7 Nisan 2020 Salı

YANLIŞ DAVRANIŞLARI DEĞİŞTİRMEK İÇİN POZİTİF MESAJIN BÜYÜK ÖNEMİ


YANLIŞ DAVRANIŞLARI DEĞİŞTİRMEK İÇİN POZİTİF MESAJIN BÜYÜK ÖNEMİ


Bülent Ağaoğlu

İstanbul, 7.4.2020


1
Hayatımızda yaşamakta olduğumuz sorunların çözümünde farklı düşünmenin, farklı bakış açısının ne kadar önemli olduğu konusunda aşağıda alıntıların yer aldığı düşünür Ali Saydam’ın köşe yazısı çok çarpıcı.


Yazıda en çok ilgimi çeken somut bir deneyden söz edilmesi.


Bu tür deneylere başka örnekleri içeren bir yayın var mı, merak ettim. Çünkü böyle örneklerin bir araya getirilmesi, negatif iletişim mesajını kullananları pozitif mesaj vermelerini ikna için belki daha etkileyici olur.


Yaşamakta olduğumuz sorunlu davranışlarda değişiklik beklentilerinde yöntem olarak pozitif mesajın önemi hangi tarihte keşfedildi...

Bu konuda akademik makaleler ve anketler var mı, varsa nelerdir.

-------------------------------------------------------------------------.

Alıntı kaynağı:


Ali Saydam: Sadece ‘ilginç’ olandan hep kaçtım… 07 Nis 2020, Salı. https://www.yenisafak.com/yazarlar/alisaydam/sadece-ilginc-olandan-hep-kactim-2054767


“Davranışınızı Değiştirmek için Kendinizi Nasıl Motive Edersiniz” başlıklı konuşma, TEDxCambridge kapsamında bilişsel nörobilim uzmanı Tali Sharot tarafından yapılmış…

Sharot, ciddî uyarılara rağmen insanların değişime direnebildiğini söylüyor ve sonuç alabilmek için yollar öneriyor…
Aslında sorun, insanların direnmesinden çok, dirençle karşılaşılacağı bilinen mesajlarla bu uyarıların yapılmasında gibi görünüyor… Çünkü kendimizi ve başkalarını korkutarak yapılan, olumsuz sonuçlara odaklanan uyarılar, insanlar üzerinde pek de etkili olmuyormuş…
Sharot bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Eğer bir şey bizi korkutursa sistemi kapatmaya meyil edip negatif duyguları silmeye çalışırız. Yani, rasyonelleştirmeyi kullanabiliriz. Örneğin, kendine şöyle diyebilirsin: ‘Dedem sigara içerdi, 90’ına kadar yaşadı. Çok iyi genlerim var, bu konuda endişelenmeme kesinlikle gerek yok.’ Aslında, bu süreç, seni daha önce hissettiğinden daha dirençli hissettirebilir; bu yüzden, uyarılar, bazen böyle bir bumerang etkisine sahip olabilir.”

Sharot’un konuşmasında, negatif ve pozitif uyarı ve mesajların, ‘davranış değişikliği’ne etkilerini gösteren pek çok örnek var. Mesela, Amerikalı sağlık çalışanlarıyla yapılan bir deneyde, hastaneye yerleştirilen bir kamerayla sağlık personelinin hasta odalarına girip çıkarken el yıkayıp yıkamadıklarına bakılmış… Sağlık personeli, bu amaçla kamerayla izlendiğinin de farkındaymış… Sonuçta personelin yalnızca yüzde 10’unun ellerini yıkadığı tespit edilmiş. Bunun üzerine pozitif mesaj, teşvik, ödüllendirme, gelişimin izlenmesi yöntemine başvurulmuş…

Sağlık çalışanlarına ne kadar iyi gittiklerini gösteren bir elektronik pano duvara yerleştirilmiş. Çalışanlar ellerini her yıkadığında, ekrandaki rakamlar yükseliyormuş; ayrıca sayaç aynı vardiyada çalışanlar arasındaki dereceleri ile haftalık çalışanların derecelerini de gösteriyormuş.

Sonuç ne mi olmuş? Çalışanların el yıkama prosedürüne uyumu yüzde 90’a yükselmiş…”.

………………………..
“Ha tabii davranış değişikliği oluşmasın istiyorsanız, siz yine “Trafik canavarı olma” gibi emir kipiyle negatif mesajlar vermeye devam edebilirsiniz…”. 

2
“COVİD-19’DAN KORUNMA KONUSUNDAKİ BİLGİLERİN ETKİSİ”
Prof. Dr. Acar Baltaş’ın makalesinden seçmeler;
“Oysa bütün bu önerileri yapanların ve ekranlarda sürekli olarak aynı bilgileri tekrarlayanların bilmedikleri basit bir gerçek var: “Bilgi davranışı değiştirmez”. Bilgi davranışı değiştirecek olsa, dünyada sigara içen bir kişi bulmak mümkün olmazdı. Bilgi davranışı değiştirmek için sadece başlangıçtır ve gereğinden fazla tekrarlanması kanıksama, bıkkınlık ve duyarsızlaşmaya neden olabilir. Bu durum sigara içen birisine, sigaranın sağlığa zararlı olduğunu söylemekten farksızdır ve hiçbir sonuç vermez.”
“Alışkanlıklar ince ipliklerle dokunmuş halatlardır ve bu nedenle alışkanlıklara dayanan davranışları değiştirmek bilgi vererek mümkün değildir. Nitekim elleri yıkama konusundaki mesajlar, bir davranış kırma niteliği taşımadığı için, gündelik hayatta kolaylıkla yer bulmuştur. Covid-19 konusunda uzmanların her gece ekranlarda tekrarladığı bilgiler de bu duruma için iyi bir örnektir. Yapılan araştırmalar insanların bir saatte yaklaşık 25-30 defa ellerini yüzlerine götürdüğünü ortaya koymuştur. Ortalama bir hesapla hepimiz uyanık kaldığımız süre içinde günde 400-500 defa elimizle yüzümüze dokunuyoruz. Bu temasların büyük çoğunluğu ağıza, daha sonra da buruna ve göze olmaktadır. Bu kadar köklü bir alışkanlığı, “ellerinizi yüzünüze götürmeyin” mesajını tekrarlayarak değiştirmek mümkün değildir.”
“Bir fabrika veya atölyede duvara “makineyi dikkatli kullan” demenin, çalışanların dikkatini artıracağını ve kazaları azaltacağını düşünmek ne kadar gerçekçiyse, “ellerinizi yüzünüze sürmeyin” diyerek, insanların bu davranıştan kaçınmalarını beklemek o ölçüde gerçekçidir. Aynı fabrika veya iş ortamında duvara, “çocuklarınız akşam evde sizi bekliyor” mesajıyla, yemek masası etrafında toplanmış bir aile resmi olan afiş koymak, çalışanın daha dikkatli olmasını sağlar. Benzer şekilde sigarayı bırakan insanlar, istisnalar hariç tümü ya eşi için, ya çocukları için, ya da torunları için bırakırlar. Bilgi ancak duyguyla birleştirildiği zaman etkisi artar.”

“Davranış mimarisi
İş kazalarını önlemenin en kesin üçüncü yolu, psikologların davranış mimarisi dedikleri yoldur. Bu yol, çalışanın iki eliyle, iki düğmeye basarak makineyi çalıştırması, böylece hatalı bir hareket sonucu, bir eliyle makineyi çalıştırıp diğer eline zarar vermesini önlemeyi garanti eder. Davranış mimarisinin en yaygın uygulaması, otomatik vitesli arabalarda frene basmadan arabanın çalışmasının önüne geçilmesidir. Otomatik vites uygulamasının ilk yıllarında, ileri veya geri vitese takılı olan arabayı çalıştırmaktan kaynaklanan, büyük-küçük sayısız kaza meydana gelmiştir.
Covid-19’dan korunma konusunda verilen bilgilerin etkili olması için de benzer yolun izlenmesi, bu konudaki yayınların etkisini artıracak, kaynakların verimli kullanımını ve pandeminin yayılımını yavaşlatacaktır.
Birinci adım bilgilendirme ve yapılan bilgilendirmenin açıklayıcı animasyonlarla güçlendirilmesidir. İkinci adım, kendini korumanın gerçekte sevdiklerini korumak olduğunu anlatmaktır. Bu konu dramatizasyon içeren filmler ve hikayelerle anlatılarak, izleyicilerde güçlü duygular uyandırılabilir ve dikkatsizlikleri nedeniyle sevdiklerine zarar verenlerle empati geliştirmeleri sağlanabilir.
Üçüncü adım davranış mimarisi değişikliği düzenlemeleri yapmaktır. Bunun için herkes yaratıcılığını kullanarak kendisi için, elini yüzüne götürmesini engelleyecek düzenlemeler oluşturabilir. Bu konuda en basit ve pratik uygulama maske takmaktır.”. https://www.acarbaltas.com/covid-19dan-korunma-konusundaki-bilgilerin-etkisi/

3

DAVRANIŞ MİMARİSİ KONULU BAZI YAYINLAR

1
Google: "davranış mimarisi". 15 sonuç.
2
Tez adı, dizin, özet aramalarında Davranış Mimarisi geçen bir tez bulamadım. https://tez.yok.gov.tr/
3
http://yale.summon.serialssolutions.com/ ** sisteminde ‘davranış mimarisi’ aramalarımdan sonuç yok.
3
Tüm alanlarda "behavioral architecture" araması: 425 sonuç. http://yale.summon.serialssolutions.com/#!/search?ho=t&l=tu-TU&q=%22behavioral%20architecture%22 **

("behavioural architecture"). Araması da 425 sonuç.
4
Bütün alanlarda "behavioral architecture" araması: 169 sonuç.  ProQuest Dissertations & Theses Global.

("behavioural architecture") araması 19 sonuç

5
ti("behavioural architecture"). 2 tez.  ProQuest Dissertations & Theses Global.


·         A hybrid-behavioural architecture for industrial robotic manipulation.
Lush, A.R.The University of Wales, Aberystwyth (United Kingdom), ProQuest Dissertations Publishing, 2000. U140542.

·         Leveraging service-oriented business applications to a rigorous rule-centric dynamic behavioural architecture
Alqahtani, Ali.De Montfort University (United Kingdom), ProQuest Dissertations Publishing, 2010. U635294.

6


4

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder