24 Ağustos 2021 Salı

100. Yılında Sakarya Savaşı

 

100. Yılında  Sakarya Savaşı

Hikmet Özdemir

Cumhuriyet Kitapları




Bu kitap, zamanımızdan yüz yıl önce Ankara’nın hemen yakınında 22 gün ve gece süren bir meydan muharebesinde Türk ordusunun, dâhi bilginlerin akıl gücünü gerektiren zorlu askeri taktik problemlerini Mustafa Kemal’in nasıl çözüme kavuşturduğunu anlatmaktadır.

 Aynı zamanda bu dönem işgal altında bir ülkede, beka krizinin hızla tırmandığı koşullarda genel iradeye dayalı bir mecliste “savaş demokrasisi” uygulamasının en özgün ve hiç kuşkusuz dünyadaki en başarılı örneğidir.

Kahramanımız uzun muharebe günlerinde “bilgelik”, “sabır” ve “cesaret” yüklü emir ve yönlendirmeleriyle aniden beliren sorunları bir akordeon ahenginde ve her defasında cesaretle ve tam zamanında çözüme kavuşturmuş; kendisine inananları zaferle buluşturmuştur.

Tarihte az sayıda kahraman, kılıçlarından saçılan kıvılcımlarla zafere giden yolu önceden sezebilmiştir…

Büyük kriz dönemlerinde bu kahramanların milletlerinin beka sorunlarını aşarken gösterdikleri başarılar, onların dehalarının ve önceden seziş yeteneklerinin sonucudur.

https://www.cumhuriyetkitap.com.tr/sakarya-savasi


Metodoloji

 Metodoloji


Bülent Ağaoğlu

24.8.2021



Ülkemizde insanlarımızın büyük bir kısmının zihinlerinde sorgulanmamış ezberler var... (Devamlı karşı çıkmak, "şu şudur, bu budur... o kadar", "öyle olmaz" ile varılan yer; "Çarşı her şeye karşı".)

Önemli olan;

Üzerinde düşünülen, üzerinde çalışılan konularda;

  • Sorular sormak,
  • Sorgulayıcı olmak,
  • Ezberlerden uzak durmak,
  • Konunun kaynaklarını (yayınlar vs.) derinlemesine, detaylı olarak tespit edip, bunlar üzerinde okumalar, irdelemeler, incelemeler yapmak,

Sonra da bütün bunlar neticesinde gerçeği / hakikati baz alarak senteze gitmeye çalışmak.

Mesela Attila İlhan "sentez" yaklaşımına çok önem veren bir düşünürdü.





23 Ağustos 2021 Pazartesi

Yörüklerin özellikleri derlemesi (1)

 

Yörüklerin özellikleri derlemesi (1)

23.8.2021, 25.1.2025


yörükleri insani özellikleri bakımından ifade eden anlatan kavramlar nelerdir?

1

25.1.2025

Gemini

Yörükler, yüzyıllardır göçebe yaşam tarzıyla Anadolu coğrafyasında varlığını sürdüren ve kendine özgü bir kültüre sahip olan bir topluluktur. Bu yaşam tarzı, Yörükleri pek çok açıdan şekillendirmiş ve onlara özgü bazı insani özellikler kazandırmıştır.

Yörükleri Tanımlayan İnsani Özellikler

  • Bağımsızlık ve Özgürlük Sevgisi: Göçebe yaşam tarzı, Yörükleri dış etkenlerden bağımsız ve özgür olmaya itmiştir. Kendi kararlarını kendileri alır, toprağa bağlı kalmadan özgürce dolaşırlar.
  • Doğa ile İç İçe Yaşam: Yörükler, doğayla iç içe yaşayan bir topluluktur. Hayvancılık ve tarımla uğraşmaları, doğayı yakından tanımalarını ve ona saygı duymalarını sağlamıştır.
  • Misafirperverlik: Yörükler, geleneksel olarak misafirperverliği çok önemseyen bir topluluktur. Evlerine gelen her kişiye sıcakkanlılıkla davranır ve sofralarını paylaşırlar.
  • Dayanışma ve Birlik: Göçebe yaşamının zorluklarına karşı koyabilmek için Yörükler arasında güçlü bir dayanışma ve birlik duygusu gelişmiştir. Birlikte hareket eder, birbirlerine yardım ederler.
  • Çalışkanlık ve Azim: Zorlu yaşam koşullarına rağmen Yörükler, çalışkan ve azimli bir topluluktur. Hayatta kalmak için sürekli mücadele ederler.
  • Sabır ve Hoşgörü: Uzun yolculuklar, iklim değişiklikleri gibi zorluklarla başa çıkabilmek için Yörükler sabırlı ve hoşgörülü olmayı öğrenmişlerdir.
  • Zekâ ve Uyarlanabilirlik: Yeni yerlere uyum sağlamak ve zorlu koşullarda hayatta kalabilmek için Yörükler zeki ve uyum sağlayabilen insanlardır.
  • Kültürel Mirasına Bağlılık: Yörükler, yüzyıllardır taşıdıkları kültürel mirasına büyük değer verirler. Geleneklerini, göreneklerini ve el sanatlarını yaşatmaya özen gösterirler.

Bu Özelliklerin Kaynakları

Yörüklerin bu özellikleri, göçebe yaşam tarzının yanı sıra yaşadıkları coğrafya, tarihsel süreçler ve kültürel etkileşimler gibi birçok faktörün bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Örneğin:

  • Göçebe Yaşam Tarzı: Sürekli yer değiştiren bir yaşam, bağımsızlık, dayanışma, doğa ile iç içe olma gibi özellikleri beraberinde getirmiştir.
  • Coğrafya: Anadolu'nun çeşitli iklim ve coğrafi koşullarına uyum sağlamak zorunda kalmak, Yörükleri zorluklara karşı dayanıklı ve uyum sağlayabilen insanlar haline getirmiştir.
  • Tarihsel Süreçler: Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşadıkları siyasi ve sosyal değişimler, Yörüklerin kimliklerini şekillendirmiştir.

Sonuç

Yörükler, özgürlüğüne düşkün, doğaya saygılı, misafirperver, dayanışmacı, çalışkan, sabırlı, zeki ve kültürel mirasına bağlı insanlardır. Bu özellikler, onların yüzyıllardır Anadolu coğrafyasında varlıklarını sürdürebilmelerini sağlamıştır.

Not: Yörükler hakkında yapılan bu tanımlama genel bir çerçeve sunmaktadır. Her birey farklı olduğu için her Yörükte bu özelliklerin aynı şekilde görülmeyebilir.

Ek Bilgiler

Yörükler hakkında daha detaylı bilgi almak için aşağıdaki kaynakları inceleyebilirsiniz:

  • Kitaplar: Yörük kültürü üzerine yazılmış akademik çalışmalar ve romanlar
  • Belgeseller: Yörüklerin yaşam tarzını ve kültürünü anlatan belgeseller
  • İnternet Siteleri: Yörük kültürüne dair bloglar ve forumlar

Bu konuda başka sorularınız varsa lütfen çekinmeden sorun.

Örneğin:

  • Yörüklerin geleneksel el sanatları nelerdir?
  • Yörüklerin kullandığı dil ve lehçeler nelerdir?
  • Yörüklerin yaşadığı zorluklar nelerdir?

Bu gibi sorularınız, konuyu daha derinlemesine incelemenize yardımcı olacaktır.

 

2

yörükleri insani özellikleri bakımından ifade eden anlatan kavramlar nelerdir?

yörükleri insani özellikleri bakımından ifade eden anlatan kavramlar nelerdir?

 

ChatGPT

Yörükler, Anadolu, Balkanlar ve Orta Asya'da göçebe ya da yarı göçebe yaşam tarzını benimsemiş Türk topluluklarıdır. İnsani özellikleri bakımından onları ifade eden kavramlar, yaşam tarzlarından, kültürel değerlerinden ve sosyal yapılarından türetilmiştir. İşte Yörükleri anlatan bazı temel kavramlar:

1. Bağımsızlık

  • Göçebe yaşam tarzının temelinde özgürlük ve bağımsızlık duygusu yatar. Yörükler, doğayla iç içe yaşamayı seçtiklerinden, bağımsızlıkları onlar için büyük bir değer taşır.

2. Misafirperverlik

  • Konukseverlik, Yörük kültüründe vazgeçilmezdir. Çadırlarını misafire açma ve onları ağırlama kültürü, toplumsal ilişkilerinde önemli bir yer tutar.

3. Doğaya Uyum

  • Yörükler, doğayı bir yaşam alanı olarak görür ve onunla uyum içinde yaşarlar. Çobanlık, tarım ve hayvancılık, doğayla olan bağlarını güçlendiren başlıca uğraşlardır.

4. Dayanışma

  • Göçebe yaşamın zorlukları, Yörükler arasında güçlü bir dayanışma duygusu geliştirmiştir. Komşulara ve akrabalara yardım etme, birlikte sorun çözme gibi özellikler topluluklarında sıkça görülür.

5. Çalışkanlık

  • Hayvancılık ve el sanatları gibi emek isteyen işler, Yörüklerin çalışkanlığını ve üretkenliğini simgeler. Özellikle kadınların dokuma, halı ve kilim sanatında becerileri öne çıkar.

6. Sadelik

  • Göçebe hayatın getirdiği sınırlılıklar, Yörüklerin yaşam tarzında sadeliği ve doğallığı benimsemelerine neden olmuştur. Eşyaları ve ihtiyaçları genellikle minimaldir.

7. Cesaret ve Atılganlık

  • Yörükler, tarihi süreçte savaşçı bir topluluk olarak da bilinirler. Cesaret ve atılganlıkları, özellikle düşmanlara karşı gösterdikleri direnişlerde öne çıkar.

8. Sözlü Kültür

  • Yörükler, sözlü edebiyatın güçlü temsilcileridir. Masallar, türküler, destanlar ve atasözleri gibi öğeler, kültürlerinin temel taşlarını oluşturur.

9. Göçebelik ve Hareketlilik

  • Göçebelik, Yörüklerin kimliğini tanımlayan en önemli unsurlardan biridir. Hareketlilik, onları hem çevreye hem de yeni yaşam koşullarına uyum sağlamada esnek kılar.

10. Özgüven

  • Kendi kendine yetme ve doğa şartlarıyla başa çıkma becerisi, Yörüklerde güçlü bir özgüven duygusu yaratmıştır.

11. Sadakat ve Geleneklere Bağlılık

  • Yörükler, aile bağlarına ve topluluk içindeki geleneklere büyük önem verir. Sadakat, onların toplumsal yapısında temel bir unsurdur.

12. Maneviyat

  • Dini değerlere ve maneviyata bağlılık, Yörüklerin hayatında önemli bir yer tutar. İslam inancı, sosyal yaşamlarına ve günlük pratiklerine yön verir.

Bu kavramlar, Yörüklerin kimliğini oluşturan ve onları diğer topluluklardan ayıran temel insani özelliklerini yansıtır. Yörük kültürüne dair daha derinlemesine incelemeler yapmak isterseniz, tarihsel belgeler, sözlü halk edebiyatı eserleri ve etnografik çalışmalar faydalı olacaktır.

Şunu dedin:

başka

ChatGPT

Yörüklerin insani özelliklerini ve kültürel değerlerini ifade eden daha fazla kavram da mevcuttur. İşte ek olarak ele alabileceğimiz bazı özellikler ve kavramlar:

13. Özgür Ruh

  • Yörükler, doğayla ve toplumla iç içe, bağımsız bir yaşam sürerler. Bu özgürlük, onların karar alma süreçlerinde ve sosyal ilişkilerinde önemli bir yer tutar. Göçebelik, hayatlarını sabit bir düzenin dışına çıkaran bir özgürlük anlayışını besler.

14. Direncilik (Azim)

  • Yörükler, zor şartlar altında yaşamlarını sürdürebilme konusunda son derece dirençlidirler. Güçlü doğa koşulları, hayvancılık gibi ağır işler ve göçebe yaşamın zorluklarına karşı gösterdikleri azim, onları güçlü kılar.

15. Aile Bağları ve Kuşaklar Arası İletişim

  • Yörükler, aile bağlarını son derece güçlü tutarlar. Aile içindeki kuşaklar arası bilgi aktarımı ve dayanışma, sosyal yapılarını pekiştirir. Yaşlılar, topluluğun bilgeliğini temsil eder, gençlere hem geleneksel bilgileri hem de yaşam becerilerini aktarır.

16. Savaşçılık ve Kahramanlık

  • Tarihsel olarak Yörükler, birçok dönemde askerî faaliyetlere katılmış bir toplumdur. Hem Osmanlı İmparatorluğu'nun hem de daha önceki devletlerin askerî güçlerinde önemli roller oynamışlardır. Bu nedenle, kahramanlık ve savaşçılık onların kültürel kimliğinde önemli bir yer tutar.

17. Edebiyat ve Şiir

  • Yörükler, zengin bir sözlü edebiyat geleneğine sahiptirler. Özellikle özgürlük, aşk, doğa, kahramanlık gibi temalar üzerinde yoğunlaşan şiirler ve türküler, toplumsal kimliklerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu şarkılar ve şiirler, hem topluluk içi iletişimi hem de kültürel mirası aktarır.

18. İnatçılık

  • Yörüklerin doğaya, toplumsal düzene ve aile geleneklerine karşı gösterdikleri bağlılık, bazen inatçılıkla özdeşleşir. Kendi yaşam biçimlerine sıkı sıkıya bağlıdırlar ve kolayca başkalarının fikirlerine ya da önerilerine uyum sağlamazlar.

19. Emeğe Saygı

  • Yörükler, çok çalışkan bir toplumdur ve emeğe büyük saygı gösterirler. Çobanlık, tarım, hayvancılık ve el sanatları gibi farklı uğraşlarla gelir elde ederler. Emeğin kutsallığına inanırlar ve emeklerinin karşılığını almaktan gurur duyarlar.

20. Çevreye Duyarlılık

  • Yörükler, göçebe yaşam tarzıyla çevreyi sürekli olarak tanımak ve ona saygı göstermek durumundadırlar. Her yeni yerleşim yeri, onlar için bir öğrenme ve uyum sürecidir. Doğal kaynakları verimli kullanmak, gelecek nesillere aktarılabilir şekilde yönetmek onlar için önemlidir.

21. Bireysel Özgürlük ve Toplumsal Dayanışma Arasındaki Denge

  • Yörük topluluklarında bireysel özgürlük ile toplumsal dayanışma arasında bir denge vardır. Her birey, kendi özgürlüğüne ve haklarına sahip olmakla birlikte, toplumun refahı ve bütünlüğü için de katkıda bulunmak zorundadır.

22. Hikayecilik ve Anlatıcılık

  • Yörükler, zengin bir sözlü kültürle şekillenen topluluklardır. Hikayecilik, toplumsal belleğin korunmasında önemli bir araçtır. Efsaneler, destanlar ve halk hikayeleri, onların tarihini, kültürünü ve değerlerini gelecek nesillere aktarma biçimidir.

23. Geleneklere ve Ritüellere Bağlılık

  • Yörükler, geçmişten gelen ritüel ve geleneklere derin bir saygı duyarlar. Düğünler, bayramlar, doğumlar ve ölüm gibi olaylarda geleneksel kutlamalar ve ritüeller büyük bir öneme sahiptir.

24. Süregelme (Göç Etme) Kültürü

  • Yörüklerin yaşamında, geçmişten günümüze kadar süregelen bir göç etme kültürü vardır. Bu göçler bazen mevsimsel olurken, bazen de ekonomik ya da sosyal sebeplerle daha uzun mesafeleri kapsar. Süregelme, onların hayatta kalma becerilerini geliştiren, esnek bir kültürel özelliktir.

Bu ek kavramlar, Yörüklerin sosyal ve kültürel yaşamlarını anlamada daha derin bir bakış açısı sağlar. Yörüklerin yaşam tarzı, gelenekleri, değerleri ve toplumsal yapıları, onların insani özelliklerini şekillendiren önemli unsurlardır.

 





.................................

1

"YÖRÜKLERİN ÖZELLİKLERİ

Günümüze kadar uzanmış Yörükler, hayat tarzlarını ve yaşayışlarını şu özelliklerle tanımlamaktadır:

1.    Aile kavramı ve bağlar onlar için oldukça önemlidir. Hayat göçebe bir şekilde sürerken, aileler birbirlerine kenetlenip, ortak bir davranış içinde olmak ve beraber mücadele etmek zorundadırlar.

2.    Yerleştikleri bölgelerde insanlarla iyi ilişkiler kurmaktadırlar. Uyumludurlar. Çadırlarını ziyaret eden kişilere ikramda bulunmak, adetlerindendir. Yenilik ve yabancı insanlara karşı önyargıları azdır. Her türlü farklılığa karşı hoşgörü içindedirler.

3.    Aralarında akrabalık bağı olanlar, aynı aşiretin kişileri ile evlenebilir.

4.    Paylaşım yapmaya ve görev bilinci onlar için çok önemlidir.

5.    Kişisel bakımlarına önem verirler. Çadırlarını genelde su kaynaklarına yakın bölgelere kurmaktadırlar. 

6.    Özgürlükçüdürler. Göçebe yaşam tarzı, Yörükleri özgürlüklerine düşkün bir hale getirmiştir. Yerleştikleri yerde bağımsızlıklarını tehlikeye sokacak bir durum oluşursa orayı hemen terk ederler. Göçebe yaşam, özgürlüğü esas alsa da kuralları olan bir sistemdir. Disiplin, olmazsa olmazdır. 

7.    Ölüm, doğum ya da herhangi bir olağandışı durum, Yörüklerin göç vaktini engelleyemez. Göç vakti yola çıkılır. 

8.    Yörükler, tüm ihtiyaçlarını doğadan karşıladıkları için, kendilerini doğaya karşı sorumlu hissederek, bilinçli davranmışlardır. Ağaçlara, ormanlara zarar vermeden yaşamışlardır.

9.    Dertlerini, sevgilerini, acılarını maniler ve türküler aracılığı ile ifade etmişlerdir.

10.  Her ne kadar erkek egemenliği baskın olsa da ailenin yaşlı kadını da söz sahibidir. Çadırların yönetimi yaşlı kadınlara aittir. 

11.  Yörüklerde muhafazakârlık olduğu söylenemez. Genç kızlar ve erkekler koyun, keçi otlatmaya gidebilir.

12.  Yörükler, şiir ve ağıtlarında genelde Osmanlı’nın iskân politikası sebebiyle yerlerinden edilmelerini konu edinmiştir. Ve o ünlü dize ortaya çıkmıştır: “Ferman padişahınsa, dağlar bizimdir”

http://yorukkulturu.com/yoruk-kitabi/

----------------------------------------.

2

https://www.denizliyeniolay.com/kose-yazilari/ben-yurugum/1719/






https://www.denizliyeniolay.com/kose-yazilari/ben-yurugum/1719/

 

 3

 GOOGLE: "YÖRÜKLERİN ÖZELLİKLERİ"

https://eksisozluk.com/yoruklerin-ozellikleri--5847854

https://www.turkascihaberleri.com/HaberDetay/75589/Yoruklerin-Ozellikleri-Nelerdir-.html

https://www.dailymotion.com/video/xbdptq

https://osmanliyorukcadiri.com/etiket/yoruklerin-ozellikleri/


“Eserde, Yörüklerin özellikleri, gelenek ve görenekleri masal, destan havasında, canlı, değişik bir anlatımla sergilenir.”. İçinde: Doğumunun 100. Yılı İçin Samim Kocagöz’ün Romanında Yörükler (Yuruks in Novels of Samim Kocagoz in the 100th a Niversary Of His Birth ) * Yazar  : Songül Taş       * Türü  : * Baskı Yılı      : 2016 * Sayı     : 87 * Sayfa       : 67-84 * https://folkloredebiyat.org/DergiTamDetay.aspx?ID=34&Detay=Ozet


https://www.makaleler.com/yoruk-nedir-kimlere-yoruk-denir

https://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:h_xgrIxkQd8J:https://issuu.com/dunyadadevrialem/docs/y_r_k_kitab__16ad8b89c7f714+&cd=32&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

https://dergipark.org.tr/tr/pub/dpusbe/issue/27228/286701

Yörüklerin hayat tarzı. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/9248


Yörükler Üzerine Yayınlar Kaynakçası (Deneme 1)

 

Yörükler Üzerine Yayınlar Kaynakçası (Deneme 1)

 

Bülent Ağaoğlu

İstanbul, 23.8.2021

 

Ağaoğlu, Bülent: Göçebelik kaynakçası. 2010. https://turkbibliography.com/wp-content/uploads/2021/08/id319.pdf

Göçebe Hayvancılık ve Yaylacılık Konusunda Coğrafya Yayınları Bibliyografyası (1932-2014)". 13-16ss. : https://www.academia.edu/22081962/_38_Yaylac%C4%B1l%C4%B1k_Literat%C3%BCr%C3%BC_%C3%9Czerine_Bir_De%C4%9Ferlendirme_Geographical_Literature_of_Turkish_Transhumance

-----------------------.

Aba, Veli, 1957- :  Yörükler ve Saçıkaralı aşireti / Veli Aba. -- Adana : [yayl.y.], 2012.  111, 16 s. : fotoğ. ; 20 cm.

Akbaş, S. Burhanettin, (Seyit Burhanettin), 1965- :  Kayseri'de yörükler ve Türkmenler / S. Burhanettin Akbaş -- Kayseri : Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 2005  253, [11] s. : rnk. res., tbl. ; 24 cm

Altaylardan Toroslara konargöçer Türkler/ editörler: Mustafa   Gökçe, Eren Fehmi Eroğlu ; Türkçe editörü: Betül Korkmaz.. Muğla : $b Büyükşehir Belediyesi Kültür yayınları, $c 2018. 314 s. : res., tbl. ; $c 24 cm.

Anadolu'da Yörükler : tarihî ve sosyolojik incelemeler / editör: Hayati Beşirli, İbrahim Erdal. -- 1. bsk. -- Ankara : Phoenix Yayınevi, 2007.  vi, 218 s. : res., grf. tbl. ; 21 cm. -- ( Sosyoloji)

Arslan, Ahmet: Yörükler - köylüler : $b Ben’den biz’e Sarıveliler –Barçın   Yaylası-/ $c Ahmet Arslan. Ankara : Zemge Yayınları, 2011. 119 s. ; 20 cm.

Ata, Mehmet Reşat:  Yörük bildirgesi / Mehmet Reşat Ata -- 1. bsk -- Mersin : [yayl.y.], 2000 (Çağlar Ofset)  64 s. ; 20 cm

Aygül, Bekir: Çadırın gizemi : yörüklerin anayasası, yörüklerde kültürel, sosyal, ekonomik ve askeri hayat /  Bekir Aygül -- 1. bsk. -- [Y.y. : yayl.y.],  2014 (Aydın; Aydın Tuna Matbaacılık) 168 s. : res. ;  19 cm

Çelik, Ali:  Bir yörük çocuğunun sergüzeşti ve yörüklerin dünyası / Ali Çelik. -- 2. bsk. -- Antalya : Ali Çelik, 2006.  206, [16] s. : fotog. ; 19 cm.

Dulkadir, Hilmi, 1955- :  İçel'de son yörükler Sarıkeçililer / Hilmi Dulkadir. -- 1. bs. -- İçel : İçel Valiliği, 1997.  186 s. : res., fotoğ. ; 24 cm.

Dulkadir, Hilmi: İçel’de son yörükler : Sarıkeçililer/ Mersin : İçel Valiliği, 1997. 185 s. : res., hrt. ; $c 24 cm.

Ekinci, Abdurrahman, 1944- :  Tekeli'nin dilinden telinden 2 / Abdurrahman Ekinci. -- 1. bsk. -- Burdur : Burdur Valiliği İl Kültür Turizm Müdürlüğü, 2014.  656 s. : fotoğ. ; 24 cm.

Ekinci, Abdurrahman:  Tekeli'nin dilinden telinden / Abdurrahman Ekinci. -- 1. bsk. -- Burdur : Burdur Valiliği İl Kültür Turizm Müdürlüğü, 2010.  553 s. : tbl., fotoğ. ; 25 cm.

Gökbilgin, M. Tayyib (Mehmet Tayyib), 1907-1981:  Rumeli'de Yürükler, Tatarlar ve Evlâd-ı fâtihân / M. Tayyib Gökbilgin. -- 2. bs. -- İstanbul : İşaret Yayınları, 2008.  342 s. ; 24 cm.

Güngör, Kemal, 1915-1961 :  Cenubî Anadolu yürüklerinin etno-antropolojik tetkiki / Kemal Güngör. -- Ankara : Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, 1941 (Ankara : İdeal Basımevi)  131, 32 s. : res., tbl. ; 26 cm.

Isparta çevresi yörük kültürü  : Isparta’nın somut  olmayan kültürel mirası/  Editör : Mustafa Genç ; Metin yaz. :  Rıfat Görar, Ekrem Ali Görar.[Isparta] : Süleyman Demirel Üniversitesi, 2020.vi, 298 s. :  renkli resim ;  28 cm. https://w3.sdu.edu.tr/SDU_Files/Files/yoruk_kitap.pdf

Kıvrak, Ramazan:  Yörük obalarımız / Ramazan Kıvrak. -- Gnşlm. 2. bs. -- Fethiye : Ramazan Kıvrak, 2008 (Ankara : Çetin Medya Grup)  332, [16] s. : res. (bazısı rnk.), nota ; 21 cm.

Osmanlıdan Cumhuriyete Yörükler ve Türkmenler / editörler: Hayati Beşirli, İbrahim Erdal ; yayına hazırlayan: Emek Akman. -- Ankara : Phoenix Yayınevi, 2008.  200 s. ; 22 cm.

Seyirci, Musa:  Ege yörükleri / Musa Seyirci -- İstanbul : Derin Yayınları , 2003  70 s. : res. ; 19 cm -- ( Derin Yayınevi ; yayın no:25)

Su, Kâmil, 1909-1984:  Balıkesir ve civarında Yürük ve Türkmenler / Kâmil Su. -- İstanbul : Balıkesir Halkevi, 1938.  188 s. ; 20 cm. -- ( Balıkesir Halkevi yayınlarından ; sayı: 20)

Şahin, Osman, 1938- :  Son yörük / Osman Şahin. -- İstanbul : Bilim+Gönül Yayınları, 2011.  299s. : fotoğ. ; 20 cm.

Toroslarda Yörükler : (Erdemli ve Silifke çevresi) / hazırlayanlar: Orhan Özdemir...[ve başkaları] ; editör: Turan Ali Çağlar. -- 1. bs. -- Kargıpınarı : Kargıpınarı Belediyesi, 2010.  335 s. : fotoğ. ; 23 cm.

Türker, M. Zeki: Tarihi ve sosyolojik yönüyle Çumra yörük köyleri / M. Zeki Türker. -- Konya : [yayl.y.], 1997 (Uğur Ofset Matbaacılık)  355 s. : res., hrt. ; 17 cm.

Yalçın, Emin: Osmanlı’dan milli mücadeleye  :  Toroslarda yörükler/ Emin  Yalçın ; Emin Yalçın. Ankara : Net Ofset Matbaacılık, $c 2015. iv, 362 sayfa ; 24 cm.

Yörük araştırmaları-2. https://muratpasa-bld.gov.tr/Uploads/yoruk_arastirmalari_2.pdf

Yörük kültürü ve zanaatları / editörler: Devrim Ertürk-Süleyman Şanlı -- Konya : Çizgi Kitabevi, 2018 (Çimke Basımevi) 192 s. : fotoğ. ; 24 cm. -- ( Çizgi Kitabevi yayınları ; 903. Araştırma-inceleme). Kaynakça bölüm sonlarındadır

Yörük ve Türkmenlerde Günlük Hayat Sempozyumu bildirileri, 17-18 Mayıs 2002 / yayına hazırlayan: Şenol Göka ; [düzenleyen: Yörtürk Vakfı] -- 1. bsk -- Ankara : Yörtürk, 2002 (Lazer Ofset)  216 s. ; 24 cm

 

Makaleler

Gülistan YENER  - Atila GÜL: Kültürel Peyzaj Değeri Açısından Yörük Kültürünün İrdelenmesi.  Yıl 2016, Cilt 20, Sayı 2, 15.06.2016. https://dergipark.org.tr/tr/pub/sdufenbed/issue/23916/254895

Öğr. Gör. Hüsnü Çağdaş Arslan : Seçme Örneklerle Yabancı Seyyahların Anadolu’dakı Türk(Men)Ler, Yörükler Veya Konargöçer Türklerle İlgılı Yazdıkları Üzerıne. http://yorkam.akdeniz.edu.tr/wp-content/uploads/2019/12/3.pdf

Ayşe Hilal Tuztaş Horzumlu: Yörük Kültürünü Tanıtmak: Dernekleşme Faaliyetleri Ve Yörük Şenlikleri. Türkiyat Mecmuası, C.27/2, 2017, 239-255. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/389478

https://www.kulturportali.gov.tr/mrepo/eKitap/eb-YorukKulturundeMeydana/files/assets/common/downloads/publication.pdf?uni=4e5db23472e9d73f3ec16d78c2a64991

Diğerleri

pdf site:yorkam.akdeniz.edu.tr * https://www.google.com/search?q=pdf+site%3Ayorkam.akdeniz.edu.tr&rlz=1C1SQJL_trTR806TR806&oq=pdf+site%3Ayorkam.akdeniz.edu.tr&aqs=chrome.0.69i59j69i64l2.4946j0j4&sourceid=chrome&ie=UTF-8

Çalıştaylar: http://yorkam.akdeniz.edu.tr/?page_id=29

Etkinlikler: http://yorkam.akdeniz.edu.tr/?cat=6

Yörük kültürü. https://www.mentese.bel.tr/yoruk-kulturu/

Google: yörük kültürü pdf

 


22 Ağustos 2021 Pazar

Vasilis Dimitriadis'in "Bir Evin Hikâyesi, Selânik'teki Mustafa Kemal Atatürk'ün Evi ve Ailesi Hakkında Türkçe ve Yunanca Belgeler" isimli Türk Tarih Kurumu yayınları arasında çıkan kitap hakkında

Vasilis Dimitriadis'in "Bir Evin Hikâyesi, Selânik'teki Mustafa Kemal Atatürk'ün Evi ve Ailesi Hakkında Türkçe ve Yunanca Belgeler" isimli Türk Tarih Kurumu yayınları arasında çıkan kitap hakkında

22.8.2021

 

1

19 Şubat 2017, Pazar

ERHAN AFYONCU

Atatürk’ün aile kayıtları ilk kez yayınlandı

Selanik’teki arşivlerde bulunup yeni yayınlanan belgeler Atatürk’ün soyuna ait kayıtlardan babasından kalan mirasa ve doğduğu evin nasıl satın alındığına kadar hiç bilmediğimiz bilgilere ulaşmamızı sağladı

Yunanlı tarihçinin 50 yıllık araştırması

Bazı çevreler senelerdir Atatürk'ün ailesine dair belge uydurup, iftiralar atarlar. Son yıllarda ortaya çıkan yeni belgeler bu kesimlere birer tokat gibi indi.

Ali Güler'in başta "Benim Ailem" olmak üzere Atatürk'e dair kitapları birçok yeni bilgiyi bize kazandırdı.

Mehmet Ali Öz'ün "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Soy Kütüğü" isimli eseri ise Ali Rıza Efendi'nin vefatının ardından eşi ve çocuklarına bağlanan aylıkların belgelerini ortaya çıkardı.

Selanik'teki Makedonya Devlet Arşivi'nde senelerce görevli olarak çalışan Vasilis Dimitriadis'in "Bir Evin Hikâyesi, Selânik'teki Mustafa Kemal Atatürk'ün Evi ve Ailesi Hakkında Türkçe ve Yunanca Belgeler" isimli Türk Tarih Kurumu yayınları arasında çıkan eseri ise ilk defa yayınlanan ve bilmediğimiz belgeleri ihtiva ediyor.

YARIM ASIRDA HAZIRLAN DI

Vasilis Dimitriadis, 1961'de Atatürk'ün doğduğu evle ilgili belge bulabilmek için Selanik'e gelen Türkiye'nin önemli tarihçilerinden rahmetli Faik Reşit Unat ile tanışınca, yıllarını bu konuda araştırma yapmaya harcamış. Sonunda da Atatürk'ün ailesi, doğduğu ev ve akrabaları hakkında birçok belgeye ulaşmış. Kitapta kullandığı belgeler Türk ve Yunan tapu kayıtları ve mahkeme belgeleri olduğu için son derece sağlam ve güvenilir vesikalar.

Kitapta yıllarca süren araştırmanın sonucunda bulunan 80'den fazla Osmanlı Türkçesi ve 16 Yunanca belge kullanılmış. 2010'da yayınlanmak üzere TTK'ya gönderilen kitabın neşri bir türlü gerçekleşmeyince 2013'te bu işi üstlenen Levent Kayapınar'ın çabalarıyla eser yayınlanabildi.

MUSTAFA İSMİ NİÇİN KONDU?

Atatürk'ün Kemal isminin okuldaki öğretmeni tarafından verildiğini biliyoruz. Ancak asıl ismi olan "Mustafa"nın niçin verildiği şimdiye kadar bilinmiyordu. Aileler eskiden çocuklarına genelde kendi anne ve babaları ile daha büyük atalarının isimlerini koyarlardı. Atatürk'ün dedesinin ismi Ahmed'di. Ancak ağabeylerinden birine bu isim verilmişti. Ali Rıza Efendi oğluna dedesinin ismi olan Mustafa'yı vermiştir. İlk defa bu kitapta yayınlanan belgeler ışığında Atatürk'ün dedesinin Mustafa olduğunu öğreniyoruz ve Atatürk'ün soyu 18. yüzyıla kadar iniyor.

Atatürk'ün dedeleri Manastır'daki Kocacık Köyü'nden gelip Selanik'e yerleşmiştir.

Yapılacak yeni araştırmalarla daha eski tarihlere ulaşılabilir.

Atatürk'ün anne tarafından ise dedesi Feyzullah Efendi, dedesinin babası İbrahim Efendi, dedesinin dedesi ise Molla Hasan Efendi'dir. Kitapta hem anne hem de baba tarafından akrabaları hakkında geniş bilgi mevcut.

Anneannesi Ayşe hanımın 1899'da Atatürk'ün Harp Okulu'na girdiği yıl vefat ettiğini bu eserden öğreniyoruz.

Yine Atatürk'ün teyzesi Fatma Molla'nın kocası Ali oğlu Abdullah'ın ailesi hakkında geniş malumat elde ediyoruz. Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendi'nin birçok kitapta anlatıldığı gibi kerestecilikle uğraştığı eserdeki vesikalarla belgeleniyor.

***

Ali Rıza Efendi'nin mirası

Kitabın en kıymetli belgelerinden birisi Ali Rıza Efendi'nin terekesi. Ali Rıza Efendi 23 Mayıs 1886'da öldüğünde arkasında miras olarak şunları bırakmıştı:

1- Koca Kasım Paşa Mahallesi'nde 35.010 kuruş değerinde bir ev.

2- 45 kuruş değerinde softan bir ceket, bir yelek.

3- 20 kuruş değerinde eski bir pantolon.

4- 40 kuruş değerinde 1 palto.

5- 20 kuruş değerinde 1 sandık.

6- 5 kuruş değerinde Lugat-i Osmanî.

7- 10 kuruş değerinde Muhammed Nuri Şemseddin Nakşibendi'nin Miftahü'l-Kulub (Kalplerin Anahtarı) adlı kitabı.

8- 5 kuruş değerinde 4 parça evrak Ali Rıza Efendi, 23 Mayıs 1886'da vefat etmiş, mirası 13 Nisan 1887 tarihinde mahkeme tarafından kayıt altına alınmıştır. Mirası 35.010 kuruşluk bir ev, 145 kuruşluk eşya ve iki kitaptır.

Nuri Efendi isimli birisine ise 28.800 akçe borcu vardır. Ali Rıza Efendi'nin defnine 500 kuruş harcanır.

28.800 kuruşluk borç için karşılık ayrılır. 553 kuruş dellaliye masrafına, 139,5 kuruş ise vergiye ayrılır. Zübeyde Hanım'a 751 kuruş mihr bedeli ayrılır. Geriye kalan 4.410 kuruştan 551 kuruş eşi Zübeyde'ye, 1.929 kuruş oğlu Mustafa'ya, 964'er kuruş kızları Makbule ve Naciye verilir.

Atatürk'ün dedesinin isminin Mustafa olduğunu gösteren belge.

https://www.sabah.com.tr/yazarlar/erhan-afyoncu/2017/02/19/ataturkun-aile-kayitlari-ilk-kez-yayinlandi

2

Düşünenlerin Düşüncesi

dusunce@milliyet.com.tr

Bir evin hikayesi

25 Temmuz 2021

Mustafa Kemal Ulusu - kulusu@hotmail.com

Vasilis Dimitriadis, 1955-1984 yılları arasında Selanik’te bulunan Makedonya Devlet Arşivi’nin müdürlüğünü yapmış, Girit Üniversitesi’nden emekli olmuş, bir tarih profesörüdür. 2010 yılında 80 yaşındayken Yunanistan’daki arşivleri didik didik tarayarak yazdığı “Bir Evin Hikâyesi; Selanik’teki Mustafa Kemal Atatürk’ün Evi ve Ailesi Hakkında Türkçe ve Yunanca Belgeler” adlı çalışması altı yıl sonra basılmıştır.

Kitaptan kısa bir bölümü sizlerle paylaşıyorum.

“Atatürk  1881 yılında Selanik’te doğmuştur. Profesör Vasilis Dimitriadis, Selanik Ahmed Subaşı Mahallesi Numan Paşa Sokak No: 6’daki meşhur Pembe Ev’in arşivlerde izini sürerken sadece evle ilgili değil, Atatürk ve ailesi hakkında da ilk defa ortaya çıkan ve bugüne kadarki pek çok şehir efsanesini bitirecek belgelere ulaşmıştır. Halen Selanik’te Atatürk’ün doğduğu ev olarak ziyaret edilen ama bazı yerlerde ‘aslında o Atatürk’ün evi değil, sonradan ona yakıştırılmış’ denen ev gerçekten Mustafa Kemal’in doğduğu evdir. Evin bulunduğu semt Selanik’te Türklerin yaşadığı Bayır adı verilen bölgede bulunmaktadır. Semtin adı Rumeli Beylerbeyi Koca Rasim Paşa’nın yaptırdığı camiden gelmektedir.

Evin bulunduğu bölgede oturan erkekler genellikle kereste işiyle uğraşmaktadırlar. Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi de bunlardan birisidir. Söz konusu kitaptaki emlak kayıtlarına göre onun da mesleği keresteci olarak yer almaktadır.

Daha ilginç olanı ise, kayıtlarda ilk defa Ali Rıza Efendi’nin 18. yüzyıla kadar uzanan şeceresi yer almaktadır. Şecerede Ali Rıza Efendi’nin babasının, yani Mustafa Kemal’in büyükbabasının adı Ahmet olarak bildirilmektedir. Ali Rıza Efendi’nin büyük babasının adı ise Mustafa. Yani Mustafa Kemal Atatürk’e dedesinin adı verilmiştir. Kayıtlarda Zübeyde Hanım’ı da daha yakından tanımamızı sağlayan bilgiler bulunmaktadır. Zübeyde Hanım’ın ailesi o çağa göre kadınların çok iyi eğitim aldıkları bir aile olarak belirtilmiştir. Babasının adı Ömer, eşinin adı Halil olan büyükannesi Emine, “Molla” sıfatıyla kayıtlarda yer almaktadır. Bu dinî eğitim almış kadınlara verilen bir sıfat olarak bilinmektedir. Teyzesi Fatma da “Molla” olarak kayıtlarda yer almaktadır. Zübeyde Hanım’ın annesinin yani Mustafa Kemal’in anneannesinin adı Ayşe, babasının yani Mustafa Kemal’in büyükbabasının adı ise Feyzullah’dır. Zübeyde Hanım’ın çiftlik hikâyesinde adı geçen kardeşi, yani Mustafa Kemal’in dayısının adı ise Hüseyin Ağa’dır. 1899’dan önce öldüğü dışında hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. Farsça “Kasımpatı” anlamına gelen çok sık kullanılmayan bir isme sahip olan Zübeyde Hanım’ın belgelerde şahsi mührünün bulunduğu da anlaşılmaktadır. Mühürde “Cüllat-i güldar-i Zübeyde” yazılı olduğu ifade edilmektedir. Yani “İçinde kasımpatı çiçekleri olan palmiye yapraklarından yapılmış sepet” anlamına gelmektedir.

Kitaptaki belgelere göre 1875 yılından önce yapıldığı tespit edilen Pembe Ev’in ilk sahibi Ferhad oğlu İskender’dir. Evin üç el değiştirdikten sonra 1877 yılının aralık ayında Hatice Zarife tarafından 52/72’lik hissesi Keresteci Ahmed oğlu Ali Rıza’ya satılmıştır. Geri kalan hisseleri ise Mart 1878’de Feyzullah kızı Zübeyde tarafından alınmıştır. Kayıtlarda Zübeyde Hanım’ın eşinin adıyla değil de babasının adıyla anılmasının sebebi, evi satın aldıklarında belki evlenmemiş, belki nişanlı olmaları ya da kayıtlarla ilgili bir sorundan kaynaklanmasıdır. Ancak ev, 1878’de toplamda 13 bin 500 kuruşa Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım çiftinin olmuştur. Üç yıl sonra 1881’de bu evde Mustafa adı verilen bir bebek dünyaya gelecek ve bu evde sekiz yıl yaşayacaktır. Yine kayıtlardan Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım’ın evlerinin hemen yanında beş odalı başka bir ev daha inşa ettirdikleri öğrenilmiştir.

1887 yılında Mustafa Kemal 6 yaşındayken Ali Rıza Efendi hayatını kaybetmiştir. Tam olarak ölüm tarihi ve ölüm nedeninin kayıtlarda yer almadığı görülmektedir. Mirasının “şeri mahkeme” tarafından tasdik edildiği 13 Nisan 1887’den önce vefat ettiği kesin olarak anlaşılmaktadır. Keresteci Ali Rıza Efendi’nin mirası eşi, oğlu Mustafa ve kızları Makbule ile Naciye arasında paylaşılmıştır. Atatürk’ün az bilinen kız kardeşi Naciye’nin adı ise Ocak/Şubat 1888’de emlak kayıtlarında geçmektedir. Kitaba göre muhtemelen bundan kısa bir süre sonra hayatını kaybetmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Zübeyde Hanım eşinin vefatından kısa bir süre sonra küçük evi satmış, büyük evi de rehin vererek Mustafa ve Makbule’yi yanına alıp Selanik yakınlarındaki Langaza’daki ağabeyi Hüseyin Ağa’nın yanına taşınmıştır. Mustafa’nın iyi bir eğitim almasını isteyen Zübeyde Hanım, onu yine Selanik’teki evlerine yakın teyzesi Fatma Molla’nın yanına göndermiştir. 1906’yılında aile tekrar Pembe Köşk’e dönmüştür.

Selanik kaybedilince Zübeyde Hanım, üç evini bırakarak İstanbul’a gitmiş, ancak ikinci eşi Ragıp Abbas Selanik’te kalmıştır. 1933 yılında Selanik Belediye Meclisi Pembe Evi satın alarak Atatürk’e hediye etmiştir.

Vasilis Dimitriadis’in “Bir Evin Hikâyesi” adlı eseri mutlaka herkesin kitaplığında bulunmalıdır.

https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/dusunenlerin-dusuncesi/bir-evin-hikayesi-6558992

3

 Türkiye ve Yunanistan’da Atatürk’ün doğduğu ev ile ilgili çeşitli iddialar zaman zaman gündeme getirilmekte ve Atatürk’ün aslında o evde doğmadığı dillendirilmektedir. Dimitriadis, bu iddialara açık bir dille yanıt vermekte ve ortaya atılan iddiaları “asılsız fikirler” olarak değerlendirmektedir. Dimitriadis, çalışmasının oluşmasında Faik Reşit Unat’ın önemli katkıları olduğunu belirtir. Bu katkılardan dolayı eserini Faik Reşit Unat’a ithaf etmiştir.”. 318.S. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/330069

“Ali Rıza Efendi’nin babasının adı Ahmed, dedesinin adı ise Mustafa’dır. Vasilis Dimitriadis, Mustafa isminin dededen geldiğini belirtmektedir. Yazar tarafından belirtilmeyen bir konu vardır. Mustafa Kemal Atatürk’ün kendisinden önce doğan iki erkek kardeşinin adları da aile büyüklerinden gelmektedir. 1874 yılında doğan Ahmed’in adı Ali Rıza Efendi’nin babasından, 1875 yılında doğan Ömer’in adı ise Zübeyde Hanım’ın büyük dedesinden gelmektedir.”. 319.S. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/330069

4

“Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi,  Sayı: 60, Bahar 2017, s. 373-381. Yayının geliş ve kabul tarihleri: 06.02.2017-06.03.2017. KİTAP TANITIMI. Kadri UNAT. https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/56921/22697.pdf?sequence=1&isAllowed=y


5

Yıldıray Oğur: Atatürk’e babasından miras kalan kitap

23.04.2017

https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yildiray-ogur/596484.aspx

"Profesör Dimitriadis, Selanik Ahmed Subaşı Mahallesi Numan Paşa Sokak No: 6’daki meşhur Pembe Ev’in arşivlerde izini sürerken sadece evle ilgili değil, Atatürk ve ailesi hakkında da ilk defa ortaya çıkan ve bugüne kadarki pek çok şehir efsanesini bitirecek belgelere ulaşmış.

Öncelikle bugün Selanik’te hâlâ Atatürk’ün doğduğu ev olarak ziyaret edilen ama bazı yerlerde “aslında o Atatürk’ün evi değil, sonradan ona yakıştırılmış” denen ev gerçekten Mustafa Kemal’in doğduğu ev."

...........

...........

"Bu erkeklerden birinin adını iyi biliyoruz; Ali Rıza Efendi. Çocukluğumuzda okul köşelerindeki tek kare resmi dışında ilk defa bu kitapla Ali Rıza Efendi’yi biraz daha yakından tanımış oluyoruz. Kitaptaki emlak kayıtlarına göre onun da mesleği “Keresteci”. Ama daha ilginci kayıtlarda ilk kez Ali Rıza Efendi’nin 18. yüzyıla kadar uzanan şeceresi yer almakta. Şecereye göre Ali Rıza Efendi’nin babasının, yani Mustafa Kemal’in büyükbabasının adı Ahmed. Ali Rıza Efendi’nin büyük babasının adı ise Mustafa. Yani Mustafa Kemal’e dedesinin adı verilmiş."

...............

...............

". Kitabı okurken, borç içindeki keresteci babasından az bir parayla birlikte bir tasavvuf kitabı miras kalmış, dedesi Mustafa’nın adını taşıyan, iyi bir dinî eğitim almış güçlü bir annenin himayesinde yetişmiş Mustafa Kemal’in şahsında bütün bir 200 yıllık sorunlar, travmalar gözlerinizin önünden geçiyor."