26 Şubat 2020 Çarşamba

FATİH SULTAN MEHMET VE KÜTÜPHANELER


FATİH SULTAN MEHMET VE KÜTÜPHANELER
Derleyen: B.Ağaoğlu
(18-19.6.2016)
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Bir kitapseverdir.
“Yine bu inziva devresinde kitap ve kütüphane mefhumuna çok bağlanmış ve Manisa'daki hususî kütüphanesini inkişaf ettirmiş ve kıymetli eserleri çoğaltmıştır”
"Fatih Sultan Mehmet kendine ait ilk kütüphaneyi tarihi tam olarak belirlenemeyen ancak XV. yüzyılın ilk yarısı sonları olarak (1447-1449) tahmin edilen dönemde, Manisa’da Saruhan sancakbeyliği sırasında Şehzadeler Sarayı’nda kurmuştur.”
İstanbul’da 14 kütüphane kurdurmuştur.
 “Fâtih Sultan Mehmed Han’ın yalnız kendisi ve saray için değil halk için açtığı bu kütüphâneleri de önemlidir.”
“Topkapı Sarayı'nda da bir kütüphane kurdurmuş, başına da Molla Lütfü'yü tayin etmişti.”
“Fatih dönemi, kütüphane kültürü açısından oldukça önemli ve diğer dönemlere nazaran daha parlak bir dönemdir.”
"Hakkında kesin bilgi olan ilk kütüphane Fatih Sultan Mehmed tarafından 1459 yılında yaptırılan Eyüp Camisi’nde bulunan kütüphanedir.”
---------------------------------------------,

ALINTILAR
1//

2//
"Eğitimin ve kütüphanelerin ne kadar önemli olduğunu anlayan Fatih Sultan Mehmet, asıl ‚fetihlerini’ eğitim alanında gerçekleştirmiştir. Pekçok eğitim kurumu açtırmış ve feth ettiği İstanbul’da 13 kütüphane kurdurtmuştur." http://www.aksam.com.tr/kitap/dort-kitap-bir-konu-homeros-troya-turkler-ve-fatih-sultan-mehmed/haber-405603
3//
 "Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul’u feth ettikten sonra, çeşitli îmâr faaliyetleri yanında önemli kütüphâneler yaptırdı. Fâtih ve Eyyûb Sultan Câmii kütüphâneleri bunlardan olup, buralara ikişer bin kadar kitab vakfetti. Sarayda kurduğu kütüphâne kendisinden sonraki sultanlar zamanında zenginleştirildi. Fâtih Sultan Mehmed Han’ın yalnız kendisi ve saray için değil halk için açtığı bu kütüphâneleri de önemlidir. Türkçe vakfiyesinde; “Câmi-i şerifin garbisinde (batısında) bir buka-i latife (hoş bir bina) dâhi inşâ buyurdular tâ ki medârise-i şerîfelerinde (medreselerde) ifâde-i ulûm eden müderrisin (ders veren müderrisler) ve iktibâs-ı ulûm-ı âliye (yüksek ilimleri tahsil) eden tâlibîn-i müstaiddîn (kabiliyetli talebeler) belki ulemâ-yı mütehassisin vesâir muhtâcîn için vakıf buyurdukları kitaplar için mahzen olan (kütüphâne olan) yer” denmektedir." http://www.bizimsahife.org/Kutuphane/Osmanli_Tarihi_Ans/Osmanli_Tarihi_K/322_Kutuphane.htm

4//
 "Hakkında kesin bilgi olan ilk kütüphane Fatih Sultan Mehmed tarafından 1459 yılında yaptırılan Eyüp Camisi’nde bulunan kütüphanedir. Daha sonra Fatih Sultan Mehmed 1463-1470 yılları arasında Fatih Camisini yaptırarak etrafına sekiz medrese kurdurdu. Bizans kiliselerinde bulunan sınıfları buraya getirtti. Amaç, camide merkezî bir kütüphane kurarak kullanımı kolaylaştırmaktı. Sultan tarafından bağışlanan kitaplarla eser sayısı 839’a çıktı. Ayrıca, Topkapı’da, Edirne’den gelen kitaplardan oluşan bir koleksiyon kurdu." http://www.kalemguzeli.net/osmanli-kutuphaneleri-2.html

5//
“Fatih Sultan Mehmet’in (1432-1481): çocukluktan başlayan büyük bir okuma tutkusu vardı. Arapça ve Farsçanın yanı sıra Latince, Yunanca, Slavca ve İbranice’yi de öğrenen Fatih Sultan Mehmet bazen sabaha kadar okur, okuduklarını not alır, onlardan yararlanarak planlar yapardı.Fetih olayındaki en büyük payı da bu “okuma sevdası” dır.” http://www.okumasevgisi.com/default.asp?mct=detay&Topic_ID=26533
“Bunun yanında kitap sevgisi de dillere destandır hem de daha yaşadığı dönemde… Fatih'e tarih ve coğrafya konularında danışmanlık yapan İtalyan gezgin Anconalı Cyriaco'nun hükümdara yüksek sesle kitap okuduğu, Fatih'in de bundan çok memnun olduğu rivayet edilir.” http://www.yenisafak.com/kitap/kitaplarin-fatihi-521134

6//

7//
“4 — İstanbul'un 1453 te Fâtih Sultan II . Mehmed tarafından fethinden sonra, ilk kurulan tesisler arasında olan cami ve medrese ve tekkelerde, İslâm geleneklerine uyularak kitap dolaplarının da bulundukları göze çarpar. Kısa bir süre sonra kütüphaneler de kurulmaya başlanmıştır. Fâtih Sultan II. Mehmed'in Eyüp Sultan Camiine 2000, Fâtih Camiine ise bundan daha çok sayıda kitap vakfettiğini biliyoruz. Fatih ayrıca eski sarayında özel bir «Dâru'lKütüb-Kitabevi, Kütüphane» kurdurmuştur. Bu kütüphane, 1478 de Topkapı sarayına nakledilmiş, sonradan gelen padişahlar tarafından zenginleştirilerek günümüzdeki «Topkapı Sarayı Kütüphanesi» meydana gelmiştir.” http://acikerisim.fsm.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11352/1157/G%FCnd%FCz.pdf?sequence=1 

8//
“Manisa inzivası Sultan Mehmed Çelebi'ye cidden faideli olmuştur. Bilâhare ilerleteceği tarih bilgisinin esaslarını bu devrede öğrenir. İstanbul fethi meselesi daha çocukken dimağını işgal etmiş ve üzerinde meşgul olmuştur ki tahta geçer geçmez hemen hazırlıklara geçmesi de zihninin bu mevzuda hazırlıklı olduğunu gösterir.
Yine bu inziva devresinde kitap ve kütüphane mefhumuna çok bağlanmış ve Manisa'daki hususî kütüphanesini inkişaf ettirmiş ve kıymetli eserleri çoğaltmıştır. Esasen dedesi olan Çelebi Sultan Mehmed kitap ve kütüphaneye meraklı idi. Ona da bu merak maalesef indî olarak okuma ve yazması olmadığı söylenen dedesi I. Sultan Murad'dan geliyor ki onun bir okur yazar ve Arapçaya da vâkıf bir hükümdar olması ihtimali üzerinde çok duruyoruz, çünkü hususî kütüphanesinin bir eseri elimize geçmiştir.6 Torunu Çelebi Sultan Mehmed'in hususî kütüphanesine ait bir çok esere rastladık. Hepsinde de kendi el yazısıyla
Malîkühül Veliyyül Hamid Mahemmed bin Bâyezid temellük kitâbeleri vardır.7
Çelebi'nin oğlu ve Sultan Mehmed Çelebi'nin babası ilme, sanata, edebiyat ve musikiye meraklı ve bunları eserlerinden takip eden ilim ve âlim âşıkı II'inci Sultan Murad'ın gayet güzel ve sureti mahsusada yazdırılmış ve tezhip ve teclit edilmiş kitaplarla dolu bir kütüphanesi vardır. Her ne kadar ilk çocukluk yaşlarında okumağa heves, yaşı gelmediğinden, ilmi önceleri sevmediği mânası çıkarılan Fâtih'in okumağa ve yazmağa başladıktan sonra bu kütüphane içinde kitap ve kütüphane zevk ve hevesiyle büyüdüğüne ve bunu sevdiğine şüphe edilmemelidir. Çünkü o kitap toplamakla kütüphanesini zenginleştirmekte şark hükümdarları arasında en ileri bir mevki' almıştır. Oğlu II. Sultan Bâyezid de kitap ve kütüphane merakını daha çocukluğunda baba ve dedesi kitaplarından öğrenmiştir ki onun da babasından kalan ve ayrıca elde ettiği kıymetli kitapların yekûnu üzerinde takdirkârlık ve hayranlık uyandıracak derecededir.
Sultan Mehmed Çelebi bu tesirlerle kütüphanesini daha Manisa'da iken kurmuş ve ikinci defa tahta geçince babasının kitaplarıyla ve sonra hususi hayatlarına ve saraylarında tesis ettiği nakışhanede yeniden istinsah ettirdiği kitaplarla zenginleştirmiştir ki bunun hemen dörtte üçü elimizden geçmiştir.
İşte Sultan Mehmed Çelebi'nin bu kütüphanesi üç defa yer değiştirir. İlk önce Manisa'da gelişen bu Kütüphane 1451'de Edirne sarayına taşınır, fetihten sonra da İstanbul'a önce Eskisaray'a sonra Yenisaray'a yerleştirilir.
Saraydaki bu hususi kütüphanesinin ilk Hafızıkütübü fahri hocalarından Sinan Hocapaşa'nın tavsiyesiyle Fâtih'e takdim edilen Tokatlı Molla Lütfi'dir. Bu Fâtih'in kitaplarından emriyle seçerek Külliye'nin medreselerine götürmüştür. Yani Fâtih'in İstanbul sarayındaki kütüphanesinden Zeyrek ve Ayasofya, Fâtih Camii, 8 "Semâiye," medreselerine olmak üzere 11 kütüphaneye eser vermiştir.8
Bir taraftan hattatlarına yazdırarak ve nakışhanesinde tezhip ettirerek birçok eserleri kopya ettirmiş ve süsletmiştir ki bunlar o devrin ince sanatlardaki zevkinin tenevvüünü gösterir emsalsiz ve pek kıymetli sanat eserleridir. Bunlar yalnız süslü ve güzel olmakla kalmamış bu sâyede bir çok nâdide eserler de çoğalmıştır. Bunların mühim bir kısmını aklî "fennî" eserler teşkil eder. “ https://www.tarihtarih.com/?Syf=26&Syz=383898  

9//
"Bilime, tarihe ve felsefeye özel ilgi gösterdi. Türkçeden başka Arapça, Farsça, Latince ve Yunanca kitaplardan oluşan özel bir kütüphanesi vardı." https://tr.wikipedia.org/wiki/II._Mehmed

10//
 "Fatih Sultan Mehmet kendine ait ilk kütüphaneyi tarihi tam olarak belirlenemeyen ancak XV. yüzyılın ilk yarısı sonları olarak (1447-1449) tahmin edilen dönemde, Manisa’da Saruhan sancakbeyliği sırasında Şehzadeler Sarayı’nda kurmuştur. Kütüphanenin sonradan yanıp yıkılan, kısmen restore edilip bugünkü Manisa Halkevi’nde bulunan kulede kurulduğu tahmin edilmektedir. Fatih’in bu devre ait kitaplarının üzerinde “Mehmed bin Murad Han” mührü yer almaktadır. Fatih ikinci özel kütüphanesini, 1454’te kısmen Manisa’dan götürdüğü kitaplarla Edirne’deki Cihannüma Kasrı’nda kurmuştur.
Bir diğer kütüphaneyi İstanbul’un fethinden hemen sonra bugünkü Bayezid Meydanı yakınlarında inşa edilen Eski Saray’da kurmuş, daha sonraki yıllarda bu kütüphane Topkapı Sarayı olarak bilinen Yeni Saray’a taşınmıştır. Bu dönemde Fatih’in kütüphanecisi filozof, matematikçi, bibliyograf ve şair olan Molla Lütfi’dir. Sinan Paşa’nın (Hoca Paşa), Molla Lütfi için Fatih’e “İlme vakıftır. Elif 
gibi doğrudur. Kabiliyetlidir. Kütüphanenizi ona bırakınız” diye öneride bulunduğu bilinmektedir. Fatih Sultan Mehmet, Hoca Paşa ve Molla Lütfi saraydaki kütüphanede bir araya gelerek çalışmışlar, kütüphaneyi adeta bir akademi gibi kullanmışlardır.13 Fatih Sultan Mehmet döneminde kendi kurduğu saray kütüphanelerinin dışında ülkenin çeşitli şehirlerinde yaptırılan külliye, cami, medrese gibi eğitim-öğretim kurumları içerisinde de çok sayıda kütüphane kurulmuştur. Kendisinin kurdurduğu Fatih Camii ve Külliyesi bunun en önemli örneklerinden biridir.14
Fatih dönemi, kütüphane kültürü açısından oldukça önemli ve diğer dönemlere nazaran daha parlak bir dönemdir. Bunun önemli nedenlerinden ilki 1453 yılında İstanbul’un fethedilmesi ile Fatih’in İstanbul’u devletin başkenti yapma isteğinin yanı sıra bu büyük devlete başkentlik yapacak olan şehri aynı zamanda dünyanın -özellikle de İslam dünyasının- en büyük sanat, bilim ve kültür merkezi yapma amacıdır. İstanbul’un fethi aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin yükseliş dönemine girdiği süreci de ifade etmektedir. İkincisi, Fatih’in kişisel olarak bilim ve tekniğe olan ilgisidir. Bu da dolayısıyla ilgi alanına giren konularda gerekli olan yazılı belgeleri yakından takip ettiğini ortaya koymaktadır. Bu özel ilginin oluşmasında, birer bilim adamı olan hocaları Molla Güranî ve Molla Hüsrev’in de payı büyüktür. Üçüncüsü ise, Fatih’in kendisinden önce gelen padişahlardan da devraldığı konu bakımından geniş ve niceliksel olarak büyük sayıdaki kaynağa sahip olmasıdır."
-------------,
14 Melek Dosay Gökdoğan ve Yavuz Unat, “Fatih Dönemi (1451-1481) Bilim Anlayışı ve Bilim Adamları”, İstanbul’un Fethinin 550. Yılı Anı Kitabı içinde (35-46). Ed.: Esin Kahya ve Ayten Aydın, Ankara 2004, s. 35, 37.
--------------,

11//
Kütüphanelerin bilimsel yaşama etkisi ile ilgili olarak, öğretim görevlileri ve öğrenciler için vakfedilen bina ve kitaplarla ilgili en önemli örnek, Fatih Camii ve Külliyesi için Fatih Sultan Mehmet tarafından önce Arapça hazırlatılmış daha sonra oğlu II. Bayezit tarafından yenilenmiş ve son olarak da Türkçeye çevrilmiş olan Fatih Vakfiyeleridir. 1493 tarihli vakfiyede “…cami-i şerifenin canib-i garbisine bir buk’a-yı latife dahi inşa buyurdular ta ki medaris-i şerifelerinde ifade-i ulum iden müderrisin ve iktibas-ı ulum-ı aliyye iden talibin-i müste’idin belki ulema-yı müstehikkinden sair muhtacin içün vakf buyurdukları kitablar içün mahzen ola…”,
“muhtac oldukları kütübün tafsiline vakıf olub nazır yahud kaim-makam-ı nazır 
marifetile kütüb-i mevkufeyi ehl-i medaristen diriğ itmeyüb hıfz-ı kütüb-i mevkufelerinde sa’y-i beliğ eyleyüb” ifadeleri ile Fatih’in kurmuş olduğu Sahn-ı Seman medreselerinde görev yapan müderrisler ve eğitim gören öğrencilerin faydalanacakları kitapların korunması için bir kütüphane kurulmuş olduğu belirtilmiştir. Müderris ve öğrencilerin yanı sıra dışarıdan da gelecek olan diğer müderrislerin de gerektiği zaman faydalanabileceği belirtilmiştir. 37”
-----------------,
37 Özer Soysal, Türk Kütüphaneciliği-II: Kütüphane Türleri, Görevlendirme İlkeleri, Ankara 1998, s. 16, 71-74.; Müjgan Cunbur, “Fatih Devri Kütüphaneleri ve Kütüphaneciliği”, Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni, 6 (4), 1957, s. 4-6.; Ayrıca bkz. Fatih Mehmed II Vakfiyeleri, İstanbul, 1938.; 901 Tarihli Arapça Vakfiye’den Çeviri Türkçe Vakfiye, Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi, Genel 1373, Kasa 46.
-----------------,

12//

“İkinci başşehrimiz Bursa'da, yukarda da belirttiğimiz gibi, daha Sultan Orhan ve Murad Hüdavendigar devrinden itibaren kurulmağa başlayan Osmanlı Saray kitaplıkları her ne kadar Yıldırım Bayezid devrinde de Timur istilası sonucu yanmış ve eserleri dahi kalmamışsa da, bunları Çelebi Sultan Mehmed, II. Murad ve Fatih Sultan Mehmet zamanında Bursa, Edirne ve Manisa saraylarında kurulan yeni yeni kitaplıklar koğalamıştır. Ne yazık ki, bugün Edirne sarayının yerinde yeller esiyor, bu sebeple kütüphanesi de yok olmuştur. Halbuki Fâtih Sultan Mehmet'in daha şehzadeliğinde Manisa'da kurulan kütüphane bir kaç duvar halinde dahi olsa el'an ayaktadır ve Manisa eski Halkevi'nin bir köşesini teşkil etmektedir.
Ve sonra İstanbul'un fethi üzerinedir ki, medeniyetlerin kılıç gücü kadar, fikir gücüne de muhtaç olduğunu bilen genç hükümdar II. Mehmetiin gayretleriyle İstanbul'da kısa zamanda tam 14 Osmanlı - Türk kitaplığı kurulmuştur:
1- Fetihten hemen sonra padişah için Eski ve Yeni Saray'da kurulan özel kitaplık.
2, 3-  Fatih Külliyesinin bir parçası olarak 1453 de Zeyrek'deki Pantokkator Manastırında ve Ayasofya Papaz Odalarında öğrenci ve hocalar için kurulan iki kitaplık.
4 - Eyüp Sultan Camii”ndeki kitaplık.
5- Mahmut Paşa Medresesindeki kitaplık.
6 - H. 875/M. 1470 de ibadete açılan Fatih Camiindeki kitap dolapları ki, bu gelenek zamanla Ayasofya, Bayezid, Şehzade, Süleymaniye, Sultan Selim ve Nuruosmaniye gibi Selahattin camiilerinde de sürdürülmüştiir.
7, 14- Fatih camii etrafındaki sahn Medreselerinde, bu 8 yüksek öğretim müessesesinde kurulan kitaplıklar, daha doğrusu kitap odalarıdır.
Fâtih'in bu kütüphaneler için özel kitaplığından bizzat ayırdığı ve üzerine kendi eliyle Sultani diye yazdığı 800 kadar kitap bugün malûmumuzdur. Bunların fihristi halen Topkapı Sarayı'ndadır ve Prof. Deismann'a göre, bunların 587 tanesi gayrı İslâmi, yani bugünkü anlamıyle müsbet ilim eserleridir.
Bu kitaplar şimdi çeşitli kütüphanelere dağılmıştır. Şahsi tesbitlerimize göre halen 27 tanesi Ayasofya, 13 tanesi III. Ahmet, 9 tanesi Şehzade, 6 şar tanesi Köprülü ve Fâtih, 4 tanesi Süleymaniye; 3 er tanesi Turhan Valde, Şehit Ali  Paşa ve Feyzullah Efendi, 2 şer tanesi Nuruosmaniye ve Laleli, 1 er tanesi de Revan Odası, Damat İbrahim Paşa ve Es'at Efendi  kitaplıklarındadır.
Fatih Sultan Mehmet bu kitaplıklarla ilgili olarak ikinci Arapça vakfiyesinde aynen şöyle diyor:
‹‹Mütevelli her 3 ayda bir, lüzum görürse her ay, kitapları teftiş edecek, hâfız-ı kütüpten bütün kitapların bir deftere kaydını ve tozlarının alınıp, sahifelerinin iyi korunmasını ve alimlere ve talebelere emanet verilecek kitapların arkasının aranmasını isteyecektir.»
Görülüyor ki 500 küsur sene önce yapılan bu vasiyet bugünkü modern kütüphaneciliğin gereklerine hiç de aykırı düşmemektedir. Hükümdarların bu güzel eserlerine devrin Molla Hüsrev, Kadızade Rümi ve Hatipzâde gibi ünlü ilim adamları da katılmakta gecikmemişlerdir, ve sonra babasının bu güzel eserini Fatih'in oğlu Sultan Bayezid II sürdürmüş ve bütün bu kütüphaneleri devamlı beslemiştir. Hatta babasının Sultani kaydiyle vakfettiği kitapları, kendi mühürü ile mühürlemiş, ve deftere geçirtmiştir. Yavuz Sultan Selim I'in Merc'i Dabık zaferi ve Kahire`nin zabtı ile Bağdat ve Mısır'ın o zengin kitaplıklarının pek çoğu da İstanbul'a gelmiştir.” http://www.tk.org.tr/index.php/TK/article/view/1635

13//
“Beylikler devrinde hükümdar ve beylerin Selçuklu geleneğini devam ettirerek kurdukları kütüphanelerin bir çoğu günümüze kadar gelebilmişlerdir. Ancak biz, burada Osmanlılar’ın zamanındakilerle temasa yetineceğiz. Küçük çapta da olsa umumi kütüphanelerden sayılabilecek olanların xv. Yüzyıl ortalarından itibaren görüldüğü söylenebilir. Bu umumi kütüphanelerden biri Fatih Sultan Mehmed’in  Eyüb Camii içinde ihdas etmiş olduğu küçük bir kitaplık dolabı ile Timurtaş Paşazade Umur Bey’in Bursa’da kendi camisi yanındaki kütüphanesidir”.  (225.sayfa)  İçinde: Türk Medeniyeti Tarihi.  / yazarlar Mehmet Şeker, Süleyman Genç ; editör Nesimi Yazıcı.  6. bs. Eskişehir : Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi, 2005, c1999. (T.C. Anadolu Ünivesitesi yayını ; no. 1150. Açıköğretim Fakültesi yayını ; no. 609) ISBN 975-492-903-3 /  "İlahiyat Önlisans Programı (İÖP)."

14//
“İstanbul, fetihle birlikte İslam medeniyetinin en cazip ülkesi haline getirilmiş ve idari olmanın yanı sıra ilmi açıdan da bir merkez haline dönüşmüştür. Fatih Sultan Mehmed'in bu konuda şahsi gayretlerine diğer devlet adamları da katılmış ve başta burası olmak üzere pek çok şehirde yeni sosyal muhtevalı kurumlar tesis edilmiştir. Fatih, Edirne sarayında bulunan kitaplarını Bayezid'de yeni yapılan Eski Saray'a14 getirmiş ve İstanbul'un bilinen ilk kütüphanesini kurmuştur. Ayrıca kendi adına 1470 yılında kurduğu külli-
---------------
12 A Süheyl ünver, "Çelebi Sultan Mehmed'in Hususi Kütüphanesi", Türk Kütüphaneci/er Denıeği Bülteni, 1970, c. XIX, sy. 4, s. 291-295.
13 A. Süheyl Ünver, "Edirne'de II. Murad'ın Kurduğu üç Kütüphane", Güney-Doğu Avrupa Araştırmalan Dergisi, 1972, sy. ı, s. 255-256.
14 Banu Bilgicioğlu, "Fatih'in Fetihten Sonra Kurduğu İlk Saray", Kültür, Yaz 2008, sy. ll, s. 60-69.
15 TALİD, 6(12), 2008, S. Aydüz
----------------
yedeki dört medreseye ait olmak üzere dört adet de kütüphane açmış ve daha s oma Ayasofya ve Zeyrek medreselerinde bulunan kitapları da buraya getirterek camide kurulan büyük bir kütüphanede biraraya toplamıştır. Fatih'in husus! kütüphanesinde 12.000 adet kitabın bulunduğu ve bu kütüphaneye Molla Lütfi'nin haftz-ı kütüb olarak tayin edildiği ileri sürülmektedir.
Konuyla ilgili Dursun Gürlek'in yazdığı "Fatih Sultan Mehmed'in Kütüphane Müdürü: Tokatlı Molla Lütfi" (Kültür, Yaz 2008, sy. ll, s. 48-55) ve Hakkı Şinasi Çoruh'un "Fatih'in Kütüphane Memuru, Büyük Türk Ansiklopedisti Molla Lütfi (-?/1494)" (Türk Kültürü, 1972, c. X, sy. 115, s. 435-442) adlı makaleleri ile Tahsin Öz'ün Topkapı Sarayı'nda Fatih Sultan Mehmet II'ye Ait Eser ler, (Ankara, Türk Tarih Kurumu, 1953) Orhan Ş aik Gökyay'ın Molla Lütfi (Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı, 1987) isimli kitabı konuyla ilgili geniş bilgiler vermektedir.” http://ktp.isam.org.tr/pdfdrg/D02512%5C2008_12/2008_12_AYDUZS.pdf

15//
“Osmanlı hükümdarları arasında kitapseverlik, kitap dostluğu adeta gelenekleşmiştir. Bu dostluk Fatih Sultan Mehmed'in çağında en parlak devrine ulaşmış, II. Bayezid'de kitaplara tutku derecesindeki bağlanışın delilleri günümüze kadar kalmıştır.”
“Osmanlı hükümdarları arasında kitap sevgisi nasıl gelenekleşmiş bir husus ise, Kanunî devrine gelinceye kadar kütüpha- ne kurma konusu da o derecede yerleşmeye başlayan bir adet halini al- mıştır. Daha gerilere gitmeden, meselâ Fatih'in Istanbul'un fethinden sonra çeşitli medreselerde ve bilhassa Fatih Külliyesinde, II. Beyazid'in Amasya ve Edirne'deki külliye içinde kurmuş oldukları kütüphaneleri bu sözümüze birer delil olarak gösterebiliriz.” http://www.tk.org.tr/index.php/TK/article/viewFile/1844/1824
“ilim ve irfanla yoğrulmuş büyük kumandan İstanbul'un Fatihi Fatih Sultan Mehmet tarafından umumi kütüphanelerin kurulduğunu görüyoruz.” http://www.tk.org.tr/index.php/TK/article/download/1982/1954

16//
“İstanbul’da kütüphane kuran ilk sultan da haliyle, şehri ilim membaı haline getiren Fatih olmuştur. O, Manisa’dan Edirne Sarayı’na götürdüğü kitaplarını fetihten sonra evvelâ Eski Saray’a, sonra da Yeni Saray’a (Topkapı Sarayı) naklettirmişti. Bu kütüphane, esasında İstanbul’un da Beyazıt Devlet Kütüphanesi ilk kütüphanesiydi ve meşhur âlimlerden Molla Lütfi bir müddet hâfız-ı kütüblüğünü yapmıştı. Hatta nakledilir ki bir gün Fatih kütüphaneye gelip Molla Lütfi’den bir kitap istemiş. O da biraz yüksekçe bir yerde olan kitabı almak için bir mermer taşını basamak olarak kullanmış. Fakat birden hiddetlenen Fatih, “ne yaptın, o bastığın taş İsa Aleyhisselam’ın üzerinde doğduğu taştır” diye çıkışmış. Molla Lütfi o esnada seslenmemişken biraz sonra bir köşede, kitapların üzerine örtülmüş eski püskü, tozlar içindeki bir bez parçasını getirip padişahın dizinin üstüne büyük bir ihtiramla bırakmış. Niye bezi üstüne bıraktığını soran Fatih’e cevabı da, “Sultanım niye huzursuz olursunuz, bu bez Hz. İsa’nın beşiğinin bezidir” olmuş.
Raflarını İslâmî yazmaların dışında İtalyanca, İbranice, Grekçe, Latince, Ermenice ve Süryanice kitapların da süslediği bu ilk saray kütüphanesindeki eser sayısı, II. Bayezid devrinde çıkartılan envantere göre 5 bin yedi yüz cilt içinde 7 bin iki yüz adet idi.
Fatih Camii’nde bir araya getirilerek hizmete açılmıştı. Esas koleksiyonunu Fatih’in vakfettiği 900 civarında kitabın oluşturduğu bu kütüphane, müteakip asırlar boyunca Fatih Camii içinde hizmet verecek ve yeni bağışlarla eser sayısı her geçen gün artacaktı.
İstanbul’un fethini müteakip Fatih Sultan Mehmed’in bânîsi olduğu Eyüp Sultan Camii’nde oluşturulan kütüphane de şehrin ilk kütüphanelerindendir. XX. asrın ilk çeyreğine kadar faal olan kütüphanenin koleksiyonunda 200 kadar kitap vardı.” İçinde: Aygün, Cengiz: Sultanların Kütüphaneleri, Kütüphanelerin Sultanları. (42-43ss.) . 1453 İstanbul: Kültür ve Sanat Dergisi, 2016/24 http://kultur.istanbul/media/375250/1453_dergisi_24_sayi-2-.pdf  https://issuu.com/sururozturk/docs/web_1453_dergisi_24_sayi_58_mb

17//
“Fetihten sonra en esaslı kütüphane Fatih Sultan Mehmed’in kendi medreselerinde kurduğu kütüphanedir. Yani Sahn-ı Semânı medreselerini yaptığı zaman, dört medresenin her biri için ayrı kütüphane kurduruyor. 70-75’er kitaplık, hepsi 300 kitap... Fatih Kütüphanesi’nin temelini bu kitaplar atıyor. Daha sonra onlar II. Bayezid zamanında toplanıyor, bir araya geliyor, ilaveler yapılarak caminin içine alınıyor. Zamanla gelişiyor, en sonunda da I. Mahmud öndeki binayı yapıyor ve Fatih Kütüphanesi’ni buraya taşıyor. Yani çok mütevazi başlıyor.” İçinde: Bir Muhibbân-I Kütüb İsmail E. Erünsal / Ahmet Kara’nın Prof. Dr. İsmail Erünsal ile yaptığı röportaj . (54.s.) 1453 İstanbul: Kültür ve Sanat Dergisi, 2016/24

18//
“İstanbul'da Fatih devrinde (1451-1481) ilk Saray Kütüphanesi kurulmuştur. “
“Fatih, külliyesinde, dört medrese dört kütüphane kurmuştur.” http://www.os-ar.com/modules.php?name=Encyclopedia&op=content&tid=501318



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder