15 Nisan 2020 Çarşamba

TINAZ TİTİZ ÖNCÜLÜĞÜNDE KURULAN VE ÜLKEMİZDE ÖRNEĞİ OLMAYAN SOSYAL DÖNÜŞÜM WEB SİTELERİ



TINAZ TİTİZ ÖNCÜLÜĞÜNDE KURULAN VE

ÜLKEMİZDE ÖRNEĞİ OLMAYAN

SOSYAL DÖNÜŞÜM WEB SİTELERİ



Derleyen:
Bülent Ağaoğlu
İstanbul,
15.4.2020


2020

2019
Sosyal Tohumlama * http://sosyaltohumlama.com/

2017

2012

2011

2007

2005

2003


KISA TANITIMLAR

KAVRAM MUTFAĞI

2020

“PROJENİN AMAÇ VE KAPSAMI

1
“Sorun: Bazı temel kavramların, ortak kavram dağarcığımızda bulunmayışı ve/ya bulunan kavramlara toplumca hangi anlamların yüklendiği konusunda uzlaşı yetmezliği.

Bir arada yaşaması güç olanlar, ortak yaşam alanları da dahil uzlaşmaya yanaşmayanlardır. Ama bunlar yine de bir şeyin farkındadırlar: Hangi kavramlar üzerinde uzlaşamadıklarının!

Bir arada yaşaması neredeyse imkansız olanlar bu sayılanlar değildir. Kullandıkları kavramlar arasında fark olup olmadığını bilmeyen, üstüne üstlük bunu merak da etmeyen, bunu bir sorun olarak görmeyenlerin bir arada yaşamaları imkansızdır.

Bu insanlar sürekli olarak çatışacaklar, fakat çatışma nedenlerini kavram uyuşmazlığına değil bambaşka nedenlere bağlayacaklardır. Bu tür insanlar ve onlardan oluşan toplumlar, toplu yaşamın dayanışmasından yararlanamaz ve birlikte yaşamanın değerini anlayamazlar. Bu toplumların, kavram bütünlüğü olgusunun öneminin farkına varmış olanlarca yutulması kaçınılmazdır.

Sorun çözme (özellikle de karmaşık, kompleks) sorunları çözme), sıradan insanların yerini akıllı robotlar ve yapay zeka ile “daha da” akıllandırılmış hayvan dostlarımızın alacağı yakın gelecekteki en önemli becerilerin başında sayılıyor.

Sorun çözme becerilerinin en başında, sorun alanı ile ilgili kavram bilme -yok ise yeni kavram yaratma- geliyor. Buna göre her eksik kavram, SÇK’nden bir parça eksiltiyor. Örneğin;”

2

“Düşüncelerin ifade edilebilmesi ve kastedildiği biçimde anlaşılabilmesi için kullanılan sözcükler -özellikle de soyut kavramları ifade edenler- üzerinde genel bir uzlaşı olmadığı gibi bu bir sorun olarak da algılanmamaktadır. Karşılıklı yazışma ve/ya söyleşmeler sırasında bu uzlaşmazlık farkedildiğinde taraflar, kendi tanımlarını ileri sürmekte ve doğru (ve ortak) tanımın bu olması gerektiğini savunmaktadırlar.

Çalışma, bu amaçla bir deneme amacını taşıyor.  Üzerinde uzlaşı bulunmadığı tahmin edilen kimi kavramlar için editör tarafından bir öneride bulunulup, sonrasında zenginleştirici katkılara açılması öngörülüyor. Buradaki “zenginleştirme” terimi ile kastedilen, önerinin esasının korunup, esasa yönelik olmayan “süsleme”lerin yapılması olmayıp, esasa yönelik katkılara da açık olduğudur.” https://www.beyaznokta.org.tr/projelerimiz_kavram

3

“«Sözcük bilgisi gereksinimi: kim olursanız olun, mesleğiniz ne olursa olsun, sözcük bilgisine ihtiyacınız olacağı kesindir. Bilgi edinmek için ya da zevk için okuyacaksınızdır ister istemez. Sözcüklerin anlamı konusundaki bilginiz kesin değilse, hedeflenen amaç ne olursa olsun, okuduğunuz şeyin değerini tamamiyle algılayamazsınız. Çoğu kişinin yaptığı gibi, size aşina gelmeyen sözcükleri es geçme alışkanlığı edinmiş olabilir, genel anlamı kavramak için bir cümlenin ya da paragrafın geri kalan yanıyla yetinebilirsiniz. Bu, daha tadına varmadan ağzınızdaki lokmayı yutma alışkanlığına benzer. Genelde, anlamda pek değişiklik olmamış olabilir.”


SOSYAL TOHUMLAMA

2019
Sosyal Tohumlama * http://sosyaltohumlama.com/

“Hakkımızda
Sosyal Tohumlama Nedir ?
Bir “sosyal tohum”,yaşam alanlarımızın(eğitim, aile, iş, eğlence, öğrenme, ibadet, inanç, gönüllülük ve benzer)bir veya daha çoğunda, tek kişilerce dahi ortaya atılıp uygulanarak küçük ölçekli olumlu farklar yaratabilen; ama bir araya geldiğinde daha gözlenebilir bir dönüşüme yol açabilecek “davranış(lar)”dır. Dönüşüm kimi zaman tek bir tohumla gerçekleşebilirken, daha karmaşık dönüşümler ancak birden fazla tohumun sosyal ortama atılmasıyla gerçekleşebilir.
Bir Sosyal Tohum’un dönüştürücülüğü açısından değeri iki faktöre bağlıdır: Sosyal Tohum fikrinin ön şartları ve Tohum’un doğurganlığı.
Buna göre her tohum, dönüştürücülük açısından eşit değere sahip değildir. Ön şartları ne kadar az ve ne kadar doğurgansa tohum o kadar değerli sayılmalıdır. Aynen yeşermesi için birçok koşulun var olmasını gerektiren bitkiler ile, hemen her toprakta yeşerebilen bitki tohumlarının farklı olması gibi.
Şöyle bir örnek tohum kavramını daha iyi açıklayabilir:“Sorunları sorulara çevirerek çözülebilirliklerini artırmak”
Alışılmış sorun çözme uğraşı hemen daima doğrudan çözüm arayışıyla başlar. Bu tamamen yanlış da değildir; çünkü ilk göz atılması gereken yer, evvelce çözülmüş sorunlara ait zihinlerdeki depodur. Ama zaman zaman geçmiştekine benzer bir çözümün -birkaç koşulun farklı olması nedeniyle- işe yaramadığı herkesçe de denenmiştir.
İşte bu gibi durumlarda soruna çözüm arayarak değil, sorun’un daha iyi tanımlanmasına -böylece de küçük farklılıkların bile ortaya çıkmasına- yardımcı olmak üzere “cevapları daha basit olabilecek” sorular üretilir.
Tohumlama Fikri Üretim Süreçleri Nelerdir ?
Tohum fikirlerinin bir kaynağı mevcut kültür içinde zaten kullanmakta olduklarımızdır. Hatta kültür sözcüğünün kökeninden de (Latince toprakta büyütmek, yetiştirmek) anlaşılabileceği gibi, kültür bir anlamda tohum demektir. Fakat çağlar boyunca süregelen etkileşimler nedeniyle mevcut kültür içindeki tohumlar karışık, ayırt edilemez hale gelmiş olabilir.
Bir diğer kaynak, bu web sitesi ile erişilecek kişilerin üretebilecekleri tohum fikirleridir.
Üçüncü kaynak ise, bir grup gönüllünün oluşturduğuBirleşik Akıl Ağı®tarafından bugüne kadar üretilmiş olan tohum fikirleri olup, yeni üretilebilecek olanlar için örnek amacını taşımaktadır.
Bu örneklere göz attıktan ve Sosyal Tohum kavramının felsefesini içselleştirdikten sonra tohum fikri üretmek isteyenler, iletişim bilgilerimizi kullanarak -herhangi bir mecra üzerinden- tohum fikri önerilerini ve o tohumdan ne gibi beklentiler olabileceğini iletebilirler.
Zaman zaman, üzerinde tohum fikri üretilmesi beklenen başlıklar sitede yayımlanarak, bu alanda öneri üretmek isteyenlere duyurulur.
Toplumdaki her tür niyete açık olduğu için hoş görülebilecek nedenle bu öneriler bir kurulca gözden geçirilmekte ve site amaçlarına aykırı öğeler içermeyenler yayımlanmaktadır.
Siteye tevdi edilen tüm tohum fikirleri üzerinde her türlü edit işlemi yapılabilir ve fikir sahipleri bu konuda bir hak iddia edemezler.”

BİRLEŞİK AKIL AĞI

2017

“Öz-niyet (misyon): Farklı ülke ve/ya illerimizde yaşayan, Türkiye sorunlarının anlaşılmasına, çözümlenmesine (analiz) ve/ya çözülmelerine katkı yapma arzu ve yeterliğine sahip insanlar arasındaki bir ağ yoluyla, uzlaşıya dayalı Ortak Akıl yöntemleriyle çözülemeyecek karmaşıklıktaki sorunların anlaşılmaları ve çözümler geliştirilmesi için Yapay Zeka Destekli Kalabalık Aklı (Hybrid Human Swarm Intelligence) oluşturulmasıdır.
Ülkü (vizyon): Giderek büyüyen sorun stoku ve kısıtlı Sorun Çözme Kabiliyeti (kapasitesi) nedeniyle sorunlarını çözmekte zorlanan ve bundan yararlanan iç ve dış aktörlerce sorunları istismar edilip sahip olduğu ve ürettiği çeşitli değerleri kayba uğrayan toplumun 5 yıl içinde sorun stokundaki artışın durdurulup azalma eğilimine girmesi.
Öz-değerler:
(a) Profesyonel gönüllülük
(b) Farklılıkların peşinde olmak
(c) Benimsetici olmamak
(d) “Ben”i askıya almışlık.”
“Birleşik Akıl Ağı Nedir?
BAA, bağımsız, gönüllü, kar amacı gütmeyen ve siyaset üstü bir platformdur.
Amacı Nedir?
Kişi veya gruplara, öyle bir altyapı sunalım ki;
Temel amaçları aynı, ama farklı yaklaşım yol ve yöntemine sahip kişi ve gruplar, kendi kimliklerini bir üst kimlik içinde eritecek bir hiyerarşi içine girmeden örgütlenip iletişim kurabilecek prosedürler için verimsiz yollarda zaman kaybetmesinler,
İletişimleri için coğrafya ve zaman dilimi farklılıklarına bağlı olmasınlar,
Sorun teşhis (tanı), çözüm geliştirme ve uygulama konularında etkili yöntemlere (Küme Zekası gibi) kolay erişsinler ve de çeşitli kişi ve grupların birbirlerinden bağımsız ürettikleri sorunlar, çözümler bir veri-tabanı içinde biriktirilebilsin,
Bu platformdan her yararlanan, platformun gelişmesine de katkıda bulunabilsin.
Böylelikle sorunlara daha etkili çözümler geliştirebilsinler.
Farklı ülkelerde ve farklı illerimizde yaşayan, Türkiye sorunlarına ilişkin soru ve/ya cevap üretmek ya da zenginleştirici katkılar yapma arzu ve yeterliğine sahip, bu yeterliği de genel kabul görmüş insanlarımız var.
Bu kişiler genelde birbirlerinden habersiz olarak -çoğu zaman da kendi doğruları içinde kalarak- sorunlara çözüm arıyorlar. Halbuki her birinin özgün birikimleri, özgün zekaları var. Birbirleriyle gevşek bir ağ içinde etkileşimleri olmadan kaldıkça, amaçlarına erişmeleri güçleşiyor.”. http://www.birlesikakilagi.com/manifesto

EZBER KALIPLARI

2012

““Yaygın ve Yerleşik Kalıpların” Sorgulanması Çalışmasının Amacı, Hedefi ve Kısa Açıklaması
TANIM
“Yaygın ve yerleşik kalıp”, bir diğer deyişle 'Ezber Kalıbı' deyimleriyle, sorgulama alanımızın dışında kalmış söylem kalıpları kastediliyor.
İlk bakışta bu tür kalıplara karşı olunduğu gibi bir izlenim elde edilebilir; bu kesinlike doğru değildir. Bu tür kalıplar genellikle zaman kazandırır, yaşamı kolaylaştırabilirler.
Karşı olunması gereken kalıplar değil, bunların sorgulama dışı bırakılarak “koşulsuz birer doğru” gibi kabul edilmesidir. Yani kalıplar değil, onların sorgulanmayışları yanlıştır.
AMAÇ
Bu çalışmanın amacı, çeşitli ezber kalıpları’nın, hangi koşullar altında geçerli olabileceklerini ortaya çıkarıcı sorular üretmek ve bu sorular sorulsaydı, alışılmıştan farklı hangi bakış açılarının ortaya çıkacağını tahmin etmektir.
HEDEF
Varılmak istenilen hedef ise, bu yolla sorgulamaya dayalı düşünme biçimini (kritik düşünme) toplumumuzda yaygınlaştırmaya çalışmaktır.”.

HIZLI DÖNÜŞÜM KAMPLARI

2011

“S1: i-HDK nedir?
Y1:      
Başta eğitimli gençler olmak üzere, genelde gelir yetmezliği, özelde ise istihdamla ilgili sorunlar yaşayan kişilere yönelik “öğrenme temelli” bir seminerdir.

Gelir yetmezliği genel sorun olup bunun özel hallerinden birisi işsizlik, bir diğeri gelecekte işsiz kalma olasılığı, bir diğeri ise işinden sağladığı gelirin yetersizliği gibi türev sorunlardır.
Buna göre toplumumuzun temel sorun olarak gördüğü işsizlik sorunu yerine gelir yetmezliği sorunu öne alınmış ve seminer buna göre tasarlanmıştır.”. http://i-hdk.ogrev.org.tr/Common.aspx?Page=sss


ÖĞRENME EVLERİ

2007

“Öğrenme Evleri
Beyaz Nokta® Gelişim Vakfı; Öğrenme Evleri® açarak, gençlerin öğrenme yoluyla kendini tanıyan, kendine hedefler koyarak bilgi ve becerilerini bu hedefler doğrultusunda nasıl geliştirebileceğini araştıran, sorunlarını çözebilen, kendine güvenli birer birey olması için çalışmalarını sürdürüyor.”. https://www.beyaznokta.org.tr/projelerimiz_ogrenme_evleri


KİŞİSEL GELİŞİM PLATFORMU

2005
“Kişisel Gelişim Platformu kısa adıyla KİGeP Türkiye’mizin bugün geldiği noktada kritik bir önem taşıyor.
Gerek okul kurumu, gerekse onun dışındaki yaşam çevreleri, çocuk ve gençlerimizin doğuştan sahip oldukları bazı yeteneklerinin donmasına sebep oluyor. Bu doğal yeteneklerin başında da “öğrenme” gelmektedir. Öyle bir öğrenme ki, yaşamanın her saniyesindeki her durumdan -iyi ya da kötü- ders almak ve bu yolla insanın ana programı olan yaşamı sürdürme programına sadık kalmak.
Çocuk ve gençlerimiz genelde:
• Çevrelerinin hangi uzaklıklara kadar uzandığını anlamaya çalışmak,
• O çevrelerin iş iklimlerini incelemek,
• O iklimlerin gerektirdiği bilgi-beceri-tutum-davranışların neler olduklarını incelemek,
• Onları kazanmaları gerektiğini idrak etmek,
• Arzuları ile gerçeklerin her zaman bağdaşmayabileceğini anlamak
gibi yükümlülüklerini üstlenmek yerine, sadece istemekte ve de şikâyet etmektedirler. Buna “öğrenilmiş çaresizlik” de denilebilir. KiGeP gençlerin çevrelerine bir sanal duvar gibi örülmüş bulunan bu çaresizliği yıkarak, yaradılışlarının onlara vermiş olduğu doğal yeteneklerin harekete geçmesine imkân yaratacak bir projedir.
KİGEP’in amacı “Öğrenme” yoluyla her genci, kendi yolunu çizebilen, geleceğini kurabilen, nitelikli ve başarılı birer birey olarak hayata kazandırmaktır.
Proje her gencin kendini tanıyan, doğru sorular sormayı becerebilen, kendine hedefler koyarak bilgi ve becerilerini bu hedefler doğrultusunda nasıl geliştirebileceğini araştıran, sorunlarını çözebilen, kendine güvenli birer birey olmasını hedeflemektedir.
Bu hedefin önünde gençlerimizin çevrelerini sarmış olan sanal gibi görünen, aslında gençlerin sorunlarının zihinsel zincirlerinin oluşturduğu kişisel duvarlar bulunuyor. Bu duvarları yıkmanın yolu ise Öğrenmeyi Öğrenmek’ten geçiyor. KiGeP’te öğrenmeyi öğrenen gençler kişisel duvarlarını yıkarak “Yaşam Alanlarını genişletecek” ve başarılı bireyler olarak toplumca ilerlememizde aktif rol oynayacaklardır.”. https://www.beyaznokta.org.tr/cms/images/Ek_1_KiGeP_KisaTanitim.pdf

EZBERSİZ EĞİTİM

2003

“Ezbersiz Eğitim
Ezbersiz Eğitim, şu 3 amaca sahip bir süreç olarak anlaşılmalıdır;

1- Öğrencinin, mevcut ve gelecekteki eğitsel ihtiyaçlarının farkına varmasına yardımcı olmak,

2- Kendi fiziksel ve zihinsel yeteneklerini ve sınırlamalarını, yani “öğrenme profilini” keşfetmesine  yardımcı olmak,

3- Belirleyeceği eğitsel ihtiyaçlarının gerektireceği bilgi-beceri-tutum ve davranışların, öğrenme profiline uygun yollarla ve bizzat kendisince kazanılmasına yardımcı olmak.

Bu 3 amacın da “bilgi bellemeye” değil, “öğrenmeyi öğrenme”ye dayalı olduğuna dikkat edilmelidir.

Diğer yandan, bilgi miktarı, hızlı cevaplama becerisi gibi eğitimin birincil amaçlarıyla ilgili olmayan, “sınav başarımı”  ise farklı bir amaçtır. Ama  bundaki başarı dahi, yukarıdaki amaçlara ne denli uyulduğuna bağlı olarak yükselecektir.”



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder