5 Mart 2026 Perşembe

Atatürk, Türk Tarih Kurumu'nu neden kurdu 5.3.2026

 

Atatürk, Türk Tarih Kurumu'nu neden kurdu

5.3.2026

Grok

Mustafa Kemal **Atatürk**, Türk Tarih Kurumu'nu (o zamanki adıyla Türk Tarihi Tedkik Cemiyeti) **1931 yılında** bizzat kendi direktifiyle kurdurmuştur. Kuruluş süreci 1930'da başlamış, Türk Ocakları'nın VI. Kurultayı'nda (28 Nisan 1930) Afet İnan'ın sunduğu önergeyle resmileşmiş ve 15 Nisan 1931'de bağımsız bir kurum haline gelmiştir.

Atatürk'ün bu kurumu kurma nedeni, birkaç temel noktada özetlenebilir:

1. **Avrupa merkezli tarih yazımına karşı bilimsel cevap verme ihtiyacı** 

   O dönemde Avrupa devletlerinin ders kitaplarında ve tarih anlatılarında Türkler sıklıkla "barbar", "ikinci sınıf millet" veya sadece "istilacı kavim" olarak gösteriliyordu. Türklerin medeniyete katkıları yok sayılıyor veya küçümseniyordu. Atatürk, bu çarpık ve önyargılı algıyı kırmak için Türk tarihinin **ilk kaynaklardan**, tarafsız ve bilimsel yöntemlerle araştırılması gerektiğini düşünüyordu.

2. **Türk milletinin gerçek tarihî yerini ve medeniyete katkılarını ortaya çıkarma** 

   Atatürk'ün ifadesiyle: Türklerin dünya tarihinde en eski çağlardan beri hakiki yerinin ne olduğu, medeniyete ne gibi hizmetlerde bulunduğu bilimsel olarak belgelenmeliydi. Bu, yeni kurulan Cumhuriyet'in millî kimliğini güçlendirecek, Türk milletine özgüven aşılayacak ve "tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir" anlayışıyla millî mücadele ruhunu tarih boyutuyla destekleyecekti.

3. **Millî tarih bilincini oluşturma ve genç nesillere doğru tarih öğretme** 

   Osmanlı'dan kalan tarih anlayışının yerine, Türk tarihini Orta Asya kökenlerinden başlayarak objektif biçimde inceleyen bir anlayış yerleştirilmek isteniyordu. Bu kurum aracılığıyla tarih, millî birliğin ve modernleşme idealinin manevi cephesi haline getirilmek amaçlanıyordu.

Atatürk, kurumun çalışmalarına bizzat katılmış, toplantılarına başkanlık etmiş ve yönlendirmiştir. Kurumun temel amacı hâlâ geçerlidir: Türk ve Türkiye tarihini çağdaş sosyal bilim yöntemleriyle araştırmak, yayımlamak ve toplumda doğru tarih bilincini geliştirmek.

Kısaca Atatürk, Türk Tarih Kurumu'nu **"Tarihimizi kendimiz yazalım, başkalarının yazdığı çarpık tarihle yetinmeyelim"** düşüncesiyle kurmuştur. Bu, Cumhuriyet'in milliyetçilik, laiklik ve modernleşme ilkeleriyle doğrudan bağlantılı bir adımdı.

Mirasını da TTK için bağışladı mı

Evet, **Atatürk** mirasının bir kısmını doğrudan **Türk Tarih Kurumu** (TTK) için bağışlamıştır – ancak bu, **tüm mirasını** kapsamayan, vasiyetnamedeki belirli bir gelir kalemidir.

 

Atatürk, 5 Eylül 1938'de Dolmabahçe Sarayı'nda el yazısıyla hazırladığı vasiyetnamede (resmi olarak açılışı ölümünden sonra yapılmıştır), sahip olduğu nakit para (**nukut**), hisse senetleri ve Çankaya'daki menkul/gayrimenkul mallarını belirli şartlarla **Cumhuriyet Halk Partisi**'ne (CHP) terk etmiştir. Bu mallar (özellikle İş Bankası'ndaki hisseler) İş Bankası tarafından nemalandırılacak (yatırımla değerlendirilecek), elde edilen yıllık gelirden (**nemadan**) şu şekilde dağıtım yapılacaktır:

- Öncelikle, yakınlarına (kız kardeşi Makbule'ye aylık 1.000 TL, manevi kızı Afet İnan'a 800 TL, Sabiha Gökçen'e 600 TL, Ülkü Adatepe'ye 200 TL, Rukiye ve Nebile'ye 100'er TL) maaş bağlanacak.

- Bazı ek yardımlar (Sabiha Gökçen'e ev alınması, İsmet İnönü'nün çocuklarına eğitim yardımı vb.).

- **Kalan miktar** (mütebaki nema) **yarı yarıya** **Türk Tarih Kurumu** ile **Türk Dil Kurumu**'na (TDK) tahsis edilecektir.

Yani doğrudan TTK'ya "bağış" şeklinde kalan kısım, İş Bankası hisselerinden gelen yıllık temettü/nema gelirinin **yarısı**dır. Bu gelir, Atatürk'ün vasiyeti gereği TTK'nın (ve TDK'nın) temel finansman kaynaklarından biri olmuştur ve hâlâ Anayasa'nın 134. maddesinde korunmaktadır.

**Notlar:**

- Atatürk'ün çiftlikleri (Ankara'daki model çiftlikler vb.) daha önce 1937'de Hazine'ye bağışlanmıştı.

- Çankaya Köşkü ve çevresindeki bazı araziler de vasiyette CHP'ye bırakılmış, ancak sonradan farklı düzenlemeler yapılmıştır (örneğin bazı kısımlar devlet mülkiyetine geçmiş, bugün müze olarak kullanılmaktadır).

- Vasiyetin bu maddesi yıllarca uygulandı, ancak zaman zaman (özellikle 2020'lerde) gelirlerin Hazine'ye aktarılması gibi tartışmalar çıktı; fakat resmi olarak vasiyet hâlâ geçerlidir ve kurumlar bu gelirden yararlanır.

Kısaca: Evet, mirasının önemli bir gelir kısmını (İş Bankası hisselerinin nemasının yarısını) **Türk Tarih Kurumu** için vasiyet etmiştir – bu, kurumun bilimsel çalışmalarını sürdürmesi için bilinçli bir tercihtir ve Atatürk'ün tarih bilincine verdiği önemin bir uzantısıdır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder