16 Mayıs 2020 Cumartesi

PERSPEKTİF REALİZM




PERSPEKTİF REALİZM

25.2.2017



Google'da "perspektif realizmi" yazınca sadece aşağıdaki sonuç var.

Keşke İhsan Bey, sıklıkla kullandığı bu önemli kavram hakkında bir makale yazsa.

1


2
Books.google.com:

3
kitap:

4

5
"Perspective realism"


The Logic of Perspective Realism
W. Donald Oliver
The Journal of Philosophy
Vol. 35, No. 8 (Apr. 14, 1938), pp. 197-208
DOI: 10.2307/2018341
Stable URL: http://www.jstor.org/stable/2018341
Page Count: 12
6
7
8
perspektif site:www.ihsanfazlioglu.net/
9
perspektif realizmi site:www.ihsanfazlioglu.net/
10

"2010 yılında, Holistik Akademi’yi kurdum ve Holistik Düşünce’nin, hayatımıza nasıl farklı bir bakış açısı kazandırdığını, çeşitli seminerlerle herkesle paylaştım."

"Olaylara, farklı ve olumlu bir açıdan bakabilme tekniğidir."


"Algı sınırlarımız dışında kalan (manevî ya da holografik) alanın işleyişini, dilini, üslûbunu ve yasalarını anlayabilme becerisidir."


"Hayata düz bir mantıkla (karşıtlık ve zıtlık düşüncesi içinde; iyi–kötü, doğru–yanlış olarak) bakmak yerineholistik bir mantıkla (birlik ve bütünlük düşüncesi içinde; iyinin de kötünün de aynı ve tek bir bütünlüğün farklı görüntüleri oldukları açısından) bakabilmenin ilkelerini açıklar."
11
PERSPEKTİF
i. (Fr. perspective < Lat.)
1. Tabiatın ve eşyânın insan gözüyle görüldüğü gibi bir resim düzleminde belirtilmesi.
2. Nesneleri ve eşyâyı, bir yüzey üzerinde sâbit bir noktaya göre uzaklıklarını ve duruşlarını canlandıracak şekilde üç boyutlu olarak çizme, resmetme, menâzır.
3. mec. Bakış açısı, noktainazar.
12
13
14
15
16
17
18
19
“Paradigmadan Perspektife
Kadîm kültürümüzde, köklerini İbni Sinacılıkta bulan felsefe, kısaca, belirli bir tarz
bilgiyi elde etme ve bu bilgiye göre eyleme olarak tanımlanabilir. Daha başka bir deyişle,
felsefe, insanın, nefsinin sahip bulunduğu teorik(nazarî) yetiyi, eşyânın gerçekliğine
ilişkin doğruyu (hak) bilerek ve pratik(amelî) yetiyi de bu doğruya uygun iyiyi(hayr)
eyleyerek olgunlaştırması(tekmîl), böylece sürekli bir mutluluğa(saadet) erişmesidir.
Kadîm felsefî bilginin, holistik karakteri içerisinde anlam kazanan moral merkezli bu
tanımlanması, bir yönüyle, kadîm teoloji ve kozmoloji yanında, her ikisiyle de ilişkisi
bulunan, nefis/ruh teorisiyle de bağlantılıdır; ve ilkece insan nefsinin, kozmik seyahati
sırasında, sahip olduğu potentialini(kuvve), doğru ve iyi yönünde actualize(fiil) etmesi,
dolayısıyla entelechiasına(kemâl) ulaşarak kendini gerçekleştirmesidir3.

Söz konusu İbn Sinacı bu tanım, temel içeriğini korumakla birlikte, özellikle
kendilerini özde Platoncu kabul eden matematikçiler ile kelamcıların, işrakîlerin,
------------------------------.
3  Geniş bilgi için bkz. İbn Sina, el-Medhal, s. 14; aynı yazar, el-İlâhiyyât, el-Şîfâ, nşr. el-Eb Kanavatî –
Said Zaid, Kahire 1960, s. 3-4; yaygın tanımın öz bir ifadesi olarak bkz. İbn el-Ekfânî, İrşâd el-kâsıd ilâ
esna el-mekâsıd, nrş. Mahmud Fâhûrî vdğ., Beyrut 1998, s. 3. Tanımın içeriği ve amacının genel hikmet
kitapları içerisindeki tasavvuru için bkz. Şerh hikmet el-ayn, Şemseddin Muhammed b. Mubârekşâh elBuhârî,
nşr.: Cafer Zâhidî, Meşhed 1974, s. 25-29.
---------------------------------.
âriflerin ve Ebu’l-Berekât Bağdâdî (ö. 547/1152) gibi bağımsız filozofların tarihî
süreçteki eleştirileri yanında, XIII. yüzyılda Merağa matematik-astronomi okulu
çevresinde şekillenmeye başlayan yeni astronomi çalışmaları sonucunda, hem teolojik
hem kosmolojik hem de nefs teorisi bağlamındaki holistik karakterini kaybetmeye yüz
tutmuş; özellikle eşyanın gerçekliğine ilişkin bilginin doğruluğu ile bu doğruya uygun iyiliğin
bir tür metafizik ve kozmik garantörü olan faal aklın(active intellect) sistemdeki rolünü ve
fonksiyonunu yitirmesiyle, doğruyu ve iyiyi veren biricik yol/yöntem olmaktan çıkarak,
yollardan bir yol, yöntemlerden bir yöntem hâlini almıştır. Kanımızca, XIII. Yüzyıldan itibaren, entelektüel tarihte vuku bulan en önemli değişim, hakikatin tekliği yanında yöntemlerin çokluğu anlayışının benimsenmesi, mutlak hakikati elde ettiğini iddia eden öğreti tarzındaki paradigmatik felsefe ve düşünce sistemlerinden  4 , hakikatin bir yönünü elde ettiğini kabul eden ve diğer yollara da hak veren, perspektif/bakış açısı merkezli felsefe ve düşünce tarzına evrilmedir. Böylece, varlıkça tek olmakla birlikte, idrakçe çok olan bir doğru ve iyi anlayışı ortaya çıkmış; ontik zeminde tek-yüzlü-hakikatin, bilgi açısından çok-yüzlü olduğu kabul edilmiştir5 . Bilginin, yönteme göre kazandığı bu itibarî
-------------------------.
4  Sistemdeki tam bilgi (el-ilm el-tâm) ve doğası için bkz. İbn Sina, el-Talîkât, nşr. Abdurrahman Bedevî,
Kahire 1983, s. 20. Neden’e (sebeb, illet) ilişkin bilginin değişmezliği için bkz. s. 15, 23, 25. Sistemin
kapalılık özelliğini gösteren, İbn Sina’nın, unsurî ve esirî tüm cismânî âlemin bilgisi için sekiz yüz ilke
tespit ettiği iddiası ile ilgili olarak bkz. “Risâle fî el-ecrâm el-ulviyye”, Tıs’a resâil fi el-hikme ve el-tabiyyat,
içinde, nşr. Hasan Âsı, Beyrut 1986, s. 46.
5 İbn Sinacı sistemin “eşyanın hakikatini bilme” iddiası yine kendisi tarafından sorgulanmıştır. Bkz.
Talîkât, s. 34, 35, 82: “Eşyanın hakikatini idrâk beşerin gücünün üstündedir. Eşyaya ilişkin
özelliklerin(havâs), gereliliklerin(levâzım) ve ilineklerin(avarız) ve nedenlerin (esbâb) bilinmesi
mümkün iken, hakiki ayrımı (el-fasl el-hakîkî) bilmek mümkün değildir”. “İnsan kesinlikle eşyanın
hakikatini bilemez; çünkü eşyayı bilmesinin kaynağı duyudur…” İbn Sina’nın (ö. 428/1037) kendi
sistemine bu itirazı, hikmetin/felsefenin yaygın tanımına ve iddiasına karşı olduğundan, XIII. yüzyılın
ikinci yarısında, özellikle Sadreddin Konevî (ö. 672/1274) tarafından XIII. yüzyılda İbn Sinacı
sistemin muhyisi Nasireddin Tûsî (ö. 672/1273) ile mektuplaşmalarında kullanılmıştır. Bkz. alMurasalat
bayna Sadr al-din al-Qunawi wa-Nasir al-Din al-Tusi, nşr. Gudrun Schubert, Beyrut 1995.
----------------------------------.
Değer 6 , öğreti tarzındaki sistemler arasındaki çatışmayı gidermesi, ontolojide sert-hakikat,
epistemolojide ise keskin-inanç anlayışlarını törpülemesi yanında, yöntemler arasında
her bir yöntemin kendisini merkeze almasına bağlı olarak bir hiyerarşi yaratılmasına da
20
aramasından aldıklarım;
Oliver, W. D. (January 01, 1938). The Logic of Perspective Realism. The Journal of Philosophy, 35, 8, 197-208.
McGilvary, E. B. (1956). Toward a perspective realism. La Salle, Ill: Open Court Pub. Co.
T, R. F. (January 01, 1958). Toward a Perspective Realism. The Review of Metaphysics, 12, 1, 146-146.
Ducasse, C. J. (April 01, 1959). Book Review: Toward a Perspective Realism. The Philosophical Review, 68, 2, 260-263.
Murphy, A. E. (February 12, 1959). McGilvary's Perspective Realism. The Journal of Philosophy, 56, 4, 149-165.
Behr, D. (1992). Perspective Realism and the Rhetorical Vision: A Philosophical Foundation for Fantasy Theme Analysis. Washington, D.C.: Distributed by ERIC Clearinghouse.
Hagood, J. (April 01, 2006). THE RHETORIC OF PERSPECTIVE: REALISM AND ILLUSIONISM IN SEVENTEENTH-CENTURY DUTCH STILL-LIFE PAINTING (Book Review). Art Documentation: Journal of the Art Libraries Society of North America, 25, 1, 64.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder