süleymanoğlu - Cep Herkülü**
23 Ocak 1967'de
**Bulgaristan'ın Kırcaali kentinde dünyaya geldi**. Nüfus kağıdına Naum
Shalamanov yazıldı. 1986'da Avustralya'da Türk Büyükelçiliğine sığınarak
Türkiye'ye iltica etti. 3 Olimpiyat Altını (1988, 1992, 1996), 7 Dünya, 7
Avrupa şampiyonluğu ve 46 dünya rekoru.
**b) Halil Mutlu**
**14 Temmuz 1973'te
Bulgaristan'ın Kırcaali kentinde doğdu**. Naim'i örnek alarak haltere başladı.
Türkiye adına 3 Olimpiyat Altını (1996, 2000, 2004), 5 Dünya, 9 Avrupa
şampiyonluğu kazandı. Olimpiyatlarda 3 altın alan iki haltercimizden biri.
**c) Taner Sağır**
**Bulgaristan'ın
Kırcaali kentinde doğdu. Ailesi 1989 yılında zorunlu göç sırasında Ankara'ya
yerleşti**. 2004 Atina Olimpiyat şampiyonu, Avrupa ve Dünya şampiyonu.
**d) Muharrem
Süleymanoğlu**
Naim'in kardeşi.
**Bulgaristan Türkü kökenlidir. Haltere ağabeyinden etkilenerek başladı**. Önce
Bulgaristan genç milli takımında, sonra Türkiye milli takımında yarıştı, Avrupa
ve Dünya madalyaları var.
**e) Fedail Güler**
**Bulgaristan Türkü
kökenlidir**. 1991 Dünya
Gençler ve 1992 Avrupa Gençler şampiyonu, büyüklerde de Türkiye adına
Dünya ve Avrupa madalyaları kazandı.
### 3. Diğer Branşlar
**f) Taybe Hüseyin
Yusein - Güreş**
Bulgaristan adına
yarışan Türk asıllı güreşçi. 62
kiloda Dünya ve Avrupa şampiyonu olduktan sonra **Bulgaristan'da Yılın
Sporcusu** seçildi. Deliorman bölgesinden.
**g) Filiz
Hüsmenova - Atletizm (Disk Atma)**
Kırcaali doğumlu
Bulgaristan Türkü. Bulgaristan adına Avrupa şampiyonu, Olimpiyatlarda finalist.
Sonradan Türk vatandaşlığına geçmedi ama Bulgaristan Türklerinin spordaki sembollerinden.
**h) Hüseyin Özkan
/ Hüseyin Bisultanov - Judo**
Şumnu doğumlu. Önce Bulgaristan, sonra 1997'de
Sydney'de iltica edip Türkiye adına yarıştı ve 2000 Sydney Olimpiyatları'nda 66
kiloda altın madalya alarak Türkiye'ye judoda ilk Olimpiyat altınını getirdi.
**i) Ekaterina
Avramova - Yüzme**
Bulgaristan
doğumlu, destek göremeyince Türkiye'yi seçen sporcu. 2016 Rio'da Türkiye adına
yarıştı, İslami Dayanışma Oyunları'nda altın madalyaları var.
Ortak noktaları şu: Hepsi Bulgaristan'da asimilasyon
baskısı altında yetişip, Türkçe isimleri yasaklanmasına rağmen kimliklerini
sporda kanıtlayıp sonra ay-yıldızlı forma ile zirveye çıktılar. Halter ve
güreş, bu göçmen ekolünün iki ana direği.
…………………..
Google ai mode
Bulgaristan
doğumlu olup ay-yıldızlı bayrağı uluslararası arenada dalgalandıran ve spor
tarihine adını altın harflerle yazdıran efsanevi Türk sporcular, özellikle
güreş ve halter branşlarında dünyaya yön vermiştir.
Bu tarihi isimlerin en
başında, talebiniz doğrultusunda minderin ve er meydanının unutulmaz ismi Koca
Yusuf gelmektedir. Bulgaristan doğumlu en başarılı Türk sporcular şu
şekildedir:
Cihan
Pehlivanları ve Güreşçiler
Koca
Yusuf (Yusuf İsmail): 1857 yılında bugün Bulgaristan
sınırlarında yer alan Şumnu'nun Karalar köyünde doğmuştur. Gücü, heybeti ve sporcu ahlakıyla
"Cihan Pehlivanı" ünvanını almıştır. Dönemin yenilmez
başpehlivanı Kel
Aliço'yu yenerek Kırkpınar Başpehlivanı olmuş, ardından Avrupa ve
Amerika turnelerinde dönemin en güçlü güreşçilerini dize getirerek dünyada "Korkunç
Türk" (The Terrible Turk) lakabıyla anılmıştır. Türkiye'nin mindere
çıkan ilk grekoromen güreşçisi olarak kabul edilir.
Kel
Aliço: Bulgaristan'ın Deliorman bölgesinde doğan
efsanevi güreşçidir. Kırkpınar
tarihinde 26 yıl üst üste başpehlivanlık ünvanını elinde tutarak
kırılması imkansız bir rekora imza atmıştır.
Ali
Kayalı: Bulgaristan doğumlu milli güreşçi, 1992 Barselona
Olimpiyatları'nda ülkemize bronz madalya kazandırmış, ayrıca Avrupa şampiyonluğu ve dünya
ikinciliği elde etmiştir.
Zekeriya
Güçlü: Bulgaristan'dan
Türkiye'ye göç eden ve serbest güreşte dünya şampiyonluğuna ulaşarak
bayrağımızı gururla dalgalandıran bir diğer sporcumuzdur. [1, 2, 3, 4,
5]
Halter
Efsaneleri
Naim
Süleymanoğlu: 1967 yılında Kırcaali'de
doğmuştur. Üst üste 3 kez Olimpiyat Şampiyonu (1988, 1992, 1996), 7 kez
Dünya Şampiyonu olmuş ve kariyeri boyunca 46 dünya rekoru kırmıştır. "Cep
Herkülü" lakaplı Süleymanoğlu,
Bulgaristan'daki asimilasyon politikalarından kaçarak Türkiye'ye sığınmış ve tüm dünyada halter sporunun gelmiş
geçmiş en büyük ismi olarak kabul edilmiştir.
Halil
Mutlu: 1973 yılında Bulgaristan'ın Kırcaali kentinde
doğmuştur. Tıpkı Naim
Süleymanoğlu gibi zorunlu göçle Türkiye'ye gelmiştir. 3 farklı
Olimpiyatta altın madalya kazanmış (1996, 2000, 2004), 5 kez Dünya
Şampiyonu olmuş ve 20'den
fazla dünya rekoruna imza atarak "Dinamo" lakabını almıştır.
Taner
Sağır: Bulgaristan doğumlu milli halterci, 2004 Atina
Olimpiyatları'nda 77 kiloda altın madalya kazanarak Olimpiyat Şampiyonu
olmuş, kariyerine dünya ve
Avrupa şampiyonlukları da eklemiştir.
Reyhan
Arabacıoğlu: Türkiye adına podyuma çıkan Bulgaristan
göçmeni başarılı haltercimiz, Olimpiyat üçüncülüğü elde ederek göğsümüzü
kabartmıştır. [1, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12]
Bu sporcuların birçoğu, 1980'li yıllarda Bulgaristan'da
Türk topluluğuna uygulanan baskı ve asimilasyon politikalarından kaçarak
Türkiye'ye sığınmış ve Türk milli formasıyla dünyaya kimliklerini ve güçlerini
kanıtlamışlardır. [10, 11]
Eğer isterseniz bu
sporculardan birinin (örneğin Koca
Yusuf veya Naim
Süleymanoğlu) Türkiye'ye geliş/kaçış hikayesini ya da tarihe
geçen özel müsabakalarını daha detaylı anlatabilirim. Hangi isimle devam
etmek istersiniz?
Bulgaristan doğumlu olup
ay-yıldızlı forma altında dünyayı dize getiren ve Türk spor tarihine altın
harflerle kazınan en önemli sporcular şunlardır:
Efsanevi
Cihan Pehlivanı
·Koca Yusuf (Yusuf İsmail):
1857 yılında Şumnu'ya bağlı Deliorman köyünde doğmuştur. Minderde grekoromen güreş
yapan ilk Türk sporcu kabul edilir. Heybetli cüssesiyle
Avrupa ve ABD arenalarında tüm rakiplerini yenerek "Cihan
Pehlivanı" ve "The
Terrible Turk" (Korkunç Türk) unvanlarını
kazanmıştır. 1898'de Atlas Okyanusu'ndaki bir gemi kazasında trajik şekilde
hayatını kaybetmiştir. [1,
2,
3,
4]
Halterin
Efsaneleri
·Naim Süleymanoğlu:
Kırcaali doğumlu efsanevi halterci, "Cep
Herkülü" lakabıyla tanınır. Üst üste 3 kez Olimpiyat
Şampiyonu (1988, 1992, 1996) olmuş, kariyeri
boyunca 46 dünya rekoruna imza atmış ve tüm zamanların en iyi haltercisi olarak
tarihe geçmiştir.
·Halil Mutlu:
Kırcaali doğumlu bir diğer halter efsanesidir. Tıpkı Naim Süleymanoğlu gibi üst
üste 3
farklı Olimpiyatta altın madalya (1996, 2000,
2004) kazanmış, defalarca Dünya ve Avrupa şampiyonu olmuştur.
·Taner Sağır:
Kırcaali doğumlu halterci, 2004
Atina Olimpiyatları'nda 20 yaşında altın madalya kazanarak olimpiyat tarihinin en genç halter şampiyonlarından biri olmuştur.
·Fedail Güler:
Kırcaali doğumlu sporcu, Türkiye adına yarışarak Dünya Halter Şampiyonası'nda
altın madalya kazanmış ve dünya
rekorları kırmıştır.
Güreşin
Devleri
·Filiz
Nurullah (Kara Ali):
1870 yılında Şumnu'da doğan dev cüsseli pehlivan, Koca Yusuf'un ardından Avrupa
ve Amerika'da güreşmiş, dönemin dünya şampiyonlarını yenerek büyük başarılar elde
etmiştir.
·Hergeleci İbrahim:
1848 Razgrad doğumlu olan efsanevi yağlı güreş pehlivanı, Kırkpınar'da
başpehlivanlıklar kazanmış ve Paris'te
sergilediği güreşlerle dünya çapında ün kazanmıştır.
·Lütfi Ahmedov (Lütfi Pehlivan):
Razgrad doğumlu ağır sıklet güreşçi, hem Bulgaristan hem de Türkiye adına
uluslararası minderlerde Dünya
ve Avrupa şampiyonalarında madalyalar kazanmış bir serbest güreş ustasıdır.
Bu isimlerin dışında
hangi spor branşına veya tarihsel döneme (Osmanlı dönemi / Cumhuriyet dönemi)
odaklanmak istersiniz? İlginizi çeken özel bir sporcunun detaylı
kariyer başarılarını ve hayat hikayesini sizinle
paylaşabilirim.
Evet,
Bulgaristanlı Türk sporcuları, onların başarılarını, zorunlu göç hikayelerini
ve kurdukları spor teşkilatlarını konu alan çeşitli kitaplar, akademik
makaleler ve biyografik yayınlar bulunmaktadır.
Özellikle halter ve güreş gibi branşlarda Türkiye'ye olimpiyat madalyaları
kazandıran sporcuların hayatları ile Balkanlar'daki Türk spor kulüplerinin
tarihi hem edebi hem de akademik çalışmalara sıklıkla konu olmuştur.Bu
alandaki öne çıkan kitap ve yayınları şu kategoriler altında inceleyebilirsiniz:1.
Biyografi ve Yaşam Öyküsü Kitapları
Bulgaristan
doğumlu olan ve Türkiye'ye iltica/göç ettikten sonra dünya spor tarihine damga
vuran efsane sporcular hakkında yazılmış özel kitaplar mevcuttur:
·"Naim Cep
Herkülü": Türkiye Halter Federasyonu
tarafından yayımlanan bu kitap, merhum
Naim Süleymanoğlu'nun Bulgaristan'daki çocukluğundan
Türkiye'ye kaçış operasyonuna ve kırdığı dünya rekorlarına kadar tüm hayatını
belgelerle anlatır.·
"Ben Kimim? - Cep
Herkülü Naim Süleymanoğlu" (Betül Ak Örnek): Özellikle genç okuyuculara yönelik olarak hazırlanan bu
biyografik kitap, Naim'in halterdeki azmini ve Bulgaristan'daki asimilasyon
politikalarına karşı spor yoluyla verdiği mücadeleyi ele alır.·
"Naim
Süleymanoğlu" (Ahmet Haldun Terzioğlu):
Sporcunun yaşamını ve başarılarını çizgi roman formatında sunan popüler bir
yayındır.2.
Akademik Araştırmalar ve Makaleler
Bulgaristan
göçmeni sporcuların sosyolojik ve psikolojik durumlarını inceleyen ya da
Balkanlar'daki Türk spor tarihine ışık tutan önemli akademik yayınlar
bulunmaktadır:
·"Bulgaristan’da
Kurulan Bir Türk Derneği: Turan Gençlik ve Spor Birliği" (Akademik Makale): DergiPark'ta yayımlanan bu tarihi araştırma, 20. yüzyılın
başlarında Bulgaristan Türklerinin kültürel ve bedensel gelişimlerini sağlamak
amacıyla kurdukları spor kulüplerini ve örgütlenme süreçlerini detaylıca ele
alır.·
"Göçmen Sporcu
Üzerine Nitel Bir Araştırma" (Akademik Makale): Olimpiyat şampiyonu haltercimiz Halil Mutlu ile bizzat yapılan mülakatlara dayanan bu bilimsel çalışma,
Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç eden sporcuların ilk yıllarda karşılaştıkları
mobbing, aile özlemi ve kültürel uyum gibi zorlukları tematik olarak inceler.·
"Spor ve Göç:
Sistematik Literatür Tarama" (Dr. Rahşan İnal): Türkiye'deki göçmen sporcuların ve özellikle Balkanlar'dan
gelen atletlerin Türk sporunun gelişimine olan "yumuşak güç" etkisini
sosyolojik açıdan analiz eden makale ve kitap bölümlerindendir.3.
Genel Bulgaristan Türkleri ve Göç Kitapları (Spor Bölümlü)
Doğrudan
sadece sporcu olmasalar da Bulgaristan Türklerinin kahramanlarını ve göç
sürecini anlatan genel kaynakların içinde sporculara geniş yer ayrılmaktadır:
·"Bulgaristan
Türkleri" (Bilâl N. Şimşir):
Alanın en temel kaynaklarından biri olan bu kitapta, Türk azınlığın sosyal ve
kültürel haklarının yanı sıra spor faaliyetlerine ve baskı döneminde
sporcuların Türkiye'ye iltica süreçlerine de değinilmektedir.·"Bulgaristan
Türklerinin Kahramanları" (Hüsniye Berraksu): Toplumda iz bırakmış önemli şahsiyetleri derleyen bu kitapta
spor dünyasından isimler de yer almaktadır.Bu
yayınlara ve makalelerin tam metinlerine erişmek için DergiPark veya Google Akademik
üzerinde "Bulgaristan
Türkleri spor tarihi", "Turan Gençlik ve Spor
Birliği" veya "göçmen sporcular
sosyolojisi" anahtar kelimeleriyle arama yapabilirsiniz.Bulgaristanlı
Türk sporcular arasından özellikle ilgilendiğiniz bir branş
(güreş, halter vb.) ya da belirli bir sporcu var mı?
İsterseniz o isme odaklanan daha spesifik yayın veya makale kaynaklarına
birlikte bakabiliriz.……………….
Bulgaristan'ın 1980'li yıllarda yoğunlaşan asimilasyon politikaları yüzünden Türkiye'ye göç etmek zorunda kalan Bulgaristan Türkleri arasında yer alan sporcular,
milli formayla özellikle halter ve güreşte önemli başarılar yakaladı.
Halil
Ibrahim Avsar
23
Mayıs 2019•Güncelleme: 23 Mayıs 2019
Ankara
Bulgaristan'da 1984-1989 yılları arasında
dozu artan asimilasyon politikaları nedeniyle Türkiye'ye göç etmek zorunda
kalan Bulgaristan Türkleri, spor alanında özellikle halter ve güreş branşlarında önemli
başarılara imza attı.
Bulgaristan'ın 1984-1989 yılları arasında
Türklere yönelik uyguladığı asimilasyon politikasından
kaçan
yaklaşık 350 bin kişinin "zorunlu göçü"nün üzerinden
30 yıl geçti.
Dönemin komünist diktatörü Todor Jivkov
liderliğindeki rejim, Türk ve
Müslüman azınlığa isim değiştirme ve anadilde konuşma
zorunluluğunun da içinde
bulunduğu baskıcı
politikalar uyguladı.
Asimilasyon yüzünden doğduğu toprakları
terketmek zorunda kalan yaklaşık 350
bin Bulgaristan Türkü, Türkiye'ye göç etti.
Bunlar arasında özellikle halter ve güreş branşlarında
ay-yıldızlı
formayla yakaladığı başarılarla adından söz ettiren birçok sporcu da yer aldı.
Olimpiyat şampiyonları Naim
Süleymanoğlu ve Halil Mutlu, halterde kazandıkları
madalyalar ve kırdıkları rekorlarla spor tarihine geçti.
Naim, Türkiye'ye getirildi
Bulgaristan'ın Kırcaali kentinde 23 Ocak
1967'de dünyaya gelen Naim Süleymanoğlu, ülkesindeki
baskılardan
kurtulmak ve Türkiye adına müsabakalara katılmak için 1986 yılında
Avustralya'da düzenlenen Halter Dünya Kupası sırasında Türk Büyükelçiliğine sığındı.
Naim Süleymanoğlu, 1986 yılında dönemin Başbakanı
Turgut Özal ve
ilgili birimlerin başarılı
operasyonuyla Türkiye'ye getirildi.
1988 Seul Olimpiyatları'na Türkiye adına
katılabilmesi için Türk hükümetince Bulgaristan'a 1 milyon dolar ödenerek,
gerekli izin alındı. O tarihten itibaren Naim Süleymanoğlu, şampiyonalara milli
mayoyla katıldı.
Milli halterci, 1988 Seul, 1992 Barcelona
ve 1996 Atlanta Olimpiyatları'nda üst üste 3 kez şampiyon
olarak tarihi bir başarıya
imza attı.
"Cep Herkülü" ayrıca 7 dünya şampiyonluğu elde ederken, Avrupa şampiyonalarında 7 altın madalya kazandı.
Kariyerine 46
dünya rekorunu da ekleyen ve elde ettiği başarılarla dünya çapında bir üne kavuşan Naim Süleymanoğlu, 18
Kasım 2017 tarihinde karaciğer
yetmezliği
nedeniyle vefat etti.
Halil, Naim'in unvanına ortak
oldu
Bulgaristan'daki baskılar nedeniyle
Türkiye'ye göç eden Halil Mutlu, Türk halterine ikinci altın çağını yaşattı.
Halil Mutlu, 1996 Atlanta, 2000 Sidney ve
2004 Atina Olimpiyatları'nda altın madalya kazanarak Naim Süleymanoğlu'nun 3 olimpiyat şampiyonluğu unvanına ortak oldu.
Ayrıca 5 dünya ve 10 Avrupa şampiyonluğu bulunan milli
halterci, çok sayıda da rekora imza attı.
Halterde Türkiye'ye olimpiyat şampiyonluğu kazandıran
Bulgaristan doğumlu bir diğer sporcu ise Taner Sağır
oldu.
2004 Atina Olimpiyatları'nda 77 kiloda
kürsünün zirvesinde yer alan milli sporcu, aynı zamanda Avrupa ve dünya şampiyonluğu sevinci de yaşadı.
Milli haltercilerden Reyhan Arabacıoğlu olimpiyat üçüncülüğü elde ederken, Sunay Bulut ve Fedail Güler de
Avrupa ve dünya şampiyonalarında
madalyalar kazandı.
Güreşte gelen başarılar
Bulgaristan doğumlu sporcular, halterde olduğu gibi
güreşte de aldıkları başarılarla
adlarından söz
ettirdi.
1992 Barcelona Olimpiyatları'nda bronz
madalya alan Ali Kayalı, Avrupa şampiyonluğu ve dünya ikinciliği de
elde etti.
Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç eden güreşçilerden Zekeriya Güçlü, dünya şampiyonluğuna ulaştı.
Avrupa
şampiyonalarında Remzi Musaoğlu, İlyas Şükrüoğlu, Efrahim Kamberoğlu kürsüde yer alma başarısı gösterirken,
Behçet
Selimoğlu 1991 Atina Akdeniz
Oyunları'nda
birinci oldu.
Türk halterinde 1989'da Bulgaristan'dan yaptırılan zorunlu
göç unutulmuyor
Türkiye Halter
Federasyonu Asbaşkanı, 2004 Atina Olimpiyat
Oyunlarışampiyonu eski milli halterci
Taner Sağır, Bulgaristan'da yaşayan Türklerin 1989'da zorunlu göçe tabi tutulmasının, Türk halterinde unutulmadığını söyledi.
Fatih Çakmak
27
Mayıs 2022•Güncelleme: 27 Mayıs 2022
Ankara
Türklerin Bulgaristan'dan 29 Mayıs 1989'da
zorunlu göç ettirilmesi sırasında aile büyükleriyle Türkiye'ye gelen Taner Sağır, o
günlere dair anılarını, halter hayatını AA muhabirine değerlendirdi.
Bulgaristan'daki Türkleri "Bulgarlaştırma" girişimleriyle
yaşanan zulümleri çok küçük yaşta olduğu için daha çok aile büyüklerinin yaşadığını belirten Sağır,
"Bulgaristan'da Türklere asimilasyon yapıldı, çok büyük bir baskıydı, en
çok hisseden anne, babalarımız ve dedelerimiz oldu." dedi.
Olimpiyat şampiyonu
Naim Süleymanoğlu'nun Bulgaristan'dan kaçıp Türkiye'ye
geldiğini hatırlatan
Sağır, "Ardından Halil Mutlu ve bizim ailemiz de
geldi. İnanılmaz
derecede bir zulüm vardı. 1989'daki bu zorunlu göç Türk
halteri için
Naim Süleymanoğlu, Halil Mutlu ve benim gibi daha birçok ismi de
kazandırdı." ifadelerini kullandı.
Bulgaristan'ın ülkedeki Türk soyunu tam
bitirmeye çalıştığını belirten Sağır,
"Tabii Naim abi Türkiye'ye geldikten sonra, Türklerin bakış açısı işleri değiştirdi. Naim abinin çıkıp televizyonlarda,
Bulgaristan'ın yaptığı zulümleri
tüm dünyaya
duyurması bizim
ailemiz olsun, Avrupa'daki tüm Türkler olsun, Avrupa'daki
insanların da
bunu duymasına, görmesine sebep oldu ve işler değişti." diye konuştu.
Naim Süleymanoğlu'nun 1986'da Avustralya'dan Londra'ya getirildikten sonra dönemin
başbakanı Turgut Özal'ın gönderdiği özel uçakla Türkiye'ye
gelmesi, ardından yaptığı konuşmaların tarihe damga vurduğunu
anlatan Sağır, sözlerini
şöyle sürdürdü:
"Tabii ki biz orada evimizi,
barkımızı, tarlalarımızı, her şeyimizi
bırakıp da
geldik. Türkiye'de
her şeye sıfırdan
başladık. En zor kısmı da orada doğmuşuz, büyümüşüz, atalarımız orada doğmuş, büyümüş. Tabii ki onun da öncesi
var, Osmanlıİmparatorluğu zamanında orası Türk topraklarıydı zaten. Zamanında Osmanlı iyi ve
güçlü aileleri oraya yerleştirip
orayı
kendine 'uç beylikleri' yapmış, orayı güçlendirmişti. Bulgaristan hükümetinin
baskılarından, şiddetli zulümlerinden, dahası isim
değiştirmesinden dolayı, yani
normalde Türk ismiyle doğuyorsunuz ama size
'Ivan'sınız ya
da 'Corc'sunuz gibi isimler takarak, sizin Türk kimliğinizi bitirmeye çalışıyorlardı.
Bunlardan dolayı göç zorunlu oldu."
"Koca Yusuf'ların, büyük güreşçilerin
çıktığı yerden geldik"
Sağır,
Bulgaristan'ın Türkleri göndermekle çok büyük hata yaptığını, orada bütün çalışanların, işleri yapanların Türkler olduğunu, Türkler zorla gönderildikten sonra Bulgaristan'ın çok büyük bir
maddi kayıp da
yaşadığını dile
getirdi.
Türkiye'de haltere nasıl başladığıyla ilgili soruyu
yanıtlayan Sağır, "Ankara'da
Pursaklar'da oturuyorduk, orada Naim abinin kardeşi
Muharrem Süleymanoğlu antrenörlük yapıyordu
ve 1994 yıllarında
arkadaşlarımızın da
etkisiyle başladık.
Sadece ben değil, Pursaklar'da 60 kişi başladık, yıllar içerisinde
4-5 kişi kaldık.
Avantajımız başımızda iyi antrenörlerin olmasıydı."
ifadelerini kullandı.
Bulgaristan'ın Kırcaali bölgesinden Naim
Süleymanoğlu, Halil Mutlu ve
Taner Sağır gibi önemli
haltercilerin çıkmasının sebebine ilişkin de
Sağır, "Ben Bulgaristan'ın Deliorman bölgesinin İsperih şehrindenim. Koca
Yusuf'ların, büyük güreşçilerin çıktığı yerden geldik. Atalarımız
Osmanlı'nın güreşçi yatağıymış, dedem de babam da amcam da hep güreş yaptı. Biz de halterci olduk, farkımız bu
oldu." şeklinde konuştu.
Avrupa ve dünya şampiyonalarında da dereceler elde ederek 2004 Atina
Olimpiyatlarışampiyonluğuna gittiğini hatırlatan
Sağır, "2003 yılında hem gençler
Avrupa'da hem gençler dünya şampiyonasında, dünya
rekoru kırarak şampiyon oldum. En yakın rakibime 20 kilo fark attım.
Hatta bir yarışmada ağabeyimle ikimiz yarıştık, o
yarışmada ben birinci oldum ağabeyim
ikinci oldu. O şekilde abimle bir fotoğrafımız da var. Unutamadığım en büyük anım
abimle birlikte yarışıp birlikte ilk ikiye
girmekti. Annem ve babam için çok gurur verici." değerlendirmesinde bulundu.
"Dünya şampiyonu
da olimpiyat madalyası kazanan da çıkacak"
Yeni Naim'lerin, Halil'lerin yetişmesi için nasıl çalıştıklarına ilişkin de Sağır, "İki eski milli sporcu olan asbaşkanımız var.
Avrupa şampiyonu abimiz Yasin
Aslan, başkan vekilimiz Ömer Öztürk de
antrenör kökenli.
Aslında yıllar önce
olması
gereken şeyi 10-15 sene geçtikten
sonra yapmış olduk. Zamanında çok
yanlışlar yapılmış, bunları düzeltmeye
çalışacağız. Bir sporcu 10-15
senede yetişiyor, bir günde yetişmiyor." yorumunda bulundu.
İyi bir
altyapı
kuracaklarını, yetenekli sporcuları bulup onlara en iyi imkanları sağlayacaklarını belirten Sağır,
"Tabii ki bunlar arasından dünya şampiyonu da olimpiyat madalyası kazanan da çıkacak.
Hedefimizin var olanın üzerine daha fazla bir şeyler
katmak. 2004 yılındaki başarıya ulaşmamız için yaptığımız
altyapı ile
bizden sonra gelecek idareciler de iyi idare ederlerse bu hedefe ulaşılır." şeklinde konuştu.
Ciddi bir sakatlık yaşadığı için
halteri erken bıraktığını kaydeden Sağır, "Sporcularımızı
halteri kaldırırken bile görmek inanılmaz heyecan veriyor.
Antrenmanlarını izlediğim zaman içlerinden
gerçekten şampiyon çıkacağına inanıyoruz."
diyerek sözlerini
tamamladı.