73 yaşında 2003 senesinde vefat eden Çelik Gülersoy ülkemizin kültür sanat tabiat turizm değerleri üzerine titriyordu, onlara koruma altına almaya çalışıyor Bu konuda çeşitli projeler yürütüyor ve hayata geçiriyordu. onun bu yaklaşımı için bir değerlendirme yapar mısınız
6.1.2026
Chat
Gpt
Çelik Gülersoy’un (1923–2003) kültür,
sanat, tabiat ve turizm alanlarına yaklaşımı, Türkiye’de koruma bilincinin
kurumsal ve ahlaki temellere oturtulması bakımından istisnai bir yere
sahiptir. Onun titizliği, bir ilgi ya da duyarlılık düzeyinde kalmamış; sorumluluk
alan, müdahil olan ve sonuç üreten bir tutuma dönüşmüştür.
1. Koruma anlayışı:
“Yaşatarak muhafaza”
Gülersoy’un koruma yaklaşımı, müzeye
kaldıran, donduran ya da sadece tescille yetinen bir anlayış değildir.
O, kültür ve tabiat değerlerini:
- Günlük hayatın içine katan,
- Toplumla temasını koparmayan,
- İşlev kazandırarak geleceğe taşıyan
bir çizgiyi savunmuştur.
Bu yönüyle onun korumacılığı,
bürokratik değil medeniyet temellidir.
2.
Kültür–tabiat–turizm üçlüsünü birlikte düşünmesi
Çelik Gülersoy’un en ayırt edici
vasfı, bu üç alanı birbirinden ayırmadan ele almasıdır:
- Tabiat, korunması gereken bir emanet,
- Kültür ve sanat, bu emanete anlam kazandıran
hafıza,
- Turizm ise bunların doğru anlatılması ve
paylaşılması için bir araçtır.
Onun gözünde turizm, kültürü tüketen
değil; doğru kurgulandığında korumayı güçlendiren bir imkândır. Bu
bakış, Türkiye’de uzun yıllar hâkim olan “ya koruma ya kalkınma” ikiliğini aşan
bir anlayıştır.
3. Projeci kimliği ve
uygulama gücü
Gülersoy’u birçok kültür insanından
ayıran en önemli özellik, fikrini projeye, projeyi uygulamaya dönüştürme
iradesidir.
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu çatısı altında:
- Tarihî yapıların restorasyonu,
- Kent estetiği ve çevre düzenlemeleri,
- Kültür mirasının tanıtımına yönelik yayın ve
mekân çalışmaları
gibi somut adımlar atmıştır.
Bu çalışmalar, bireysel heveslerle
değil, kurumsal süreklilik anlayışıyla yürütülmüştür.
4. Estetik ve nitelik
hassasiyeti
Çelik Gülersoy için koruma yalnızca
“ayakta tutmak” değildir; nitelikli, zarif ve ölçülü biçimde ayakta
tutmaktır.
Bu nedenle:
- Kitsch’e,
- Özentiye,
- Kimliksiz restorasyonlara
mesafeli durmuştur.
Onun estetik duyarlılığı, kültür
mirasına gösterilen saygının bir parçasıdır.
5. Zamanının
ilerisinde bir vizyon
Bugün sıkça kullanılan:
- “Sürdürülebilir turizm”,
- “Kültürel miras bilinci”,
- “Yerel değerlerin korunarak değerlendirilmesi”
gibi kavramlar, Gülersoy’un pratiğinde çok daha erken tarihlerde karşılık bulmuştur.
Bu nedenle o:
- Döneminin rüzgârına kapılan değil,
- Dönemine yön vermeye çalışan
bir kültür insanıdır.
Genel değerlendirme
Çelik Gülersoy’un yaklaşımı:
- Koruyucu ama yasakçı olmayan,
- Kültürcü ama nostaljik olmayan,
- Turizmci ama tahripkâr olmayan
bir denge anlayışına dayanır.
Bugün Türkiye’de kültür ve tabiat
mirası üzerine yapılan pek çok tartışma, onun açtığı yolların hâlâ tam olarak
doldurulamadığını göstermektedir. Bu bakımdan Çelik Gülersoy, sadece geçmişin
saygın bir ismi değil; bugün hâlâ düşünülmesi ve okunması gereken bir ölçü
insanıdır.
İsterseniz bu değerlendirmeyi bir anma
yazısı, bir önsöz, ya da “Çelik Gülersoy’un mirası ve günümüz”
başlıklı daha analitik bir metne dönüştürebiliriz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder