16 Mayıs 2020 Cumartesi

ŞANLIURFA’NIN TARİHSEL İLKLERİ




ŞANLIURFA’NIN TARİHSEL İLKLERİ
(Taslak 1)
04.01.2017
-----------------------------------------------.
KAYNAK 1:
“Öyle bir kente geldiniz ki, uygarlığın beşiği olan Mezopotamya’da tüm kentler yerle bir olmuşken yalnız arkeolojik kalıntılarıyla ve tarihi yapılarıyla değil, o günden bugüne kesintisiz süren kültürel altyapısı ve insan dokusuyla da hala var olan bir kenttesiniz. Bunun başka bir örneği yok, sizi temin ederim.
Urfa bununla da kalmaz, Urfa size ilkleri sunar;
1- Göbeklitepe’de yapılan kazılar Erken Neolitik Çağ’a dair bilimsel literatürü değiştirmiştir ve 11.500 yıllık tarihiyle bilinen en eski anıtsal yapı olarak kayda geçmiştir.
2- Milattan önce ikinci binde Hz. İbrahim Peygamber burada doğmuş, dünyaya Harran’dan ışık yaymaya başlamıştır. Hz. İsmail’in soyuyla yalnız Müslümanların değil, Hazreti İshak’ın soyuyla Yahudilerin ve Hıristiyanların da atasıdır. Bu nur dünyaya Urfa’dan yayılmıştır.
3- Urfa dünyada Hıristiyanlığı kabul eden ilk kentlerden biridir. Osrhoene krallarından Abgar Ukomo’nun, Hıristiyanlığı resmi din olarak kabul eden ilk kral olduğu bilinmektedir. Bu hükümdarın, İsa Peygamber’in dinini yaymak üzere Urfa’ya davet etmesi, İsa Peygamber’in de yüzünü sildiği ve resminin çıktığı mendil ile birlikte Urfa’yı kutsadığına dair mektubu göndermesi, kentin bugün bile “kutsanmış şehir” olarak anılmasına neden olmaktadır.
4- Dünyanın bilinen en eski eğitim kurumu Harran Üniversitesi’dir.
5- Balıklı Göl civarında bulunan insan figüründeki heykel, “Urfa Heykeli” olarak adlandırılmış ve dünyanın ilk heykeli olarak kayda geçmiştir.
6- Medeniyetin doğuşu, buğdayın ehlileştirilmesine bağlanır. Karacadağ’ın yükseltilerinde kendi kendine yetişen yabani buğday tarlasına rastlanmış ve türünün devamı için koruma altına alınmıştır. Yani medeniyet tam burada, üstüne bastığımız topraklarda yeşermiştir.
7- Halepli Bahçe’de ortaya çıkan M.Ö. 3. yüzyıldan mozaikler, Amazon Kraliçeleri’nin av sahnelerini betimler ve daha önce bilinen dört Amazon Kraliçesi’nin avlanırken adlarıyla birlikte gösterildiği tek örnektir.”
---------------------------------------.
KAYNAK 2:
Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]
1/ Urfa ve civarında Cilalı Taş Devri'nden beri yerleşilmektedir. Göbeklitepe Höyüğü, MÖ 11000 yıllarında kullanılan Dünya'nın bilinen en eski mabetinin bulunduğu yerdir.
2/ Urfa Kur'an, İncil ve Tonah (Eski ahit/Tevrat)'ta geçen İbrahim peygamberin, doğum yeri olarak kabul edilir ve anısına Camii de bulunmaktadır. Ayrıca Peygamber Eyüp'ün de (İncil ve Eski ahitte Job) doğum yeri olarak kabul edilir.[4]
3/ Urfa kent merkezinin altında bugünkü Balıklıgöl'ün kuzeyinde yapılan bir keşif sonucu, Urfa kent merkezi tarihinin MÖ. 9500'e Çanak-Çömleksiz Neolitik Döneme kadar uzandığı görülmüştür.
4/ 11.500 yıllık tarihi süreç içerisinde Ebla, Akkad, Sümer, Babil, Hitit, Hurri-Mitanni, Arami, Asur, Pers, Makedon (Hellenistik Dönem), Roma, Bizans gibi uygarlıkların egemenlikleri altında yaşamıştır.

-------------------------------.
KAYNAK 3:
“Şanlıurfa, Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Suriye’ye komşu olan, İpekyolu güzergâhında ve yukarı Mezopotamya’da yer almaktadır. Ünlü tarihçi Ebul Farac'a göre Urfa, Nûh tufanından sonra kurulan ilk şehirlerden biridir. Doğu’yu Batı’ya bağlayan ticarî yolların kesiştiği kavşak noktasında bulunması, stratejik öneme sahip bir kent olmasını beraberinde getirmiştir. Bu özelliğinden dolayı, tarihî gelişim sürecinde, üzerinde birçok bağımsız devlet ve beylik kurulmuş, birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Birçok tarihi eser, sayı bakımından Türkiye’nin 5. büyük müzesi olan Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir. Yüzyılımızın en önemli arkeolojik keşfi olarak kabul edilen 12 000 yıllık Dünyanın En Eski Tapınağı olan Göbeklitepe ve aynı döneme ait olduğu tespit edilen birçok sit alanı ile Şanlıurfa, “Dünyada en çok arkeolojik kazı yapılması gereken yer” niteliğindedir. Şanlıurfa; sahip olduğu özgün kültür varlıkları bakımından, tarımın ilk olarak yapıldığı, Göbeklitepe ve ilk üniversitenin kurulduğu Harran, ay, güneş, yıldız ve gezegenlere tapınmanın yaşandığı Sabiiliğin merkezi olmasının yanı sıra, İslami dönemde ise müspet ilimlerin okutulduğu Dünyanın ilk İslam üniversitesine başkentlik etmiş bir şehirdir. Dünya kültür mirası aday listesine alınmıştır (Yıldız ve Rızvanoğlu, 2008).
Balıklıgöl çevresinde yapılan kazı çalışmalarında günümüzden 12.000 yıl öncesine ait, insan boyutunda olan dünyanın en eski heykeli bulunmuştur. Ayrıca Hilvan İlçe sınırlarında yer alan Nevali Çori’de, 1983-1991 yılları arasında yapılan kazılarda 11.500 yıl öncesine ait insanların ilk evleri yaptığı, ilk defa tarım yaparak buğday ve mercimeği ürettiği ve bu ürünlerin buradan dünyaya yayıldığı anlaşılmıştır.
Burada bulunan T şeklindeki üzeri hayvan kabartmalı taş steller dünyadaki ilk tapınak kalıntılarıdır (Anonim, 2014c).
Üç semavî dinin yeşermesine ev sahipliği yapan, ateşin Hz. İbrahim’i yakmadığı, farklı kültür unsurlarının bir arada yaşadığı ve misafirperver insanların harmanlandığı kadim bir şehirdir. Şanlıurfa, tarihî süreç içerinde birçok peygambere ev sahipliği yapmış bir şehir olması nedeniyle “Peygamberler Şehri” olarak da  anılmaktadır. Yakub Peygamber’in Harran’daki “Yakub Kuyusu” olarak bilinen kuyunun başında dayısı kızı Rahel ile tanışıp evlendiğine, Eyyub Peygamber’in Şanlıurfa’daki bir mağarada hastalık çektiğine, bu mağaranın yakınındaki kuyunun suyu ile yıkanarak sağlığına kavuştuğuna, Eyyub Peygamber ile hanımı Rahime Hatun’un ve Elyesa Peygamber’in mezarlarının Viranşehir ilçesine bağlı Eyyubnebi Köyü’nde bulunduğuna, Şuayb Peygamber’in Harran’a 37 km. mesafedeki Şuayb Şehri’nde yaşadığına, Musa Peygamber’in, Şuayb Şehri yakınındaki Soğmatar’da Şuayb Peygamber’le buluştuğuna ve sihirli asasını Şuayb Peygamber’den burada almış olduğuna inanılmaktadır. MÖ.132 ve MS. 244 tarihleri arasında Şanlıurfa’da hüküm süren Osrhoene krallarından 5. Abgar (M.S. 13-50 yılları arasındaki 37 yıllık ikinci saltanat devresinde) hastalandığında Hz. İsa’ya mektup yazarak ona inandığını, onun dinini halkıyla birlikte kabul ettiğini belirtmiş ve hastalığını tedavi etmesi için Hz. İsa’yı Şanlıurfa’ya davet etmiştir. Bu davet üzerine Hz. İsa Urfa’yı kutsadığına dair bir mektubunu ve yüzünü sildiği mendile çıkan mucizevî portresini havarilerinden
Aday’la birlikte Abgar Ukkama’ya göndermiştir. Abgar Ukkama bu kutsal mendile yüzünü silerek sağlığına kavuşmuştur. Şanlıurfa’nın İsa peygamber tarafından kutsanmış olması Hıristiyanlığı dünyada ilk kabul eden kralın Urfa kralı olması bu ilin Hıristiyanlar tarafından “Kutsanan Şehir (The Blessed City)” adıyla tanınmasına da neden olmuştur" (Kürkçüoğlu, 2002).” http://www.jasstudies.com/Makaleler/523040720_7-%20Yrd.%20Do%C3%A7.%20Dr.%20Ali%20R%C4%B1za%20MANCI.pdf
----------------------------------------.
KAYNAK 4:
‘ilk’ Değerler:
Coğrafi ve kültürel olarak, doğu, batı, kuzey ve güneyin buluşma noktası, bereketli topraklar ve akarsulara sahip olan coğrafyası, ticaret merkezi niteliğindeki konumu, gelişmiş sanat ve kültürel derinliği ile kent, ‘ilk’lerin şansına sahiptir.
İnsanlık tarihinin yabani buğdayı ilk kez kullanarak tarihin bilinen ilk ekimi ve ilk çiftçiliğin başladığı, aynı zamanda ilk inanç yapısı olan Göbeklitepe, Harran’da gökbilimin temeli ve ilk üniversite (10.yy), 13.500 yaşındaki ilk heykel (Balıklıgöl Heykeli), ilk inanç merkezi, dünyanın en eski kent merkezi, Hasek Höyük’te ilk mozaikler gibi değerlerle Dünya Arkeoloji Mirasını etkileyen kültür ve medeniyet merkezidir.” (29.s.). http://www.kentselstrateji.com/wp-content/uploads/63_Sanliurfa_vizyonplani_small.pdf

“İnanç:
Göbeklitepe Tapınağı, Harran’da Ay tanrısı Sin’e ait mabet Şanlıurfa’nın inanç derinliğini gösterir. Harran’da ortaya çıkan ve temelinde yıldızlar ve gezegenlere tapınmak olan, dinler tarihinin başlangıcı sayılan Sabiilik inancına göre Harran, Ay Tanrısı Sin’e adanmıştır.
Soğmatar Antik Kenti, Roma dönemine (M.S. 2.yüzyıl) tarihlenen ve Abgar Krallığı döneminde Harranlıların ay ve gezegen Tanrıları için tapındıkları bir kültür merkezidir.
Üç semavi din tarafından dünyada kutsal olarak tanınan 12 merkezden biri, İbrahim Peygamberin doğduğu, Eyüp Peygamberin yaşadığı, İsa Peygamber tarafından kutsal kent ilan edilen Şanlıurfa, Peygamberler Şehri ve İnançlar Diyarıdır.” http://www.kentselstrateji.com/wp-content/uploads/63_Sanliurfa_vizyonplani_small.pdf
------------------------------------.
KAYNAK 5:
“Birçok ilkin Urfa'da başladığı bilimsel olarak kanıtlamıştır.
·         Balıklıgöl'ün yanı başındaki arkeolojik kazılarda ortaya çıkan ve Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen "11.500 yıllık Dünyanın En Eski Heykeli";
·         şehir merkezine 17 km mesafedeki, yüzyılımızın en önemli arkeolojik keşfi olarak tanımlanan "11 500 yıllık Dünyanın En Eski Tapınağı";
·         ilk buğday ve mercimeğin vatanı,
·         figürlerin taşa kazınıp daha sonra tuvale aktarılması ile bir sanat dalı haline gelen resim ve mimarlık tarihinin başlangıcı,
·         dünyada ilk defa hayvanların evcilleştirildiği yer olarak kabul edilen Göbeklitepe ve Göbeklitepe ile aynı döneme ait keşfedilmeyi bekleyen birçok sit alanı, başka örneği olmayan, sadece Urfa'ya ait özgün arkeolojik varlıklardır.”  http://www.sanliurfa.bel.tr/tr/icerikdetay/27/102/kentin-tarihi.aspx  [Daha var. alıntı yap]
--------------------------------------------------------------------.
KAYNAK 6:
“Şanlıurfa mimarlık tarihinin de başladığı, taşın toprağın ilk kez meskene ve tapınağa dönüştüğü şehirlerden biridir. Aynı zamanda bir müzik şehridir de; Hristiyanlık tarihinde kilise müziği ilk kez burada icra edilmiştir. Şehir, mozaik sanatı bakımından da eşsiz bir yere sahiptir. Dünyaya ilk buğday tohumu Şanlıurfa’dan yayılmış, ilk astronomi gözlemi burada yapılmıştır.
Şanlıurfa hem eşsiz bir tarih laboratuvarı ve açık hava müzesi, hem üç semavi dinin mensupları için ruhani ve manevi bir merkez, hem GAP ile birlikte daha da yükselen önemli bir tarım üretim havzası vasıflarına; madde ile manayı en iyi şekilde mezcetme kapasitesine sahip önemli bir merkez konumundadır.
Bu noktada Şanlıurfa’nın mevcut potansiyelini ortaya çıkarmanın yolu; öncelikle şehrin ülke içerisinde, ama daha da önemlisi bulunduğu coğrafya ve küresel düzeyde yeniden konumlandırılarak, buna uygun yeni stratejik hedefler belirlenmesinden geçmektedir..
Şanlıurfa’nın ayırıcı özelliği kültürel yapılarıdır. Neolitik Döneme ait Göbekli Tepe buluntuları dünya tarihini değiştirmiştir. Ama sadece bu son buluntuyu ön plana çıkarmak Şanlıurfa tarihini ve şehrin kimliğini örselemek anlamına gelecektir. Örneğin Halilürrahman Gölü, Tel Fıtır Tapınağı, Karavan Tepe, Çöplük Tepe ve Neval Çori de birer Neolitik Dönem kalıntısıdır.
Şanlıurfa tek yönüyle marka olacak bir şehir değildir; kültür, sabır, hoşgörü, sevgi, tarih ve medeniyet gibi başlıklar ile tam olarak değerlendirilebilecek bir şehirdir. Bu bağlamda Şanlıurfa’nın Kudüs ile kıyaslanması gerekir.
Göbekli Tepe kalıntılarının Şanlıurfa gibi teoloji merkezi adayı bir bölgede bulunmuş olması ayrıca önemlidir. Bu konudaki gelişmeler, Şanlıurfa’nın geleceğine de katkı sağlama potansiyeline sahiptir.
Harran’daki kalıntıların da ayağa kaldırılması gerekmektedir.
Tarihî eserler bağlamında Şanlıurfa’da sadece şehir merkezi değil tüm ilçeler önemlidir. Arkeolojik değerler yok sayılarak şehir markası oluşturulamayacağına göre, bu değerleri hızlı şehirleşme ortamının rant baskısından kurtarmak gerekmektedir.” (13.S.)
“İlk buğday tohumunun Şanlıurfa’dan dünya yayılmış olduğu gerçeği,” (16.S.)
----------------------------------------.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder