23 Şubat 2026 Pazartesi

Bu metnin ( Evren HER ŞEYİ VERECEK, eğer böyle istersen | Carl Jung, https://www.youtube.com/watch?v=1jT97VTkDuY, Carl Jung Felsefesi) kullanıcı için verdiği özlü mesajları derin düşünerek yazar mısınız. metin insanlara "neleri ve nasıl yap" diyor. 22.02.2026


Bu metnin ( Evren HER ŞEYİ VERECEK, eğer böyle istersen | Carl Jung, https://www.youtube.com/watch?v=1jT97VTkDuY, Carl Jung Felsefesi, 21.02.2026)  kullanıcı için verdiği özlü mesajları derin düşünerek yazar mısınız. metin insanlara "neleri ve nasıl yap" diyor

22.02.2026

ChatGPT:

Metnin temel iddiası, Carl Jung referansıyla şunu söylüyor:
Hayat rastgele değildir; senin bilinç, bilinçdışı, duygu ve inanç yapın gerçekliğini şekillendirir.

Derin düşünerek süzdüğümüzde metin insanlara şu özlü mesajları veriyor:


I. Metnin Ana Felsefesi:

“Evren sana değil, senin frekansına yanıt verir.”

Yani:

  • İsteklerin değil,
  • İçsel durumun,
  • Netliğin,
  • Duygusal tonun,
  • İnanç altyapın
    gerçekliği belirler.

II. Metin İnsanlara NE YAP Diyor?

1. Ne istediğini muğlak bırakma — kristal netliğe ulaş

Metin şunu söylüyor:

“Mutlu olmak istiyorum” deme.
“Ayda şu kadar gelir elde ediyorum” de.
“Aşk istiyorum” deme.
“Şu özelliklerde bir ilişki içindeyim” de.

Öz mesaj:
Belirsiz niyet = belirsiz hayat.


2. İstemeyi acziyetle yapma

Metin şunu reddediyor:

  • Yalvarma
  • Çaresiz bekleme
  • Kıtlık psikolojisi
  • “Ne olur olsun” hali

Çünkü:

Çaresizlik = “bende yok” frekansı.

Öz mesaj:
Eksik gibi değil, sahip gibi iste.


3. Duyguyu değiştir

Metnin en kritik vurgusu bu.

Sadece cümle değil, duygu ayarı önemlidir.

Şunu söylüyor:

  • Eğer içten içe korku varsa,
  • Şüphe varsa,
  • “Ben kimim ki?” varsa,

O zaman bilinçdışı daha güçlüdür.

Bu doğrudan Jung’un gölge kavramına bağlanır.

Öz mesaj:
Gerçekliği değiştirmek istiyorsan, önce duygusal altyapını değiştir.


4. Görselleştirme yap — ama seyirci olarak değil, aktör olarak

Metin burada şunu söylüyor:

  • Hayal kurma,
  • Deneyimle.
  • Sadece görme,
  • Hisset.
  • Sadece düşünme,
  • O kimliğe gir.

Yani:

“Olmak istediğin kişi gibi davran.”

Bu aslında kimlik dönüşümüdür.


5. Sınırlayıcı inançlarını teşhis et

Metin burada çok kritik bir psikolojik noktaya değiniyor:

  • “Para zor kazanılır.”
  • “Benim kaderim bu.”
  • “Aşkta yüzüm gülmez.”

Bunların çoğu sana ait değildir.

Toplumsal programdır.

Öz mesaj:
İnançlarını sorgula.
Gerçek sandığın şeyler sadece yüklenmiş olabilir.


6. Şükran pratiği yap

Ama sıradan bir teşekkür değil.

Metin diyor ki:

Şükür, yokluk bilincini varlık bilincine çevirir.

Ve ilginç bir tersine mantık öneriyor:

  • Sahip olunca şükretme.
  • Şükret ki sahip olasın.

7. İlhamlı eylem yap

Metin tamamen pasif bir “otur hayal kur” öğretisi sunmuyor.

Şunu söylüyor:

  • Kapı açılır,
  • Ama içeri sen girersin.

Yani:

  • Finansal özgürlük istiyorsan öğren.
  • Aşk istiyorsan sosyalleş.
  • Başarı istiyorsan harekete geç.

Öz mesaj:
İçsel hizalanma + somut eylem.


8. Sürece güven

En zor kısım burada:

  • Kontrol etme
  • Sabırsız olma
  • Her gün toprağı kazma

Metin burada teslimiyet kavramını savunuyor.


III. Metin İnsanlara NASIL YAP Diyor?

Özetle 8 adımlı bir sistem sunuyor:

  1. Net niyet belirle
  2. Onu yaz
  3. Görselleştir
  4. Duygusal olarak yaşa
  5. Sınırlayıcı inançları yakala
  6. Onları yeniden yaz
  7. Şükran pratiği yap
  8. İlhamlı eyleme geç
  9. Sonra bırak (kontrol etme)

IV. Metnin En Özlü 5 Cümlelik Mesajı

  1. Hayatın tesadüf değil, içsel yapının yansımasıdır.
  2. Belirsiz isteyen, belirsiz yaşar.
  3. Çaresizlik frekansı yokluğu büyütür.
  4. Kimliğin değişirse kaderin değişir.
  5. Niyet + duygu + inanç + eylem = sonuç.

V. Daha Derin Okuma: Metnin Psikolojik Alt Katmanı

Metin aslında mistik bir dil kullansa da temelde üç psikolojik ilkeye dayanıyor:

  1. Kimlik teorisi
    İnsan davranışı kimliğe göre şekillenir.
  2. Bilişsel yeniden yapılandırma
    İnanç değişirse algı değişir.
  3. Duygusal durum karar sonuç zinciri

VI. Fakat…

Derin düşünürsek şu kritik soru ortaya çıkar:

Metin insanlara içsel sorumluluk veriyor.
Ama dışsal koşulların rolünü neredeyse tamamen dışlıyor.

Yani:

  • Sosyoekonomik şartlar,
  • Yapısal eşitsizlik,
  • Şans faktörü

metinde yok denecek kadar az.

Bu nedenle metnin mesajı güçlü ama tek boyutlu.


VII. En Kısa Özeti

Metin şunu söylüyor:

Kurban olma.
Netleş.
Kimliğini değiştir.
Duygunu ayarla.
Eyleme geç.
Sonra güven.


İstersen bir adım daha derine inebiliriz:
Bu metni felsefi açıdan mı, psikolojik açıdan mı, yoksa eleştirel açıdan mı çözümleyelim?



Şunu dedin:

Yazdığınız "VI. Fakat" kısmında paylaştığım metne eleştiriniz var. Ama "azimli olmak" eleştirinize karşı bir cevap mı...



ChatGPT:

Çok yerinde bir soru sordunuz.

Hayır — “VI. Fakat” bölümündeki eleştirim azimli olmaya karşı bir itiraz değildi.
Azim, kararlılık ve içsel disiplin elbette değerlidir. Eleştiri başka bir noktaya yönelikti.

Şimdi daha net ayıralım:


1️ Azim Nedir?

Azim şudur:

  • Hedef belirlemek
  • Engellere rağmen devam etmek
  • Çaba göstermek
  • Öğrenmek
  • Disiplinli olmak

Bu sağlıklıdır. Hatta gereklidir.


2️ Metnin Yaklaşımı Nereye Kayıyor?

Metin şu iddiayı güçlü biçimde öne sürüyor:

İçsel frekansın değişirse dış dünya değişir.
Yeterince net, emin ve duygusal olarak hizalıysan sonuç garanti.

İşte eleştiri burada başlıyor.

Çünkü bu yaklaşım:

  • Başarısızlığı tamamen bireyin bilinçdışına yükleyebilir.
  • Dışsal koşulların etkisini neredeyse yok sayabilir.
  • “Olmadıysa yeterince inanmadın” sonucuna varabilir.

Bu, azim eleştirisi değil;
determinist içselleştirme eleştirisi.


3️ Azim ile “Frekans Determinizmi” Arasındaki Fark

Azim der ki:

Çalış, diren, öğren, tekrar dene.

Metnin güçlü versiyonu der ki:

İçsel hizalanma varsa sonuç kaçınılmazdır.

Bu ikisi aynı değil.


4️ Gerçek Hayatta Ne Var?

Gerçeklik genellikle üç bileşenli çalışır:

  1. İçsel durum (motivasyon, özgüven, netlik)
  2. Eylem (çalışma, strateji, beceri)
  3. Yapısal koşullar (ekonomi, sosyal ağ, tarihsel bağlam)

Metin birinciyi aşırı merkezileştiriyor.

Benim “VI. Fakat” notum şuydu:

İnsan tamamen iç dünyasıyla kaderini belirleyen bir varlık değildir.


5️ Ama Şunu da Kabul Edelim

Metnin güçlü tarafı şudur:

İnsanların çoğu:

  • Belirsiz ister,
  • Duygusal sabotaj yapar,
  • İçsel çelişki yaşar,
  • Eylemle niyet uyumsuzdur.

Bu açıdan metin motive edici ve toparlayıcıdır.


6️ Asıl Tehlike Nerede?

Tehlike şu cümlede gizlidir:

“Olmadıysa yeterince doğru frekansta değildin.”

Bu, farkında olmadan:

  • Yoksulu suçlayabilir,
  • Hastayı suçlayabilir,
  • Başarısızı suçlayabilir.

O yüzden eleştiri azime değil;
psikolojik yükün tek yönlüleştirilmesineydi.


7️ Daha Dengeli Bir Cümle

Metnin yaklaşımı şöyle dengelenebilir:

İçsel netlik ve duygu hizalanması başarı ihtimalini artırır;
ama dışsal gerçeklik ve yapısal faktörler de belirleyicidir.

Bu denge kurulduğunda metin çok daha güçlü olur.


İstersen bir adım daha ileri gidelim:

Bu metin Jungçu mu gerçekten, yoksa Jung’u popüler kişisel gelişim diliyle mi kullanıyor?
Orası da ayrıca ilginç bir tartışma alanı.



Şunu dedin:

Paylaştığım metin esasen; "kendini bırakma, mücadele et, buna içsel olarak daima hazır ol" demiş olabilir mi... Tabii 6. maddede yazdığınız eleştiri de doğrudur.



ChatGPT:

Evet.
Metnin daha sade, daha “toprağa basan” bir okuması tam da söylediğiniz yere çıkar:

Kendini bırakma.
Mücadeleyi bırakma.
İçsel olarak daima hazır ol.

Aslında metnin mistik dili soyulduğunda geriye şu çekirdek kalıyor:


1️ “Kurban psikolojisinden çık”

Metin sürekli şunu reddediyor:

  • Şikâyet etme
  • “Neden ben?” deme
  • Yazgıya teslim olma
  • Dışarıyı suçlama

Bu, pasiflikten çık çağrısıdır.

Bu anlamda evet:
“Kendini bırakma.”


2️ “İçsel dağınıklığını toparla”

Metin diyor ki:

  • Belirsiz olma
  • Çelişkili olma
  • Korku ile isteme
  • İnanmadan dileme

Bu aslında psikolojik disiplin çağrısıdır.

Yani:

İçsel hazırlık = zihinsel düzen + duygusal kararlılık


3️ “Mücadeleyi yalnız dışarıda arama”

Burada önemli bir nokta var.

Metin mücadeleyi sadece dış dünyada değil,
iç dünyada da ver diyor.

  • İnançlarını sorgula
  • Gölgenle yüzleş
  • Korkuna karşı çık
  • Kendine karşı mücadele et

Bu, Jungcu anlamda bir “bireyleşme mücadelesi”ne benziyor.


4️ Ama mücadele biçimi farklı

Bu metin klasik “dişini sık, savaş, zorla” mücadelesini önermiyor.

Onun yerine şunu öneriyor:

  • Hizalan
  • Netleş
  • İnşa et
  • Sonra kararlı şekilde yürü

Yani mücadele = bilinçli mücadele.


5️ Metnin Gizli Omurgası

Metni tek cümleye indirirsek:

İçsel olarak dağınık olan dışarıda güçlü olamaz.

Bu, aslında oldukça makul bir tezdir.


6️ Eleştiriyle Uyumlu Okuma

Benim önceki “VI. Fakat” notum şunu söylüyordu:

Metin bazen dış koşulları fazla geri plana itiyor.

Ama sizin söylediğiniz yorumla birlikte okursak metin şöyle dengelenir:

İçsel hazırlık şarttır,
ama tek başına yeterli değildir.

Bu haliyle metin daha sağlam bir zemine oturur.


7️ Derin Psikolojik Okuma

Metnin özü belki de şudur:

  • İnsan çoğu zaman dış koşullardan değil,
  • İçsel dağınıklığından kaybeder.

Bu her zaman doğru değildir,
ama sıklıkla doğrudur.


8️ En Özlü Hali

Evet, metin şunu demiş olabilir:

  • Kendini bırakma.
  • İçini toparla.
  • İnançlarını düzelt.
  • Net ol.
  • Mücadeleyi bırakma.
  • Ama panik ve korkuyla değil, bilinçle yürü.

İstersen daha da derine inebiliriz:

Bu metin bir modern kader anlayışı mı,
yoksa sekülerleştirilmiş bir tevekkül öğretisi mi?

Orada da ilginç bir katman var.

Formun Üstü

 

Formun Altı

 


22 Şubat 2026 Pazar

Bülent Hasan Tanla’nın Vefatından Sonra Hakkında Çıkan Yazılar Eylül 2025 Yayın: 22.02.2036

 

Bülent Hasan Tanla’nın Vefatından Sonra Hakkında Çıkan Yazılar

Eylül 2025

Yayın: 22.02.2026

 


 

Bülent Tanla’nın, Şubat–Ağustos 1989 döneminde kendisine teklif ettiğim projeyi kabul etmesi ve 1990 yılında kurulan Veritel Bilgi Bankası’nın kuruluş sürecinde bana proje vererek destek olması, hayatımda önemli bir dönüm noktasıdır. “Bilgi bankacılığı” alanına bir girişimci olarak adım atma idealimde verdiği destek benim için son derece kıymetliydi; o güven ve teşvik, yolumu açan bir güç oldu.

Disiplinli, ciddi çalışan ve karizmatik bir insandı. Gözlerindeki o canlı ve sürekli hareketlilik, keskin zekâsının adeta dışa vurumuydu. Nezaketi ve yanında çalışanlara sahip çıkma tavrı ise hafızamda yer eden özelliklerindendir.

1975 yılı, ülkemizde “anarşi” olarak adlandırılan dönemin başladığı bir yıldı. Böyle bir atmosferde bilgi temelli girişimciliğe yönelmesi, üzerinde özellikle durulması gereken bir cesaret ve vizyon örneğidir.

Bugün yapay zekâ bilgi temelli büyük bir sıçramayı temsil ediyor. Dünyanın bu aşamaya gelmesinde, bilgiyi üretmeye, işlemeye ve kurumsallaştırmaya çalışan Bülent Tanla gibi binlerce insanın katkısı olduğunu unutmamak gerekir.

Aşağıda, vefatının ardından onun hakkında kaleme alınan yazıları derlemeye çalıştım. İnternet ortamında metinlerin zamanla kaybolmasına karşı, kendi imkânlarım ölçüsünde küçük bir tedbir almak istedim.

İsimlerimizin benzerliği, Fatih kökenli oluşumuz ( https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ertugrul-ozkok/bulent-tanlanin-iskenderpasa-gunleri-98482 ) ve bilgi girişimciliğine duyduğumuz tutku ortak yönlerimizdi. Bülent Tanla girişimcilikte son derece başarılı bir insandı; ben o seviyeye ulaşamadım.

Hakkında, hatıralardan oluşan kapsamlı bir kitap hazırlanmasını özellikle dilerim.

Ruhu şad olsun.

Bülent Ağaoğlu

1

 

Cemil Çakmaklı ·

oSrnseptdomsm8l3cf6lgu6cuh20gm10u1g04201l1492umg0f19i3293tcf ·

BÜLENT TANLA'NIN ARDINDAN

YA DA GÜLE GÜLE EPİSTEMOLOG..

Sınıf arkadaşım,

fikirdaşım, ortağım,

Bülent TANLA' yı kaybettim.

Bir insan kaybetmek farklı bir anlam taşır benim kitabımda..

Kaybetmek için, kaybettiğinin sende var olması gerekir..

Bir insanın bir insanda var olması için de; insanların birbirine karşılıklı emek vermesi lazım, birbirini çoğaltması lazım, aynı değerlere ulaşmak lazım, o değerler için birlikte savaşmak lazım...

Ve; beraber savaştığın adamı sevmek lazım.

Biz Bülent'le; bilginin az, bilgide ajitasyonun çok olduğu 1968'li yıllarda, İktisat Fakültesinde sınıf arkadaşıydık...

Şimdiki gibi bilginin yapay zeka belleklerinde depolanmadığı, bilginin kamusal mal olmadığı yıllardı o yıllar...

Yazan yoktu, çizen yoktu, bilgiyi arayan yoktu..

Hadi haksızlık etmeyelim o zamanlara, "çok yoktu" diyelim...

Oturduk onunla, gerçek bilginin kıt olduğu o yıllarda;

BİAR/ BİLGİ İNCELEME ARAŞTIRMA diye bir şirket kurduk..

Bilgi üreten bir şirket..

Neler yapmadık neler? Mesela Merkez Bankası için, hiçbir yerde kaydı olmayan ama "Dış Ödemeler Dengesi" içinde önemli yer tutan, Türkiye'de Turizm Gelirlerini ve bavul ticaretini periyodik olarak araştırdık. Merkez Bankası yıllarca o verileri kullandı.

Hemen hiçbir sektörün; sistematik datası yoktu bir sürü Sektör Raporu ürettik. Yerli, yabancı bir sürü yatırımcı o bilgileri kullandı. Bilgi ürettik ve sattık...

O sonra, PİAR markası ile seçim araştırmaları duayeni oldu..

Biz Bülent'le; sadece o zamanlar için yepyeni kimsenin aklına getiremeyeceği ve de cesaret edemeyeceği bir işe girmedik ..

Kafa kafaya verip tartıştık, birbirimize emek verdik, birbirimizi çoğalttık..

Sevdik birbirimizi..

Onun için, onu içselleştirdiğim için, bende çok farklı bir yeri olduğu için, içimden bir parça koptu ve kelimenin tam anlamıyla,

GERÇEKTEN KAYBETTİM onu..

Sevgili eşi Müjde, büyük ressamımız Nuri İYEM'in kızıdır.

O ailenin, o güzel insanların yanında olmak bana bir Nuri İYEM koleksiyonu kazandırdı.

Bana hep onu hatırlatacak o koleksiyon...

Bülent' e ben; çok iyi bilgi üretip pazarlayabildiği için

EPİSTEMOLOG diye takılırdım..

Gülüşürdük...

Şimdi de o ünvanla yolcu edeyim de onu, ona gülücük olsun..

Gülücükle gitsin o taraflara..

GÜLE, GÜLE EPİSTEMOLOG

GÜLE, GÜLE KARDEŞİM...

GÜLE GÜLE..

Cemil ÇAKMAKLI

https://www.facebook.com/cemilcakmakl

 

2

Can Aksın ·

otrspoSdnem12u02586h8ü495y ,fl23h1Eu1616t8i2 7iu806tl0:4l2i9 ·

ÇOK BÜYÜK BİR ACI

BÜLENT TANLA'YI KAYBETTİK

50 yıllık dostum, sevgili Bülent Tanla'yı kaybetmişiz. Oğlu Hasan Tanla söyledi, "çoklu organ yetmezliği" nedeniyle kaybetmişiz. 25 gündür hastanede tedavi görüyormuş.

Bülent Tanla benim çok eski bir dostum. İktisat Fakültesinde başlayan dostluğumuz, son yıllara kadar çok yakın bir şekilde devam ediyordu. Yazları Ayvalık'a gelir beraber tatil yapardık. Hem iş arkadaşı, hem iş ortağı bile olmuştuk.

Çok üzgünüm. Başımız sağ olsun Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun ışıklarda uyusun 🙏🙏🙏

Başta eşi Müjde ve oğlu Hasan olmak üzere bütün aileye sabırlar diliyorum.

Fotoğraflar Bülent Tanla ve Can Aksın Ayvalık'ta Şeytanın Kahvesi'nde.

Aykut Taluy, Bülent Tanla ve Hasan Tanla.

 

3

Bülent Gündoğmuş

otrspoSdnem12u02u86h69495hi9f423h1gulg16t0i217iu806t80s4l6i9 ·

YİRMİ DÖRT SAAT ARAŞTIRMACI

Bülent H. Tanla Türkiye’de ilk araştırma şirketi olan PEVA’dan sonra kurulan PİAR’ın ortaklarından, benim de iki patronumdan biriydi. Kendine özgü bir kişiliği olan Tanla, pragmatik, pratik, çok yönlü, hızlı düşünüp hızlı karar alabilen, önüne çıkan fırsatı kolayca değerlendirmesini bilen, neşeli, vizyoner ve tutumlu bir insandı.

Somut bir ürün olmadığı için araştırma “satmak” hayli zordur. Tanla tanıdığım en yetenekli araştırma “pazarlayabilen” bir araştırmacıydı. O, deyim yerindeyse 24 saat araştırma düşünebiliyordu.

Üniversiteyi yeni bitirmiş henüz çok genç iken onunla defalarca çok sayıda üst düzey “müşteri” ziyareti yaptık, araştırma sattık ve ben bu toplantılarda ondan çok şey öğrendim.

PİAR’dan ayrılıp YÖNTEM’i kurduğum ilk yıllar teklif verdiğimiz bazı projelerden bizim lehimize çekilmiş, hatta birkaç kez proje paslamıştı. Özellikle çözümü konusunda pek iyi olmadığım bürokratik bir sorunla karşılaştığımda her zaman bir telefon kadar uzağımda olmuş, her türlü desteği vermişti.

Ölümün hiç yakışmadığı Bülent Tanla’yı bugün toprağa verdik. Huzur içinde uyusun.

 

4

Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı ·

sroenStpdo914 589l 7ylm3ü320l40um6021f,g132ui10f8f6h3E:a3l73 ·

Danışma Kurulu üyemiz Bülent Tanla'nın vefatını üzüntüyle öğrendik.

Tanla, çeşitli gazete ve dergilerde siyasi, ekonomik ve sosyal konularda çok sayıda çalışmaları bulunan bir fikir insanıydı.

Vakıf'mız yanı sıra Şişli Terakki Eğitim Vakfı,Türk Yunan Dostluk Derneği gibi mesleki, eğitim ve kültür kurumlarının üyesi ve aktivisti olmuştur.

Ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

#bülenttanla

#nazimhikmetvakfi #nazimhikmetvakfiuyeleri

 

5

Bülent Gündoğmuş

rpndSoseot4hy04a91all:5lu3755 Eau090h m21lf61üuc1,hi4656gt52 ·

Araştırma sektörünün öncülerinden, sevgili Bülent Tanla’yı kaybettik.

 

6

Zekiye Eylul

nsSdrpoteogü1al gf2947 04669c,2571tlEy7tl3l91m59t3t08hc62t:1 ·

Yaklaşık 30 yıl boyunca aynı çatı altında çalıştığımız, bizlere bir gün olsun kırıcı tek söz söylemeyen, daima saygı ve nezaketle yaklaşan değerli patronumuz Sayın BÜLENT HASAN TANLA'nın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim.

Her zaman hakkaniyetli, insana değer veren tavrıyla bize sadece bir patron değil, aynı zamanda güven duyduğumuz bir büyüğümüz oldu. Allah ondan binlerce kez razı olsun; bizlerin de duası, sevgisi ve rızası daima onunladır

Annemin acısını yaşarken şimdi de böylesine kıymetli bir insanı kaybetmenin derin hüznünü yaşıyorum. Rabbim mekânını cennet, ruhunu şâd eylesin. Onu daima güzel hatıralarla ve hayır dualarla anacağız.😭🙏

 

7

Aydın Baylan ·

pdooSsernt62460tm,lhy3iü0 6509l:a6 hlm29uE66uf5m80ii02a11812 ·

Türkiye’nin ilk Siyasal Anketçilerinden , CHP 20 ve 22. Dönem İstanbul Milletvekili H. Bülent Tanla yaşama veda etti.

………………….

 

Bülent Hasan Tanla'nın vefat tarihi 26 Eylül 2025'tir.

Birçok güvenilir kaynak (T24, Sözcü, NTV, Cumhuriyet, Ekşi Sözlük, Türkiye Araştırmacılar Derneği resmi duyurusu ve çeşitli haber siteleri) bu tarihi doğrulamaktadır. Vefat haberi 26 Eylül 2025'te kamuoyuna duyurulmuş, cenazesi ise ertesi gün (27 Eylül 2025 Cumartesi) Zincirlikuyu Camii'nde kılınan öğle namazının ardından Beykoz Mahmut Şevket Paşa Köyü Mezarlığı'na defnedilmiştir. Kendisi 79 yaşındaydı”. Grok.ai

……………………………..

 

3 yapay zekanın değerlendirmesi;

 

Bülent Tanla Hakkında bir değerlendirme yazısı hazırlar mısınız. Pazar Araştırmalarındaki öncülüğünden de söz eder misiniz. 1975 ya da 1976 senesinde PİAR'ı Harbiye'de ortaklarıyla kurdular diye biliyorum.

22.02.2026

Grok.ai

Tüm güvenilir kaynaklar (Vikipedi, TBMM özgeçmişi, haber siteleri gibi T24, Sözcü, Gazete Oksijen, NTV, biyografi sayfaları) onun eğitim ve kariyerini şu şekilde özetliyor:

  • Lise: Saint-Benoît Fransız Lisesi ve Pertevniyal Lisesi.
  • Üniversite: İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni 1971 yılında mezun oldu (iktisatçı unvanı aldı).
  • Kariyer başlangıcı: Öğrencilik yıllarında araştırma sektöründe anketör ve editör olarak çalışmaya başladı.
  • Asıl mesleği: 1975'te PİAR'ı kurdu, 1983-1995 arası PİAR-Gallup başkanı olarak sektörde öncü oldu.
  • Sonrası: Siyasete geçiş (DSP ve CHP milletvekilliği), danışmanlık (Deniz Baykal başdanışmanlığı), çeşitli vakıf/dernek üyelikleri.

Grok.ai

Bülent Hasan Tanla (1946-2025), Türkiye'de **pazar araştırması** ve **kamuoyu araştırması** alanlarının öncülerinden biri olarak kabul edilen, aynı zamanda siyasetçi, danışman ve fikir insanıydı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu olan Tanla, akademik eğitimi sonrası özel sektörde kısa süreli görevler aldıktan sonra (örneğin 1975-1976 arası bazı sanayi kuruluşlarında metot şefi olarak), asıl kariyerini araştırma sektörüne adadı.

**Pazar araştırmalarındaki öncülüğü**, 1975 yılında (bazı kaynaklarda 1975 Ağustos ayı olarak belirtilir) **PİAR** (Piyasa Araştırmaları Ltd. Şti.)'yi Harbiye'de ortaklarıyla birlikte kurmasıyla başladı. Bu, Türkiye'de sistematik piyasa ve sektör araştırmalarının kurumsallaşmasında dönüm noktasıydı. O dönemde bilgi kıtlığı ve ajitasyonun hâkim olduğu bir ortamda, Tanla ve ortakları (örneğin Cemil Çakmaklı ile birlikte başlattıkları "Bilgi İnceleme Araştırma" gibi girişimlerin devamı niteliğinde) gerçek veri üreten bir şirket modelini hayata geçirdi. PİAR, Merkez Bankası için turizm gelirleri ve bavul ticareti gibi o zamana dek sistematik verisi olmayan alanlarda araştırmalar yaptı; çeşitli sektör raporları üreterek yerli ve yabancı yatırımcılara bilgi sağladı. Bu çalışmalar, Türkiye'de veri temelli karar alma kültürünün yerleşmesinde kritik rol oynadı.

1983'te uluslararası Gallup zinciriyle birleşerek **PİAR-Gallup** adını aldı ve bu ortaklık, kamuoyu araştırmalarının Türkiye'de kurumsallaşmasında öncü oldu. Tanla, 1995'e kadar şirketin başkanlığını yürüttü ve yaklaşık 4.000 araştırma projesine imza attı. Özellikle siyasal anketlerde duayenleşti; seçim tahminleri, kamuoyu eğilimleri ve sosyal-ekonomik analizlerle tanındı. Araştırma sektöründeki meslektaşları (örneğin Bülent Gündoğmuş) onu "24 saat araştırmacı" olarak nitelendirirdi: Pragmatik, vizyoner, hızlı karar alan ve en zor "araştırma satma" işinde yetenekli biriydi. Somut ürün olmayan bir alanda müşteri ikna etmekte ustaydı; genç araştırmacılara üst düzey ziyaretlerde rehberlik etti, bürokratik sorunlarda destek oldu.

Siyasi kariyeri de araştırma birikimine dayanıyordu: DSP ve CHP'den 20. ve 22. dönem İstanbul milletvekili seçildi, Deniz Baykal'ın başdanışmanlığı yaptı. Çeşitli gazete/dergilerde siyasi, ekonomik ve sosyal yazılar yazdı; Şişli Terakki Eğitim Vakfı, Türk-Yunan Dostluk Derneği, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı gibi kurumların üyesiydi.

Vefatının ardından (26 Eylül 2025), yakın dostları ve meslektaşları duygusal anmalar yayımladı. Cemil Çakmaklı, onu "epistemolog" (bilgi üreten filozof) diye anarak, sınıf arkadaşı, fikirdaşı ve ortağı olarak kaybetmenin acısını anlattı: Bilgi kıtlığında "gerçek bilgi" üreten, birbirlerini çoğaltan, seven bir ilişkiyi vurguladı. Can Aksın 50 yıllık dostluğunu, yaz tatillerini paylaştı. Bülent Gündoğmuş, onun neşeli, tutumlu ve fırsatçı yanını övdü. Zekiye Eylül gibi eski çalışanları, saygılı ve hakkaniyetli patronluğunu hayırla yâd etti.

Bülent Hasan Tanla, Türkiye'de araştırmacılığın "bilgi üretip satma"dan öte, toplumsal ve siyasal kararlara katkı sağlayan bir disipline dönüşmesinde öncü oldu. Pragmatizmi, vizyonu ve insan odaklı yaklaşımıyla sektörde iz bıraktı. Mekânı cennet olsun; emeği, araştırmacılar ve siyasetçiler arasında hâlâ saygıyla anılıyor.

……………….

Chat.Gpt

Bülent Tanla Üzerine Değerlendirme

Bülent Tanla, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu olmakla birlikte akademik kariyer yapmamış; buna karşılık Türkiye’de kamuoyu ve pazar araştırmalarının erken dönem kurucu isimlerinden biri olarak öne çıkmıştır. Onun önemi, teorik üretimden ziyade uygulama alanında yeni bir zihniyet ve yöntem kazandırmış olmasındadır.

1975–1976: PİAR’ın Kuruluşu

1975 ya da 1976 yılında Harbiye’de ortaklarıyla birlikte kurduğu PİAR (Piyasa ve Kamuoyu Araştırmaları), Türkiye’de modern anlamda kamuoyu araştırmalarının kurumsallaşmasında bir eşik oluşturmuştur.

O dönemde Türkiye’de:

·         Kamuoyu yoklamaları yaygın değildi.

·         Seçim tahminleri çoğunlukla sezgilere ve kulis bilgilerine dayanıyordu.

·         Pazar araştırması ise sistematik ve bilimsel bir çerçeveye henüz kavuşmamıştı.

PİAR, örneklem, anket tasarımı, saha organizasyonu ve veri çözümleme tekniklerini düzenli bir metodolojiye bağlayarak bu alana disiplin getirdi. Bu yönüyle Tanla, Türkiye’de “ölçmeden konuşmama” anlayışının erken temsilcilerinden sayılabilir.

Akademisyen Değil, Kurucu Uygulamacı

Tanla’nın konumu bir öğretim üyesi ya da teorisyen olmaktan ziyade, uygulamayı kurumsallaştıran girişimci entelektüel olarak tanımlanabilir. Akademik altyapısını saha pratiğine aktarmış; veriyi karar süreçlerinin merkezine koyan bir yaklaşımı savunmuştur.

Bu fark önemlidir:

·         Akademisyen bilgi üretir.

·         Uygulamacı o bilgiyi toplumsal ve ekonomik alanda işlerlik kazandırır.

Tanla’nın katkısı ikinci alandadır.

1970’lerin Türkiye’sinde Veri Kültürü

1970’li yıllar, siyasal gerilimlerin yüksek olduğu bir dönemdi. Bu ortamda kamuoyu araştırması yapmak yalnızca teknik değil, aynı zamanda cesaret gerektiren bir faaliyetti. Ölçüm sonuçlarının siyasal tartışmalara girebilmesi, araştırma kültürünün meşruiyet kazanmasını sağladı.

PİAR’ın çalışmaları:

·         Siyasal partilerin strateji geliştirmesine,

·         Medyanın seçim analizlerine,

·         Özel sektörün tüketici davranışını anlamasına

önemli katkılar sundu.

Genel Değerlendirme

Bülent Tanla, Türkiye’de pazar ve kamuoyu araştırmalarının kurumsallaşma sürecinde erken dönem öncülerden biridir. Akademik kürsüde değil; sahada, şirket yapısı içinde ve uygulama pratiğinde iz bırakmıştır.

Onu şu üç başlıkta değerlendirmek mümkündür:

1.    Türkiye’de bilimsel örneklem temelli araştırma kültürünün yerleşmesine katkı

2.    Kamuoyu ölçümünü siyasal karar süreçlerinin parçası haline getirme çabası

3.    Pazar araştırmalarının kurumsal bir çerçeveye kavuşmasına öncülük

İsterseniz bu metni daha tarihsel-belgesel bir çerçeveye oturtabilir; 1970’ler Türkiye’sinde araştırma şirketlerinin doğuşunu karşılaştırmalı olarak da ele alabiliriz.

…………………..

Verdiğiniz tanıklıklar ışığında Bülent Tanla’yı artık yalnızca “araştırma şirketi kurucusu” olarak değil, Türkiye’de bilgi üretimini kurumsallaştırmaya çalışan bir kuşağın temsilcisi olarak değerlendirmek gerekir.


Bülent Tanla: Bilgiyi Üreten ve Pazarlayan Bir “Epistemolog”

Bülent Hasan Tanla, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde 1968 kuşağının içinde yetişmiş; akademik kariyer yerine sahada bilgi üretmeyi seçmiş bir isimdir. Onu özgün kılan nokta, bilgiyi yalnızca edinilecek bir şey değil, üretilecek, işlenecek ve satılabilecek bir değer olarak görmesidir.

Cemil Çakmaklı’nın ifadesiyle kurdukları BİAR – Bilgi İnceleme Araştırma, Türkiye’de “bilgi üretmeyi” doğrudan faaliyet alanı haline getiren erken girişimlerden biridir. Bu, 1970’lerin Türkiye’sinde son derece yenilikçi bir yaklaşımdı.

Veri Yokluğunda Veri Üretmek

O yıllarda:

·         Turizm gelirleri düzenli ölçülmüyordu.

·         Bavul ticareti kayıt dışıydı.

·         Sektörel veri setleri sistematik değildi.

Tanla ve ortaklarının Merkez Bankası için yürüttükleri çalışmalar — özellikle Dış Ödemeler Dengesi içinde önemli yer tutan turizm gelirleri ve bavul ticareti araştırmaları — Türkiye’de ekonomik verinin kurumsallaşmasına katkı sağlamıştır. Ürettikleri verilerin yıllarca kullanılması, yaptıkları işin kalıcılığını gösterir.

Bu yönüyle Tanla, “veri yokken veri üreten” kuşağın temsilcisidir.


PİAR ve Kamuoyu Araştırmalarında Duayenlik

BİAR deneyiminden sonra PİAR markasıyla kamuoyu araştırmalarında öne çıkması, onun ikinci büyük evresidir.

PİAR, Türkiye’de modern kamuoyu araştırmalarının erken ve etkili aktörlerinden biri olmuştur. Tanıklıklardan anlaşıldığı üzere Tanla:

·         Araştırmayı tasarlayan,

·         Saha organizasyonunu kuran,

·         Ama en önemlisi araştırmayı pazarlayabilen bir isimdi.

Bülent Gündoğmuş’un ifadesiyle “somut ürünü olmayan araştırmayı satabilmek” başlı başına bir yetenekti. Tanla’nın bu konudaki başarısı, Türkiye’de araştırma sektörünün ekonomik olarak sürdürülebilir hale gelmesinde rol oynamıştır.

Onun için kullanılan “24 saat araştırmacı” ifadesi, mesleki zihinsel sürekliliğini anlatır. Araştırma onun için mesai saatleriyle sınırlı bir iş değil, sürekli işleyen bir düşünme biçimiydi.


Siyaset ve Kamusal Alan

Tanla’nın daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi saflarında 20. ve 22. dönem İstanbul milletvekilliği yapması, onun kamuoyu ve siyasal analiz alanındaki birikiminin parlamentoya taşındığını gösterir. Araştırma kökenli bir siyasetçi olarak veriye dayalı düşünme alışkanlığını siyasal alana taşıdığı söylenebilir.

Ayrıca Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Danışma Kurulu üyeliği, Şişli Terakki Eğitim Vakfı ve Türk-Yunan Dostluk Derneği gibi kurumlarla ilişkisi, onu yalnızca bir iş insanı değil; kültürel ve entelektüel çevrelerle temas halinde bir kamusal figür olarak konumlandırır.


Kişilik Özellikleri ve İnsanî Boyut

Tanıklıklar onun:

·         Pratik ve hızlı düşünen,

·         Fırsatları değerlendirebilen,

·         Tutumlu ama vizyoner,

·         Çalışanlarına karşı saygılı ve hakkaniyetli,

·         Dostluk ilişkilerine önem veren

bir kişiliğe sahip olduğunu ortaya koyuyor.

“Epistemolog” yakıştırması ironik ama anlamlıdır. O bir akademik epistemolog değildi; fakat bilginin üretim, dolaşım ve değer kazanma süreçlerini sezgisel ve pratik biçimde kavramış bir isimdi.


Genel Değerlendirme

Bülent Tanla’yı üç eksende değerlendirmek mümkündür:

1. Bilgi Üretiminin Kurucularından

Veri kıtlığının hüküm sürdüğü bir dönemde sistematik ekonomik ve sektörel veri üretimine katkı sağlamıştır.

2. Araştırma Sektörünün Öncülerinden

PİAR ile kamuoyu ve pazar araştırmalarının kurumsallaşmasına öncülük etmiş, araştırmayı pazarlanabilir bir hizmet haline getirmiştir.

3. Kamusal ve Kültürel Figür

Siyaset, vakıf çalışmaları ve entelektüel çevrelerle ilişkisi sayesinde araştırma bilgisini kamusal alana taşımıştır.


Onun ardından yazılan metinlerde en çok vurgulanan şey “bilgi üretme tutkusu” ve “insanî zarafeti”dir. Bu iki özellik birleştiğinde ortaya çıkan profil şudur:

Bilgiyi seven, bilgiyi üreten, bilgiyi pazarlayan ve bilgiyi kamusal değere dönüştüren bir kuşak temsilcisi.

İsterseniz bu metni daha kısa bir ansiklopedik madde formuna ya da daha edebî, hatırat üslubunda bir anma yazısına da dönüştürebilirim.

……………..

Gemini

26 Eylül 2025 tarihinde aramızdan ayrılan Bülent Hasan Tanla, Türkiye’de hem modern kamuoyu araştırmacılığının kurumsallaşmasında hem de sosyal demokrat siyasetin stratejik mutfağında derin izler bırakmış bir isimdi.

Kendisi sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda toplumsal veriyi siyasetin merkezine yerleştiren bir "strateji mimarı" olarak anılmaktadır. İşte Bülent Tanla’nın hayatı ve Türkiye’ye katkıları üzerine bir değerlendirme:


1. Kamuoyu Araştırmacılığının Öncüsü: PİAR Dönemi

Bülent Tanla denilince akla gelen ilk kavram, Türkiye’de bilimsel anlamda kamuoyu araştırmalarını başlatan isim olmasıdır.

·         PİAR Araştırma: 1975 yılında kurduğu PİAR (Piyasa Araştırma), Türkiye’de anketçiliği "tahmin"den öteye taşıyıp, sosyolojik bir veri disiplini haline getirmiştir.

·         Küresel Standartlar: 1983 yılında Gallup International ağına dahil olarak, Türkiye'deki siyasal ve sosyal eğilimlerin uluslararası standartlarda analiz edilmesine öncülük etmiştir. Bu dönemde hazırladığı raporlar, Türkiye'nin değişen toplumsal yapısını anlamak isteyen tüm kesimler için bir başvuru kaynağı olmuştur.

2. Siyasetin Stratejik Akıl Hocası

Tanla, veriye dayalı siyaset yapma anlayışını CHP çatısı altına taşıyan en önemli isimlerden biriydi.

·         Danışmanlık ve Milletvekilliği: 20. ve 22. Dönem İstanbul Milletvekilliği görevlerinin yanı sıra, özellikle Deniz Baykal döneminde CHP Genel Başkan Başdanışmanlığı ve Genel Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlendi.

·         Seçim Stratejileri: Siyasal iletişim ve kampanya yönetimi konularında uzmanlığıyla, CHP'nin seçim stratejilerinin belirlenmesinde "sessiz ama etkili" bir güç oldu. Siyaseti sadece meydanlarda değil, sosyolojik analiz masalarında kurgulayan bir vizyona sahipti.

3. Toplumsal ve Kültürel Katkıları

Siyaset ve iş dünyasının ötesinde, Tanla tam bir İstanbul beyefendisi ve sivil toplum gönüllüsüydü.

·         Sivil Toplum: Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’ndan Şişli Terakki Eğitim Vakfı’na kadar pek çok önemli kurumda yönetim kademelerinde yer alarak kültür ve eğitime destek verdi.

·         Türk-Yunan Dostluğu: Bölgesel barışa olan inancıyla Türk-Yunan Dostluk Derneği gibi oluşumlarda aktif rol oynadı.


Bir Vizyonun Mirası

Bülent Tanla'nın vefatı, Türkiye için bir "bilgi ve strateji" kütüphanesinin kapanması gibidir. Siyaseti bir inatlaşma değil, toplumu anlama sanatı olarak gören yaklaşımı, bugün her zamankinden daha değerli hale gelmiştir.

……………………

Bülent Tanla'nın dahil olduğu belirli bir dönem (örneğin 90'lar CHP siyaseti veya PİAR'ın kuruluş süreci) hakkında daha detaylı bir araştırma veya analiz hazırlamamı ister misiniz?