24 Temmuz 2020 Cuma

ÇELİK GÜLERSOY ÇALIŞMALARIMIN ÖZÜ





ÇELİK GÜLERSOY ÇALIŞMALARIMIN ÖZÜ


Bülent Ağaoğlu
25.7.2020
1

Çelik bey çalışmalarımda Son düzlükteyim. 66 çalışma yaptım. https://bulentagaoglu.blogspot.com/2020/07/celik-gulersoy-calismalarim-41-calsma.html 
2
Çelik Gülersoy'un 1986 yılında kurduğu İstanbul Kitaplığı özellikle 2015 yılından beri Çelik Gülersoy Vakfı yönetiminde yaşanmakta olan büyük sorunlar sebebiyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Vasiyette amacı;.
“Çelik Gülersoy Vakfı’nın ve İstanbul Kitaplığı’nın kurucusu Çelik Gülersoy’un 2 Nisan 1985 tarihinde noter huzurunda yazdırdığı vasiyetinin 2. Maddesinde;
Bu mal varlığının “Çelik Gülersoy Vakfı’nın birinci amacı olan Soğukçeşme sokağında ana binası hazırlanan “İstanbul Kitaplığı” adındaki şehir kütüphanesi ve arşivinin kurulmasına ve yaşatılmasına tahsis edilmesi arzumdur.
Kitaplığın sağlığımda gerçekleştirilmesi halinde, bu malvarlığı kitaplığın yaşatılmasında kullanılacaktır.” diyerek tüm varlığını “İstanbul Kitaplığı”nın yaşatılmasına bıraktığı belirtiliyor.”. https://www.arkitera.com/haber/istanbul-kitapligi-halkindir/

Vakıf yönetim kurulundaki 2 kişi Nisan 2015'de Vakıf binasını kiralamak için girişimlerde bulunmuştur;
“Vakıf Başkan vekili Deniz Yalav'ın,  Merhum Çelik Gülersoy'un vasiyetini yaşatmak bizim asli görevimizdir, Merhum, bu binada bu hizmetin verilmesini vasiyet etmiştir, Diyerek diğer vakıf mütevelli üyelerinin samimi olmadıklarını, Binayı satarak, Vakıf üzerinden "huzur hakkı" almak istiyorlar,  endişelerini dile getirdiği savunması sonucu Durum vakıflar genel müdürlüğüne intikal ettirilmiş.” 28.7.2015. https://www.fatihhaber.com/celik-gulersoy-un-istanbul-kitapligi-otel-olacak-mi/1348/
Aslında Vakıf Yönetim Kurulunda yer alan 3 kişiden birisi olan Deniz Yalav'ın büyük mücadelesi olmasaydı herhalde İstanbul Kitaplığı tarihe karışmıştı
Şimdi de Kitaplıktaki nadir eserler satılmaya çalışılmaktadır. Bu konuda kuvvetli duyumlar vardır.
3
İstanbul Kitaplığı'nın ilk sorumlusuyum. Mart 1986 - Ağustos 1987 arasında bizzat Çelik beyin yönetimi altında çalıştım.
44 yıllık bilgi hizmetleri bilgi ve meslek birikimim var.
2 Temmuz'dan beri 22 gündür İstanbul Kitaplığı sorununa odaklandım. 
Bu kadar odaklanmamdan gelen en önemli keşiflerim;
a)
Çelik Gülersoy'un İstanbul Kitaplığı için amaçladıklarının tamamen tersi yönde, kimi Vakıf yöneticilerinin Çelik beyin tamamen ideali dışındaki uygulamalarının - zorlamalarının Kitaplığı yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bıraktığının 3 Vakıf yöneticisinden birisi olan Deniz Yalav gibi gözledim.
b)
·         Çelik Gülersoy "Bu İstanbul'u, Türklere bırakmayacaklar Mine hanım. Gelecekler ve geri alacaklar" görüşü ile 15 Temmuz 2016 işgal girişimini, 40 yıl önce öngörerek 1975 yılında açıklamıştır.
·         Bu açıklama da basında 15 Temmuz 2016 işgal girişiminden 13 yıl önce 2003 yılında yer almıştır. https://bulentagaoglu.blogspot.com/2020/07/celik-gulersoy-bu-istanbulu-turklere.html ), 
·         Bunun üzerine Mehmet Şevket Eygi 19 yazısında bu konudan söz etmiştir: Muhafazakar Kalemlerin Gözünden Çelik Gülersoy: (https://bulentagaoglu.blogspot.com/2020/07/muhafazakar-kalemlerin-gozunden-celik.html)
·         İstanbul 1918 ve 1920 yıllarında işgale uğramışken ve 15 Temmuz 2016'da işgal edilmek istenilmişken,
bundan sonra yaşanabilecek İstanbul'un işgal tehlikelerine karşı, yeni bir 15 Temmuz işgal girişimi ihtimaline  karşı;
·         "İstanbul" için
·         "Türkiye için"
·         Çelik bey gibi okuyarak, araştırarak, inceleyerek  bilinçlenecek, bilgiyle donanacak, düşünce üreterek topluma “ışık” olacak, İstanbul ve Türkiye konusunda, düşmanlarımız konusunda  tarihsel bilgi, kültür birikimi olan, ileriyi görebilen  vatanperver, İstanbulperver yeni Gülersoyların yetişmesi için,  
·         gençlerin bilinçlenmesi için İstanbul Kitaplığı'nın önemi çok büyüktür.
Çelik Gülersoy özellikle İstanbul ile ilgili kitaplar okuyarak, inceleyerek, araştırarak  ve yazarak “İstanbul’un işgali”ni, bu büyük tehlikeyi fark etmiştir, bir anlamda 15 Temmuz işgal girişimini 1975 yılında, yani 40 yıl önce işaret etmiştir.
Bundan sonraki büyük işgal tehlikesi sebebiyle,
·         24 Temmuz 2020’de Ayasofya tekrar Camiye çevrilmişken,
·         “Düşmanlar” sözleriyle tekrar esas amaçlarını sinsice satır aralarında açıklamışken,
Ayasofya Camii’nin hemen arkasındaki, Topkapı Sarayı’nın surlarına bitişik olan Çelik Gülersoy Vakfı'nda Çelik beyin tamamen ideali dışında, kimi Vakıf yöneticilerince esasında Memleket Aleyhinde Sonuçlar doğurabilecek  yapılmak istenenlere ACİLEN=HEMEN=HİÇ VAKİT GEÇİRİLMEDEN=BİR SANİYE BİLE BEKLENİLMEDEN son verilmesi, Kitaplığın canlandırılması, dinamik bir işlerliğe kavuşturulması artık şarttır.











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder